Günaydın, söz konusu saldırının yalnızca bir avukata değil, hukuka, adalete ve kamu hizmetine yöneltilmiş ağır bir saldırı olduğunu vurguladı.
“Savunma makamına yönelik sistematik şiddet vahim boyutta”
Av. Zekeriya Polat’ın görevi başında katledilmesinin, savunma makamına yönelik sistematik şiddetin ulaştığı vahim noktayı bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Günaydın, “Bu saldırı yalnızca bir meslektaşımıza değil; hukuka, adalete ve kamu hizmetine yöneltilmiştir. Fail hakkında yürütülecek sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
Cemre Parmaksız unutulmadı
Açıklamada, Eskişehir Barosu mensubu Av. Cemre Parmaksız’ın hayatını kaybedişinin altıncı yılı da anıldı. Günaydın, Parmaksız’ın mesleki görevi sırasında Ceza İnfaz Kurumu dönüşünde geçirdiği elim kaza sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, “Meslektaşımızı rahmetle anıyor, devam eden dava sürecinin ve tüm sorumlularının takipçisi olmayı sürdürüyoruz. Onu unutmadık, unutmayacağız” dedi.
“Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesidir”
İki acı olayın, avukatlık mesleğinin her geçen gün daha fazla risk ve tehdit altında icra edildiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Günaydın, avukatların mahkemelerde, cezaevlerinde, icra müdürlüklerinde, kolluk birimlerinde, sosyal güvenlik kurumlarında ve sahada görev yaparken öldürüldüğünü, darp edildiğini ve tehdit edildiğini söyledi.
“Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesidir” diyen Günaydın, avukata yönelen her saldırının doğrudan adil yargılanma hakkına ve savunma özgürlüğüne yöneldiğini vurguladı.

Avrupa Konseyi sözleşmesine dikkat çekti
Baro Başkanı Günaydın, Avrupa Konseyi tarafından 12 Mart 2025 tarihinde kabul edilen ve avukatlara yönelik tehdit ve saldırıları insan hakları ihlali olarak tanımlayan “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme”ye dikkat çekti. Sözleşmenin 13 Mayıs 2025’te imzaya açıldığını hatırlatan Günaydın, Türkiye’nin henüz bu sözleşmeyi imzalamamış olmasını eleştirdi.
Sözleşmenin devletlere açık yükümlülükler getirdiğini ifade eden Günaydın, bu yükümlülükleri; avukatların can güvenliğinin sağlanması, tehdit ve saldırıların etkin biçimde soruşturulması, meslek örgütlerinin baskı altına alınmaması ve avukatların mesleklerini korkusuzca icra edebilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması olarak sıraladı.
CMK ücret tarifesine tepki
Açıklamada, yeni açıklanan CMK Ücret Tarifesi’ne de tepki gösterildi. Günaydın, yalnızca yüzde 25 oranında yapılan artışın zorunlu müdafilik görevini angaryaya dönüştüren anlayışın sürdüğünü ortaya koyduğunu belirterek, “Avukatsız yürütülmesi mümkün olmayan bu hizmetlerde meslektaşlarımızın emeği yok sayılmaktadır. Bu yaklaşım, adil yargılanma hakkını da doğrudan zedelemektedir” dedi.
“Avukata yönelik şiddet son bulmalı”
Eskişehir Barosu olarak taleplerini bir kez daha yineleyen Günaydın, avukata yönelik her türlü şiddetin derhal son bulması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin avukatları koruyan bu uluslararası sözleşmeyi gecikmeksizin imzalaması çağrısında bulunan Günaydın, savunma makamının yargının asli unsuru olduğunu ve hiçbir şekilde değersizleştirilemeyeceğini ifade etti.
Açıklama, mesleğini icra ederken hayatını kaybeden tüm avukatlar için başsağlığı ve rahmet dilekleriyle sona erdi




