Akaryakıt fiyatlarında yaşanan artış, tarımsal üretimde maliyetleri yeniden gündeme getirdi. Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Derneği Başkanı Yıldıran Kılıç, sezon başında akaryakıtlarını 52-60 lira civarında aldıklarını belirterek, geçtiğimiz günlerde motorinin 100 liranın üzerine çıkmasının özellikle nakliye maliyetlerini artıracağını söyledi.
Sezon başında aldıkları akaryakıtı kullandıklarını belirten Kılıç, şu anda daha çok ürettikleri ürünlerin nakliyesinde kullanılan araçlar için akaryakıt tüketildiğini ifade etti. Kılıç, “Aldığımız akaryakıtlar yaklaşık 52 lirayla 60 lira civarındaydı. Tabii o akaryakıtlarımızı kullandık. Şu anda sadece ürettiğimiz ürünlerin nakliyesinde kullandığımız araçlara akaryakıt kullanıyoruz. Bunlarda üç haneli rakamlara, 102 liraları buldu. Dolayısıyla tabii nakliye fiyatlarına yansıyacaktır. O da üreticiye zarar olarak düşünüyoruz” dedi.
Bu yıl üretimde arzın fazla olduğunu da belirten Kılıç, artan maliyetlerle birlikte üreticinin ürününü değerinde satmakta zorlandığını dile getirdi.
“Akaryakıt neredeyse ikiye katladı”
Akaryakıt fiyatlarının yükselmesinde ÖTV ve savaşın etkisine dikkat çeken Kılıç, “Bizim memleketimizde ÖTV denen bir hadise var. Ecevit hükümeti zamanında bir vesileyle, bir dönemlik deprem için konulan bir vergi. Aslında bunlardan arınılırsa akaryakıtımız çok pahalı olacağını düşünmüyorum ama maalesef hükümetimiz bundan vazgeçmiyor” ifadelerini kullandı.

Savaşın da fiyat artışlarında etkili olduğunu belirten Kılıç, “Varil fiyatlarını sosyal medyadan, haberlerden takip ediyoruz. Savaş çıktıktan sonra yüzde 30 gibi bir farktan bahsediyorlar ama maalesef ki savaştan sonra bizim ülkemizde akaryakıt neredeyse hemen hemen ikiye katladı” diye konuştu.
“Akaryakıta zam geldiği zaman her şeye zam gelir”
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca nakliye maliyetini değil, üretimde kullanılan diğer girdileri de etkileyebileceğini belirten Kılıç, gelecek sezon için endişeli olduklarını söyledi.
Kılıç, “Akaryakıta zam geldiği zaman şunu anlayalım ki her şeye zam gelir. Biz şu anda üretimin sonundayız. Sene döndüğü zaman Allah ömür verirse tekrar üretim yapacağız. O zaman işte kafamızda soru işareti oluşuyor. Akaryakıta gelen o yüzde 100’lük zam eğer diğer bizim kullandığımız girdilere, kalemlere gelirse vay üreticinin haline, vay milletin haline” dedi.
Üretimin tamamen bitmediğini ancak üreticinin yara aldığını ifade eden Kılıç, özellikle küçük aile işletmelerinin risk altında olduğunu söyledi. Kılıç, “Şu anda üretim bitmiyor, doğrudur ama üretici yara alır, küçük aile işletmeleri kapanır. Hep büyüğün eline kalırsa ette yaşadığımız olayı çok iyi biliyorsunuz. Ufak çaptaki üreticiler üretimden çekilecek, büyükler de sahada kalınca da artık onların insafına kalacağız” diye konuştu.
“Ürettiğimiz ürünlerin karşılığını alamıyoruz”
Sonbahara girilirken yaş sebze ve meyvede arzın normalden fazla olduğunu belirten Kılıç, özellikle biberin arzının düşük olması nedeniyle diğer ürünlerden ayrıştığını söyledi. Geçen yıl biber üreticilerinin zarar ettiğini belirten Kılıç, domates fiyatlarının ise düşük seviyelerde olduğunu ifade etti.
Eskişehir’in yüksek rakımlı olması nedeniyle kırağı riskinin de bulunduğunu söyleyen Kılıç, üreticinin ürününü değerinde satamadığını dile getirdi. Kılıç, “Şu anda ürettiğimiz ürünlerin karşılığını maalesef ki alamıyoruz. Çok ilginçtir ki biz karşılığını alamıyoruz, genel anlamda konuşuyorum, Türkiye genelinde sıkıntı var. Vatandaş da tüketici de çok astronomik rakamlara bu bolluğun içinde maalesef ki sebze meyve tüketiyor” diye konuştu.
“Marketler sebze ve meyveyi joker olarak kullanıyor”
Marketlerin semt pazarlarına etkisine de değinen Kılıç, zincir marketlerin sebze ve meyveyi diğer ürünlerin satışında bir araç olarak kullandığını savundu.
“Bizde ne olur; domates, biber çeşitlerimiz olur veya meyvelerimiz olur ama onlarda sebze harici bin çeşit ürün var. Bu sebzeyle meyveyi her zaman marketler joker olarak kullanıyor” diyen Kılıç, özellikle semt pazarlarının kurulduğu günlerde marketlerin sebze ve meyve fiyatlarında ciddi indirimler yaptığını söyledi.
Kılıç, “Vatandaşımız zannediyor ki biz ucuza alışveriş yapıyoruz. Sebzeden kıydıklarını ya da fiyat indirimini yaptıkları diğer kalemlerin üstüne vurarak gene vatandaştan onu bir şekilde çıkarıyorlar. Bu da bize zarar veriyor, esnafa zarar veriyor, üreticiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı.



