Haftanın üçüncü işlem gününde ons altın yüzde 0,73 kayıpla 4 bin 81 dolara çekilirken, yurt içinde gram altın ise yüzde 0,69 düşüşle 6 bin 100 TL seviyelerinden işlem görüyor. İşte piyasaya yön veren yabancı bankaların son altın raporları:
Deutsche Bank hedefleri yüzde 20 aşağı çekti
ABD para politikasındaki belirsizlikler ve zayıflayan yatırımcı talebini gerekçe gösteren Deutsche Bank, altın tahminlerinde sert kesintiye gitti. Bankanın Araştırma Analisti Michael Hsueh tarafından paylaşılan raporda; altının üçüncü çeyrek beklentisi ons başına 4 bin 300 dolara, dördüncü çeyrek beklentisi ise 4 bin 800 dolara düşürüldü. Bu yeni hedefler, bankanın bir önceki tahminlerine kıyasla sırasıyla yüzde 20 ve yüzde 17'lik radikal bir indirime gittiğini gösteriyor.
Goldman Sachs'tan 500 dolarlık büyük revizyon
Piyasanın en büyük oyuncularından Goldman Sachs da Fed'in sıkı para politikası duruşuna kayıtsız kalmadı. Banka, Fed’in bu yıl herhangi bir faiz indirimine gitmeyeceği öngörüsüne dayanarak yıl sonu altın fiyat tahminini tam 500 dolar birden düşürdü. Goldman Sachs, yeni vadeli raporunda yıl sonu ons altın hedefini 4 bin 900 dolar olarak güncelledi.
Morgan Stanley ve Saxo Bank: "Zirveler zora girdi, 4 bin dolar kritik"
Morgan Stanley: Banka analistleri, daha önce masada olan 5 bin 200 dolarlık rekor hedefin, artan faiz ortamında altını elde tutma maliyetinin (fırsat maliyeti) yükselmesi nedeniyle artık neredeyse imkansız hale geldiğini savundu.
-
Saxo Bank: En temkinli değerlendirme ise Emtia Stratejisti Ole Hansen’dan geldi. Geçtiğimiz haftaki toparlanma çabalarının tamamen silindiğini belirten Hansen, ons altında 4 bin dolar seviyesinin en kritik psikolojik ve teknik destek olduğunu vurguladı. Hansen, bu barajın aşağı yönlü kırılması durumunda piyasada çok daha büyük bir satış dalgasının tetiklenebileceği konusunda yatırımcıları uyardı.
Küresel bankacılık devlerinin ardı ardına gelen bu hamleleri, altın piyasasında kısa vadeli rüzgarların tamamen tersine döndüğünü tescilledi. Analistler, kısa vadede Fed baskısının süreceğini ancak uzun vadeli jeopolitik risklerin altının altındaki ana destek mekanizması olarak masada kalmaya devam edeceğini belirtiyor.





