ABD’de açıklanan ekonomik veriler, Fed’in faiz politikasında daha sıkı bir duruş sergileyebileceği beklentisini güçlendirdi. Özellikle ağustos ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi’nin (ÜFE) yüzde 0,4 yükselmesi ve temmuz verisinin yukarı yönlü revize edilmesi, enflasyonist baskıların sürdüğüne işaret etti.
Fed beklentileri altını baskılıyor
Altın fiyatlarındaki son hareketin en önemli nedenlerinden biri, Fed’in gelecek dönemdeki faiz politikasına ilişkin beklentiler oldu. Enflasyonun yüksek seyretmesi, faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği değerlendirmelerini beraberinde getirirken, bu durum faiz getirisi sunmayan altının cazibesini azaltıyor.
Faiz beklentilerinin yükselmesi aynı zamanda ABD dolarını ve tahvil getirilerini destekliyor. Doların güçlenmesi ise dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine neden oluyor.
Bu gelişmelerin ardından spot altın fiyatlarında yaklaşık yüzde 2'lik sert bir geri çekilme yaşandı. ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 1 düşüşle 4 bin 364,70 dolara geriledi.
Piyasaların gözü ABD enflasyon verisinde
Altın yatırımcılarının önümüzdeki dönemde takip edeceği en önemli başlıklardan biri ABD tüketici enflasyonu olacak. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde Fed’in faiz politikasını daha sıkı tutacağı beklentisinin güçlenebileceği değerlendiriliyor.
Buna karşılık enflasyonun beklentilerin altında kalması, faiz baskısının azalmasına ve tahvil getirileri ile dolarda geri çekilmeye yol açabilir. Böyle bir tablo ise altın fiyatlarını destekleyebilir.
Exness Finansal Piyasalar Başstratejisti Wael Makarem, ABD enflasyon verisinin altının kısa vadeli yönü açısından önemli olduğunu belirterek, güçlü bir enflasyon verisinin Fed’in birden fazla faiz artışına gidebileceği beklentisini güçlendirebileceğine dikkat çekti.
Jeopolitik gerilim ve petrol fiyatları da izleniyor
Altın piyasasında Fed ve enflasyon beklentilerinin yanı sıra Orta Doğu’daki gelişmeler de fiyatlamalar üzerinde etkili oluyor. Bölgedeki gerilimin enerji fiyatlarını artırması, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekebilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.
Normal şartlarda jeopolitik risklerdeki artış, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altına yönelmesini destekliyor. Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu artırması ve merkez bankalarının faizleri yüksek tutmasına yol açması, altın açısından ters yönlü bir baskı oluşturabiliyor.
Jeopolitik gelişmeler petrol fiyatlarında da yükselişe neden oluyor. Küresel petrol piyasasında takip edilen iki önemli gösterge, mayıs ayının ortasından bu yana ilk kez haftayı varil başına 100 dolar seviyesinin üzerinde tamamlamaya hazırlanıyor.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon açısından yeni bir risk oluşturuyor. Bu durumun devam etmesi halinde büyük merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesi veya daha sıkı bir para politikası izlemesi gündeme gelebilir.
Gümüş, platin ve paladyum da geriledi
Değerli metallerdeki satış baskısı yalnızca altınla sınırlı kalmadı. Spot gümüş yüzde 0,3 düşerek ons başına 63,39 dolara gerilerken, haftalık kaybı yüzde 4'ü aştı.
Platin yüzde 0,2 düşüşle 1.773,93 dolar seviyesine inerken, paladyum yüzde 0,3 değer kaybederek 1.278,51 dolara geriledi.
Altının yönünü Fed belirleyecek
Altının kısa vadeli seyrinde ABD enflasyon verileri, tahvil faizleri, dolar endeksi ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler belirleyici olacak.
Enflasyonun yüksek kalması ve Fed’in faiz artışlarına devam edebileceği beklentisinin güçlenmesi halinde altın üzerindeki satış baskısının sürmesi beklenebilir. Buna karşılık enflasyonun beklentilerin altında kalması ve faiz beklentilerinin zayıflaması, değerli metalin yeniden yükselişe geçmesine zemin hazırlayabilir.
Cuma günü sınırlı yükseliş kaydeden altın, haftalık bazda ise yüzde 2'nin üzerinde değer kaybetti. Mevcut görünüm korunursa değerli metalin üst üste üçüncü haftayı da kayıpla tamamlaması bekleniyor.




