Eren Atlı, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) sürecinde yaşanan teknik ve idari hataların ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyledi. Vatandaşların kendi tapulu malları üzerinde hak mücadelesi vermek zorunda bırakıldığını ifade eden Atlı, yaşanan sorunların mülkiyet hakkını tehdit ettiğini dile getirdi.
Atlı açıklamasında, “Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) sistemine geçiş sürecinde yapılan teknik ve idari hatalar vatandaşlarımız üzerinde ağır mağduriyetler oluşturuyor. Türkiye genelinde binlerce vatandaşımız, kendi tapulu malı üzerinde hak mücadelesi vermek zorunda bırakılmakta. İsim benzerlikleri, eksik kimlik bilgileri ve geçmiş dönem kayıtlarının dijital sisteme aktarımı sırasında yapılan yanlışlıklar nedeniyle insanlar yıllarca emek vererek sahip olduğu evini, arsasını ve mülkünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmakta” ifadelerini kullandı.
“Mülkiyet hakkı sıradan bir hak değildir” diyen Atlı, “Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir haktır. Devletin görevi vatandaşının mülkiyetini korumaktır. Ancak bugün yaşanan tablo, vatandaşın devlete güvenerek oluşturduğu tapu sisteminin ciddi şekilde yara aldığını göstermekte” dedi.
Eskişehir’de yaşanan bir olayı örnek gösteren Atlı, yanlış tescil nedeniyle bir vatandaşın evinin icra tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirterek şunları söyledi:
“Eskişehir’de yaşanan emsal bir olayda, aynı isim, soyisim ve baba adına sahip başka bir kişi nedeniyle bir vatandaşımızın evi yanlış kişiye tescil edilmiştir. Daha da vahimi, yanlış tescil yapılan kişinin borçları sebebiyle gerçek hak sahibinin evi icra yoluyla satış tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu olay yalnızca bir örnektir. Türkiye’nin dört bir yanında benzer mağduriyetler yaşanmaktadır.”
Vatandaşların uzun süren dava süreçleriyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Atlı, “Vatandaşlarımız yıllarca süren davalarla, ağır mahkeme masraflarıyla ve mülkünü kaybetme korkusuyla baş başa bırakılmakta. Üstelik tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlar nedeniyle devlet de ciddi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya kalmakta” diye konuştu.
Sorunun çözümü için atılması gereken adımları da sıralayan Atlı, özellikle eski kayıtların yeniden incelenmesi gerektiğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:
“Bu kapsamda ivedilikle şu adımlar atılmalıdır. Özellikle 1990 öncesi edinimlerin dijital ortama aktarılması süreci için özel bir denetim birimi kurulmalı, T.C. kimlik numarası eşleşmeyen kayıtlar derhal incelemeye alınmalıdır.”
Atlı, tapu kayıt düzeltim davalarında taşınmazların satışının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması gerektiğini de belirterek, “İsim benzerliği nedeniyle açılan tapu kayıt düzeltim davalarında, taşınmazların satışı ve devri yargılama tamamlanıncaya kadar kanun gereği otomatik olarak durdurulmalıdır. Çünkü dava devam ederken vatandaşın mülkünün el değiştirmesi telafisi imkânsız mağduriyetlere neden olmaktadır” dedi.
Devlet kaynaklı hataların bedelinin vatandaşa yüklenmemesi gerektiğini söyleyen Atlı, “Devlet kurumlarının yaptığı tescil hatalarının düzeltilmesi amacıyla açılan davalarda vatandaşlarımız harç yükü altında bırakılmamalıdır. Bu davalar ‘ivedi görülmesine karar verilen dava’ kapsamına alınmalı ve hızlı şekilde sonuçlandırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda tapu kayıtlarının toplumsal güven açısından önemine dikkat çeken Atlı, “Tapu sicili devletin hafızasıdır. Eğer bu hafıza sağlıklı tutulmazsa, toplumsal güven zedelenir, adalete olan inanç sarsılır. Bizler vatandaşımızın mülkiyet hakkını korumanın, sosyal barışı korumak anlamına geldiğine inanıyoruz. Anahtar Parti olarak vatandaşlarımızın sesi olmaya, yaşanan mağduriyetlerin takipçisi olmaya ve bu hukuksuzlukların karşısında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.




