Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Eskişehir’deki riskli yapılar, kentsel dönüşüm çalışmaları ve belediye bütçelerinin kullanımı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kentte yaklaşık 5 bin riskli bina bulunduğunu ifade eden Bingöl, bu binalarda yaklaşık 15 bin kişinin ikamet ettiğini belirterek yapı güvenliğinin öncelikli gündem olması gerektiğini vurguladı.
“Yapı kayıt belgeli binalar yeniden değerlendirilmeli”
İmar barışından yararlanan binaların mühendislik kriterleri açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bingöl, yapı kayıt belgesinin binaların depreme dayanıklılığı konusunda tek başına güvence oluşturmadığına dikkat çekti.
İstanbul, Eskişehir ve diğer illerde deprem açısından risk taşıyan yapılar bulunduğunu belirten Bingöl, yapı kayıt belgesi almış binaların da ciddi tehlikeler barındırabileceğini ifade etti. Bingöl, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bu konuda karar alması gerektiğini belirterek, söz konusu yapıların mühendislik açısından güvenli olup olmadığının yeniden incelenmesini istedi.
“Eskişehir’de 5 bin riskli bina var”
Eskişehir’deki riskli yapı sayısına ilişkin değerlendirmesini yineleyen Bingöl, yaklaşık 5 bin binanın risk taşıdığını ve bu yapılarda 15 bin kişinin yaşadığını dile getirdi. Vatandaşların can güvenliğinin korunması için öncelikle imar barışından yararlanarak yapı kayıt belgesi alan riskli binaların tespit edilmesi gerektiğini belirten Bingöl, bu yapıların mühendislik kriterlerine göre incelenmesinin önemini vurguladı.
Bingöl, Eskişehir’de kentsel dönüşüm çalışmalarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek sürecin yalnızca belediyelerin imkânlarıyla yürütülemeyeceğini kaydetti. Bakanlığın da sürece dahil olması gerektiğini belirten Bingöl, yerel yönetimlerin, bürokratların ve milletvekillerinin Eskişehir’in “Yarısı Bizden” kampanyasına dahil edilmesi için çaba göstermesi çağrısında bulundu.
“Belediye bütçelerinde öncelik insan hayatı olmalı”
Belediye bütçelerinin kullanımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bingöl, kaynakların öncelikle insan hayatını doğrudan etkileyen sorunların çözümüne ayrılması gerektiğini söyledi. Sosyal hizmetlerin önemli olduğunu ancak imar, altyapı, ulaşım ve kentsel dönüşüm gibi alanlara daha fazla kaynak aktarılmasını doğru bulduğunu belirtti.
Belediyelerin bütçelerinin yeterli olmadığını da dile getiren Bingöl, Türkiye’deki ekonomik koşulların yerel yönetimleri zorladığını ifade etti. İller Bankasından beklenen desteğin yeterince alınamadığını ve belediyelere aktarılan katkı paylarının düşürüldüğünü söyleyen Bingöl, bu durumun vatandaşların ihtiyaç duyduğu hizmetlerin yerine getirilmesini güçleştirdiğini kaydetti.
“Yeterli tasarruf yapılmadığını düşünüyorum”
Belediyelerde tasarruf yapılıp yapılmadığı konusunda elinde somut ve kapsamlı veri bulunmadığını belirten Bingöl, genel değerlendirmesinde yeterli tasarruf yapılmadığını düşündüğünü ifade etti. Tasarruf sağlanmadan istenilen sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığını söyleyen Bingöl, kamu kaynaklarının doğru ve verimli kullanılmasının önemine dikkat çekti.
Saadet Partisinin belediyelerin sahip olduğu imkânları kamu hakkı olarak gördüğünü belirten Bingöl, kaynakların israf edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Belediyelerin bütçelerini hazırlarken gerçekleştirecekleri hizmetleri açık biçimde belirlemesi ve kaynaklarını bu hizmetlerin önceliğine göre planlaması gerektiğini ifade eden Bingöl, böylece hem kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceğini hem de vatandaşların ihtiyaçlarının daha sağlıklı karşılanabileceğini dile getirdi.




