Söz başka, karar başka
Yıllardır aynı alan için “750 yataklı hastane yapılacak”, “yatırım programına alındı” ve “ihale aşamasına gelindi” yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Arslan, hastane yapılacağı belirtilen bir yerin bugün satış listesine alınmasının verilen sözlerle alınan kararlar arasında açık bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.
Hazır sağlık alanı satılıyor
Kent merkezinde yer alan ve imar planında sağlık alanı olarak görülen bu büyüklükte bir taşınmazın kamu tarafından değerlendirilmemesini eleştiren Arslan, mevcut hastane ihtiyacına rağmen hazır bir alanın satışa çıkarılmasının planlama açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
Yeni hastane için arsa gerekmiyor mu?
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi’nin fiziki durumu ve depreme dayanıklılığına ilişkin tartışmaları hatırlatan Arslan, yeni bir hastane yapılacaksa uygun arsa ihtiyacının nasıl karşılanacağını sorguladı. Mevcut merkezi ve planı hazır bir alan varken neden değerlendirilmediğini, satış sonrası yeni bir arsa arayışına girilip girilmeyeceğini ve bunun maliyetinin ne olacağını gündeme getirdi.
Hazır alanı sat, sonra yeniden arsa ara
Arslan, hazır bir sağlık alanının elden çıkarılıp ardından yeni hastane için arsa aranmasının kamu kaynaklarının etkin kullanımıyla bağdaşmadığını vurguladı.
Bu sadece bir arsa değil, bir tercih
Kararın yalnızca Eskişehir’e özgü olmadığını ifade eden Arslan, 2026 bütçesinde öngörülen yüksek özelleştirme geliri hedefi doğrultusunda kamu varlıklarının satışa çıkarıldığını savundu. Bu yaklaşımın köprülerden arazilere kadar geniş bir çerçevede uygulandığını belirtti.
Ekonomik krizin faturası kamu varlıklarıyla ödeniyor
Ekonomik krizin etkilerinin kamu varlıklarının satışıyla karşılanmaya çalışıldığını öne süren Arslan, bu durumun kamunun yatırım yapma iradesinden uzaklaştığını gösterdiğini dile getirdi.
Sorun bir arsa değil
Açıklamasının sonunda Arslan, meselenin yalnızca bir taşınmazdan ibaret olmadığını belirterek, mevcut yaklaşımın yeni yatırımlar yerine mevcut varlıkların satışına dayandığını ve bunun sağlık hizmetlerinin geleceği açısından risk oluşturduğunu ifade etti.





