Tarım sektöründe dengelerin bozulduğunu dile getiren Güder, mevcut politikaların üreticinin yanı sıra zirai ilaç bayileri, lojistik sektörü ve tüketiciyi de kapsayan bütüncül bir yapıya sahip olması gerektiğini vurguladı.
Güder, “Ülke tarımında dengeler bozuldu. İlk olarak tarım politikası anlamında bir bozulma yaşandı. Bir tarım politikamız var mı? Evet, var. Ancak hem üreticiyi hem zincirin aradaki halkalarında bulunan kişileri, örneğin zirai ilaç bayilerini ve lojistikle uğraşanları, hem de nihai olarak tüketiciyi kapsayacak bütüncül bir tarım politikamız yok” dedi.

“Çiftçi ne ekeceğini ve ne kazanacağını bilmeli”

Tarımda tek taraflı bir politika uygulandığını belirten Güder, bunun da arz ve talep dengesinde ciddi dalgalanmalara yol açtığını söyledi. Üreticinin ekim ve dikim kararını piyasa koşullarını bilmeden vermesinin ürünlerin tarlada kalmasına kadar varan sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Çiftçinin üretime başlamadan önce ürününün maliyetini ve satış fiyatını öngörebilmesi gerektiğini belirten Güder, “Keşke üretim başlamadan önce çiftçimiz hangi üründen ne kadar ekeceğini veya dikeceğini, ürünün kendisine ne kadara mal olacağını, ne kadara satacağını ve sonrasındaki pazarlama sürecinde sıkıntı yaşamayacağını bilse ve buna göre desteklense. O zaman ülkemiz için tam anlamıyla bir üretim ve tarım politikasından söz edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Selma Guder

“Ürün tarlada kalıyor”

Plansız üretimin Türkiye'nin farklı bölgelerinde benzer sorunlara yol açtığını söyleyen Güder, çiftçilerden ürünlerini satamadıkları yönünde yoğun şikayetler aldıklarını belirtti.
Güder, Eskişehir’de de benzer sorunların yaşandığını aktararak, “Ürün tarlada kaldı diye çok şikayet alıyoruz. Eskişehir için de diğer illerimiz için de böyle durumlar var. Geçmiş yıllarda da olmuştu. Bursa Karacabey’de domateste yaşandı. Bunun dışında kavun, karpuz ve soğanda da benzer durumlar yaşandı. Türkiye’nin her yerinde bunlar oluyor ve olmaya da devam edecek” diye konuştu.
Sorunların tekrar yaşanmaması için planlı üretimin zorunlu olduğunu vurgulayan Güder, üretim kararlarının piyasa ihtiyaçları doğrultusunda alınması gerektiğini söyledi.

Kooperatifleşme vurgusu

Tarımda planlı üretimin oluşturulabilmesi için çiftçi örgütleri ve kooperatiflerin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Güder, Türkiye’de kooperatifleşmenin giderek zayıfladığını ifade etti.
Ziraat Mühendisleri Odası olarak kooperatifçilik konusunda çalışmalar yürüttüklerini belirten Güder, 17-19 Ağustos tarihleri arasında Sarıcakaya’da kooperatifçilik eğitimiyle ilgili bir seminer düzenleyeceklerini açıkladı. Seminerin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte gerçekleştirileceğini belirten Güder, benzer eğitimlerin ilerleyen süreçte diğer ilçelerde de düzenleneceğini söyledi.

“Bütün taraflar birlikte hareket etmek zorunda”

Vali Erdinç Yılmaz: "Eskişehir örnek ve öncü bir şehir"
Vali Erdinç Yılmaz: "Eskişehir örnek ve öncü bir şehir"
İçeriği Görüntüle

Çiftçilerin örgütlenmesinin tarım politikalarının başarısı açısından kritik olduğunu belirten Güder, yurt dışındaki modellerde de üretici örgütleri ve kooperatiflerin önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Güder, “Çiftçi örgütlenecek, kooperatifler olacak, ziraat odaları aktif olacak. Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak bu yapının içinde olacağız. Kamu, özel sektör ve tabii ki akademi de sürece dahil olacak. Üniversitelerimiz ve birliklerimiz de bu yapının içinde olduğunda tam anlamıyla planlı bir üretim modeli oluşturulabilir” dedi.
Tarım politikalarının yalnızca tek bir kesimin görüşüyle şekillendirilmemesi gerektiğini ifade eden Güder, kamu, özel sektör, akademi, üretici örgütleri ve kooperatiflerin aynı masa etrafında buluşması gerektiğini belirtti.
Güder, “Masanın etrafında oturan herkes bu konudaki fikirlerini ve deneyimlerini ortaya koymalı. Ancak bunların uygulanabilir, icraata geçebilecek fikir ve deneyimler olması gerekiyor. Bütün taraflar birlikte hareket etmek zorunda” ifadelerini kullandı.

Muhabir: İlksen AKKAN