AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı olarak Eskişehir siyaseti hakkında neler düşünüyorsunuz?
Şimdi öncelikle Eskişehir siyasetine bir çalışma olarak baktığımızda; şehrimizde güçlü bir toplumsal birlik ve beraberlik zemininin olduğunu görüyoruz. Farklı görüşlerin, farklı siyasi tercihlerin olduğu bir şehirdeyiz. Biz, eğer doğru yönlendirilirse bunların Eskişehir için bir zenginliğe, bir kazanca dönüşebileceğini düşünüyoruz. AK Parti siyasette zaten ayrıştıran değil, kucaklayan; hizmetin ve hizmette yarışın olduğu bir siyaset anlayışına sahiptir.
ÇÖZÜMLER HAVADA KALIYOR
Gerek milletvekillerimiz gerek belediye başkanlarımız ve atanmış olan ilçe başkanlarımız olarak, tabii ki halkın temsilcileriyiz. Hepimizin patronu halkımızdır. Onların ihtiyaçları için görev almış kişileriz. O yüzden başta seçilmişler olmak üzere herkesin bunun bilincinde olması ve şehrimize hizmet getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabii şehrimizin kronikleşen sorunları var. Eskişehir siyasetine baktığımızda bu sorunları hep konuşuyoruz ama çözümler havada kalıyor. Burada artık ortak bir akıl ve istişare kültürünün oluşması gerekiyor.

KAZANAN ESKİŞEHİR HALKI OLMALIDIR
Eskişehir'de "Güçlü bir lobi hep yoktur." diyoruz ama biz siyasiler olarak bunu oluşturmak için yeterli gayreti gösteriyor muyuz? Tabii burada herkesin bu soruyu kendine sorması gerekiyor. Biz; altı vekilimizi ve merkezdeki üç belediye başkanımızı neden aynı masada görmüyoruz? Sonuçta hepsi bu şehrin sorunlarını çözmek için seçilmiş, görevlendirilmiş kişilerdir. Şehrin gelişmesi için siyasetteki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta bizler özel hayatımızda farklı görüşten insanlarla hep bir aradayız. Birbirimizin sorunlarını, ihtiyaçlarını çözerken nasıl birlik ve beraberlik içinde oluyorsak; seçilmiş kişilerin de seçildikten sonra aynı beraberliği devam ettirmeleri gerekir. Siyasi rekabeti, hizmette yarış olarak görmemiz lazım. Bu yarışın kazananı da Eskişehirli vatandaşlarımız olmalıdır.
SORUNUN ÇÖZÜLMESİ GEREKİYOR
Buna kendimizden bir örnek vereyim, sadece eleştiri gibi olmasın. Mesela bir çevre yolu sorunumuz var, değil mi? Bu bir ihtiyaç. Belki bugün çok hayati görünmeyebilir ama on sene sonra çok kritik bir hâle dönüşecek. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Bunun için sadece iktidarı beklemek yerine; belediye başkanlarımız ve vekillerimizle bir konsey ruhuyla hareket edilmeli. Birlik ve beraberlik içinde bakanlığa gidilip, bunun ne kadar hayati bir ihtiyaç olduğunun anlatılması ve bu sorunun çözülmesi gerekiyor.
İl Başkanımız bu yıl çözüleceğini söylüyor ancak öncesinde de güçlü bir birliktelik olsaydı belki bu mesele üç sene önce çözülmüş olurdu; bugün hepimiz kullanıyor olurduk. Aynı şekilde Eskişehir'de bir kentsel dönüşüm problemimiz var. Kentsel dönüşümde belediyeler "Bu bakanlığın yetkisinde." diyor; tamam, bakanlığın yetkisi vardır ama belediyenin de aynı şekilde bakanlığa gidip onlardan gerekli taleplerde bulunulması, yapılması gereken iletişimler varsa yapılması durumunda bakanlık yine onlara yardımcı olur. Ama burada önemli olan nedir? Diyaloğu her zaman açık tutmaktır. Yani bakanlığa karşı sürekli medyanın karşısına çıkıp "sallamaktansa", bakanlığa gidip işi çözmek bence şehrin daha çok yararına olur diye düşünüyorum.

ŞEHRİ RAHATLATACAK BİR ÇALIŞMA YOK
Şimdi İl Başkanımız ve milletvekillerimizin girişimleriyle iki yol da hızlandı; yapım faaliyetleri devam ediyor. 2027 yılında da yolların yüzde 80-90 oranında biteceği öngörülüyor. Ama şimdi "Şehir içinde benzer bir durum var mı?" diye bakıyoruz; yapılacak olan kuşak çevre yolları vardı, herhangi bir faaliyet başlamadı. Herhangi bir köprülü kavşak çalışması yok, şehrimizi rahatlatacak bir çalışma yok. Neden yok? Yine burada da istişare edilmiyor. Yani "Trafik sorunu var." dediğinizde, "Trafik sorunu yoktur." demek o sorunu yok etmiyor. Burada sorunlar var; bu sorunlar bizden de kaynaklanabilir, yani iktidar tarafının da yerel yönetimlerin de sorunu olabilir. Burada önemli olan bir masa etrafına oturup çözüm odaklı olmak ve bunları çözmeye çalışmaktır.
CHP KENDİ İÇİNDE SAVAŞA GİRDİ
Ama biz hep görüyoruz ki sürekli bir kavga siyaseti, polemik siyaseti, suçu üstünden atma siyaseti... "Bunu siz yapmadınız, siz etmediniz..." deniyor. Sonuçta bunlar herkesin yapması gereken şeyler. Bizim bunu oturup hep beraber yapmamız gerekiyor. Şimdi yine Eskişehir siyasetine bakıyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi kendi içinde bir savaşa girmiş durumda. Eski belediye başkanları, yeni belediye başkanlarına bazı röportajlar aracılığıyla göndermelerde bulunuyor. O yüzden biz artık polemik değil, şehir için birlik olmamız gerektiğini ve şehrin de bu şekilde önünün açılacağını düşünüyoruz.

Peki Başkanım, AK Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak sizler ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz ve gelecek dönem için hedefleriniz neler?
Bizler, İlçe Başkanlığı olarak tabii ki İl Başkanlığımızın koordinesinde onlarla beraber bazı programlar yapıyoruz. Ramazan ayında biz her gün 800 kişiye sıcak yemek ulaştırdık. Milletvekillerimizin ve İl Başkanlığımızın katkılarıyla yine Sosyal Politikalar Birimimiz, şehit ve gazi ailelerine belirli takvim doğrultusunda ziyaretler yapıyor. Ramazan ayında yine İl Başkanımız ve milletvekillerimizin katılımıyla onlarla iftar ziyaretlerinde bulunduk, hasbihal ettik.
YOL GÖZLEYENLER VAR
Aynı zamanda hane ziyaretlerinde bulunuyoruz. Özel günlerde kurumları ve huzurevlerini ziyaret ediyoruz; en son bayramda ziyaret edip hayır dualarını aldık. Yaşlılarla görüşmek, hayır dualarını almak iyi oluyor; onlar da böyle birilerinin gelmesini bekliyorlar. Huzurevleri bayramda herkese açık; tüm Eskişehirlilerin de gitmelerini öneriyorum çünkü orada gerçekten yol gözleyenler var. Yine özel gereksinimli bireylerimizi özel günlerinde ziyaret ediyoruz.

Bayram bitti, şimdi de teşkilat çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Önümüzde bir süreç var; üyelerimizi ziyaret edeceğiz. Telefon ediyoruz, bazılarıyla görüşüyoruz, kimisini buraya davet ediyoruz ama önceliğimiz hane ziyaretleri yaparak tüm üyelerimizi evlerinde ziyaret etmek. Burada neyi amaçlıyoruz? Üyelerimizle en azından bir tanışmış oluyoruz. İlçe başkanı olduk, üyelerimizin hepsini tanıyalım istiyoruz.
40 BİNİ AŞKIN ÜYEMİZ VAR
Odunpazarı'nda 40 bini aşkın üyemiz var; onlarla tekrar kaynaşıyor, teşkilatımızı diri tutmaya çalışıyoruz. Biz AK Parti olarak, her zaman Cumhurbaşkanımız liderliğinde şu mottoyla hareket ederiz: "Seçim olacakmış gibi her zaman hazır ve diri olun." Biz de bu yüzden üye ve hane ziyaretleriyle teşkilatımızı canlı tutuyoruz. Gittiğimiz hanelerde aynı zamanda saha çalışması da yapıyoruz. Şu an teşkilatımızın önceliklerinden biri de üye sayımızı artırmak. Türkiye çapında zaten birinci partiyiz ancak 2026 yılı için üye sayımızı daha da artırma hedefimiz var; bunun için çalışıyoruz. Tabii küskünler, kızgınlar oluyor; hane ziyaretlerinde bu kişileri dinleme fırsatımız oluyor. Ayağına gittiğimizde insanlar içini döküyor, onlarla dertleşiyoruz. Bize karşı olan eleştirileri de doğrudan duyma fırsatı buluyoruz; bu sayede en azından eksiklerimizi düzeltiyoruz.
Odunpazarı’nın en önemli sorunu nedir?
Odunpazarı'nın genel sorunu, şu an en basit temel ihtiyaçlarda dahi sıkıntı yaşayan mahallelerimizin olmasıdır. Nedir bunlar? Yol. Çoğu mahallemizde, özellikle kenar mahallelerimizde belli yerlerde hâlâ yollar yok. Kaldırımlar zaten yayaların yürümesi için çoğu yerde uygun değil; o kaldırımlarda ne engelli arabası ne de bebek arabası gidebilir. Altyapı problemleri şu an şehrin tamamında var ama Odunpazarı'nın özellikle kenar mahallelerinde temel belediye hizmetlerine erişimde bir sıkıntı olduğunu gözlemliyoruz. Biz bu sorunları meclis aracılığıyla dile getiriyoruz ama belediye tarafından bunların çözümü için herhangi bir çalışma yapıldığını göremiyoruz. Birçok mahalledeki kaldırım, parke taşı ve sokak içi çalışmaları Valiliğimiz sayesinde yapılıyor. Bizler bu ihtiyaçları ileterek en azından oradan hizmet almalarını sağlıyoruz. Yoksa belediyeyi beklersek buralarda hiçbir çalışma yapılmayacak.
Başkanım, siz de genç bir siyasetçisiniz. Gençlere neler tavsiye edersiniz? Bir de bugün AK Parti olarak bir seçim olsa, nasıl bir sonuç alacağınızı düşünüyorsunuz?
Öncelikle gençler konusuna gelirsek; evet, biz de genciz. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımın birçoğu da gençlerden oluşuyor. Türkiye'de siyaset sanki belli bir yaşın üzerindeki insanların yapması gereken bir faaliyet gibi görülüyor ama aslında geleceğin asıl sahibi gençlerdir. Alınan kararlar gençlerin geleceğini etkilediği için biz, gençlerin bu sürecin daha fazla içinde olması gerektiğini düşünüyoruz.
GENÇLER SİYASETİN İÇİNDE OLMALIDIR
Özellikle ben, gençlerimizin siyasetten kaçmamasını, aksine içinde olmalarını istiyorum. Bu hangi parti olursa olsun; fikirleri hangi partiye yakınsa orada mutlaka görev alsınlar. Orada ne yapılıyor, ne kararlar alınıyor; bunları takip etsinler. Çünkü bu kararlar bizleri ve bizden daha genç arkadaşlarımızın geleceğini etkileyecek. O yüzden gençler olarak siyasetten uzak durmamak; bilinçli, araştıran ve sorgulayan bir tavır sergilemek lazım. Bireyler olarak sürecin içinde daha fazla yer almalarını tavsiye ediyorum. İkinci tavsiyem ise ön yargıdan uzak olmalarıdır. Gençler bir siyasi partiye yakın veya uzak olabilirler ama uzak oldukları tarafa karşı herhangi bir ön yargıları olmasın. Kulaktan dolma bilgilerle değil; bizzat işin içinde bulunarak, dinleyerek ve anlayarak bilgi sahibi olmalarını öneriyorum.

ÜLKEMİZİN EN BÜYÜK GÜCÜ GENÇLERİMİZDİR
Farklı görüşlere saygı duysunlar; çünkü bu bizim zenginliğimizdir. Demokrasinin en büyük özelliği, farklı görüşlerin temsil edilmesidir. Biz de bu temsile önem veriyoruz. Gençlerimiz kendi fikirlerini de cesaretle ifade etsinler. Yani hem karşı tarafa saygı duysunlar hem de kendi görüşlerini cesurca dile getirsinler. Ülkenin en büyük gücü gençlerimizdir.
HER ZAMAN SEÇİME HAZIRIZ
Diğer sorunuz olan seçim sonuçlarına gelecek olursak; biz, Cumhurbaşkanımız liderliğinde her an seçim olacakmış gibi hazırız. Sandık kurullarımızı ve görevli arkadaşlarımızı her zaman teyakkuzda tutuyoruz. Bugün bir seçim olsa, yine 25 yıldır olduğu gibi birinci parti olacağımızı düşünüyorum. Tabii önümüzde bir genel seçim süreci var; çalışmalarımız da buna yönelik. Genel seçimde Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz ve bunu başaracağımıza inanıyoruz. Sonrasında ise yerel seçimlerde Eskişehir’i "AK Belediyecilik" anlayışıyla kavuşturmak istiyoruz. Hizmet alan, üreten ve gelişen bir Eskişehir için seçimleri mutlaka kazanmamız gerektiğini düşünüyorum.





