Eskişehir’de yeni adli yılın başlaması dolayısıyla Adalet Sarayı önünde tören düzenlendi. Tören, adliye önünde çelenk sunulmasıyla başladı. Törene Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve çok sayıda avukat katıldı.
Törende konuşan Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, yeni adli yılın ülkeye, millete ve yargı camiasına hayırlı olmasını diledi.
“Adalet, toplumun ortak vicdanıdır”
Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret olmadığını belirten Günaydın, adaletin yurttaşın devlete güvenebilmesi ve haksızlığa uğradığında sesinin duyulacağına inanması olduğunu söyledi.
Günaydın, “Hiç kimsenin kimliği, düşüncesi, makamı veya imkânları nedeniyle hukuk karşısında ayrıcalıklı ya da sahipsiz bırakılmaması” gerektiğini vurgulayarak, adaletin toplumun ortak vicdanı olduğunu ifade etti.
Geçtiğimiz adli yılın avukatlar açısından kolay geçmediğini belirten Günaydın; artan iş yükü, ekonomik sorunlar, mesleğin itibarsızlaştırılmasına yönelik söylemler, avukatların görevlerini yerine getirirken karşılaştıkları engeller ve şiddet olaylarının meslektaşlarını etkilediğini dile getirdi.

“Savunma, adil yargılanmanın temel şartıdır”
Avukatların adaletin insana dokunduğu her yerde görev yaptığını belirten Günaydın, savunmanın yargının şekli bir unsuru olmadığını söyledi.
Günaydın, “Savunma, adil yargılanmanın temel şartıdır. Avukat da suçun veya uyuşmazlığın tarafı değil; hakkın, hukukun ve adil yargılanma güvencesinin temsilcisidir” dedi.
Avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, avukatların mesleki faaliyetlerinin suçlama konusu yapılamayacağını ifade etti.

Mehmet Pehlivan için tutuksuz yargılama çağrısı
Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, konuşmasında Avukat Mehmet Pehlivan’ın tutukluluğuna da değindi.
Günaydın, Mehmet Pehlivan’ın yürüttüğü avukatlık faaliyetiyle ilişkilendirilen isnatlar nedeniyle bir yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu belirterek, tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi olmadığını söyledi.
Günaydın, “Bir hukuk devletinde tutuklama, bir cezalandırma yöntemi değildir. İstisnai bir koruma tedbiridir. Somut gerekçelere dayanmalı, ölçülü olmalı ve özgürlük esasından ayrılmayı zorunlu kılan nedenler titizlikle ortaya konulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bir avukatın müvekkilini temsil ederken gerçekleştirdiği mesleki faaliyetlerin kriminalize edilemeyeceğini belirten Günaydın, “Avukatlık faaliyeti suç değildir. Savunma görevi suçlama konusu yapılamaz. Avukat, müvekkilinin yerine geçirilemez” dedi.
Mehmet Pehlivan’ın tutukluluğunun yalnızca bir avukatın özgürlüğüyle ilgili olmadığını ifade eden Günaydın, konunun savunmanın bağımsızlığı, yurttaşın avukata erişimi ve etkili savunma hakkıyla doğrudan ilgili olduğunu söyledi.
Günaydın, Mehmet Pehlivan’ın özgürlüğüne kavuşmasını ve yargılamanın tutuksuz sürdürülmesini talep etti.

“Biz hukukun tarafındayız”
Yargıya duyulan güvenin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Günaydın, hukuk devletinde yargı kararlarının yalnızca verilmesinin değil, eksiksiz ve zamanında uygulanmasının da önem taşıdığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmasının bir tercih olmadığını belirten Günaydın, bunun Anayasa ve uluslararası hukuktan doğan bir yükümlülük olduğunu ifade etti.
Günaydın, yargıya güvenin; bağımsız ve tarafsız yargı, gerekçeli ve öngörülebilir kararlar, makul sürede yargılanma hakkı, masumiyet karinesine saygı ve savunmanın baskı altında kalmadan görev yapabilmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.
“Bizim tarafımız bellidir: Biz kişinin, makamın veya siyasi düşüncenin değil; hukukun tarafındayız” diyen Günaydın, ölçülerinin Anayasa, kanun, insan hakları ve evrensel hukuk ilkeleri olduğunu söyledi.

“Cübbemizde düğme yoktur”
Avukatlık cübbesinin taşıdığı anlamlara da değinen Günaydın, cübbede düğme bulunmamasının hiçbir gücün önünde iliklenmemeyi, cep bulunmamasının ise adaletin kişisel çıkar için savunulmamasını simgelediğini belirtti.
Günaydın, avukatların insan hak ve özgürlüklerini savunan, yurttaşın devlet karşısındaki sesi olan ve adaletin gerçekleşmesi için emek veren bir mesleğin mensupları olduğunu ifade etti.
Yeni adli yıldan beklentilerinin yalnızca temennilerden ibaret olmadığını belirten Günaydın; avukata yönelik şiddetin etkin biçimde soruşturulması ve caydırıcı şekilde cezalandırılması, CMK ve adli yardım hizmetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi, genç avukatların ekonomik yüklerinin azaltılması ve savunmanın yargının diğer kurucu unsurlarıyla eşit koşullarda görev yapabilmesi gerektiğini söyledi.

“Avukat özgürse yurttaş güvendedir”
Eskişehir Barosu olarak savunmanın bağımsızlığını korumaya yönelik mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Günaydın, “Savunma güçlüyse adalet güçlüdür. Avukat özgürse yurttaş güvendedir. Barolar susmuyorsa hukuk devleti hâlâ nefes alıyor demektir” ifadelerini kullandı.
Yeni adli yılın hukukun üstünlüğünün güçlendiği, adalete güvenin arttığı, hiçbir avukatın mesleki faaliyeti nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılmadığı ve hiçbir yurttaşın adalet arayışında kendisini yalnız hissetmediği bir yıl olması temennisinde bulunan Günaydın, hâkim, savcı, adliye çalışanları ve adaletin gerçekleşmesi için emek veren herkese başarılı bir adli yıl diledi.
Günaydın konuşmasını, “Adalet bir beklenti değil, bir haktır. Savunma bir ayrıcalık değil, güvencedir. Ve hukuk devleti, hepimizin ortak geleceğidir. Yeni adli yılımız kutlu olsun” sözleriyle tamamladı.





