Baksan Mesleki Eğitim Merkezi’nin önemine dikkat çeken Köroğlu, "Baksan Mesleki Eğitim Merkezi bizim mesleğimiz için çok önemli. Mesleki Eğitim Merkezleri öğrencilerin yetiştiği, sektörümüze nitelikli elemanların kazandırıldığı eğitim kurumlarıdır. Bu nedenle bizim için son derece değerli yerlerdir. Böyle merkezlerin açılması ve gelişmesi bizleri çok mutlu ediyor" diyerek bu merkezlerin sektöre kazandırdığı gücü ifade etti.

Dorlion zeytinyağının kalitesi bilimsel araştırmayla desteklendi
Dorlion zeytinyağının kalitesi bilimsel araştırmayla desteklendi
İçeriği Görüntüle

Ailelerin çocuklarını meslek okullarına yönlendirmesi gerektiğinin altını çizen Köroğlu, "Velilerimizin de çocuklarını bu tür eğitim kurumlarına yönlendirmelerini istiyoruz. Çünkü buradan mezun olan gençler hem meslek sahibi oluyor hem de gelecekte kendi işlerinin patronu olabilecek bir altyapı kazanıyorlar. Aslında bu okullar, onların iş hayatına güçlü bir başlangıç yapmalarını sağlayan önemli bir basamaktır" şeklinde konuştu.

Whatsapp Image 2026 06 22 At 16.15.40

Mesleğin zorluklarına rağmen geleceğinin çok parlak olduğunu belirten Köroğlu, zanaatın kalıcılığını şu sözlerle aktardı: "Elbette herkes çocuklarının rahat şartlarda çalışmasını ister. Tozun, toprağın olmadığı iş ortamları tercih edilir. Ancak bizim mesleğimizin doğası gereği çalışma şartları biraz farklı. Buna rağmen mesleğimizin geleceği var. Hatta biz, yok olmayacak mesleklerden birini yaptığımıza inanıyoruz. Bizim mesleğimiz için 'beşikten mezara kadar' deriz. Çünkü insan doğduğunda beşiğe, hayatının sonunda da tabuta ihtiyaç duyar. Bu nedenle yaptığımız iş her zaman ihtiyaç duyulan, kalıcı mesleklerden biridir ve varlığını sürdürecektir."

Sektörün zor günleri geride bırakarak hak ettiği değeri görmeye başladığını dile getiren Köroğlu, "Sanatkâr olan, işini iyi yapan insanlar artık emeklerinin karşılığını daha fazla almaya başladı. Açıkçası sektörümüz zaman zaman zor dönemlerden geçiyor ancak yavaş yavaş hak ettiğimiz noktaya ulaştığımızı düşünüyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu durum daha da iyi olacaktır" dedi.

Zanaat öğreniminde yaş faktörüne ve el becerisinin erken yaşta gelişmesinin avantajlarına değinen Mustafa Köroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Mesleğe başlamanın belirli bir yaşı yoktur. Bizler genellikle çocuk yaşlarda, babalarımızın yanında işe başladık. Ancak günümüzde öğrenciler ortaokuldan sonra bu liselere geldiklerinde mesleğe daha bilinçli şekilde hazırlanabiliyorlar. Yine de meslek eğitimine ne kadar erken başlanırsa o kadar avantaj sağlanıyor. Çünkü el becerileri küçük yaşlarda daha hızlı gelişiyor. Boşuna 'Ağaç yaşken eğilir' dememişler. Bu nedenle gençlerin erken yaşta meslekle tanışmaları, ileride daha donanımlı ve başarılı ustalar olmalarına katkı sağlıyor."

Muhabir: Esra KAHYA