Rapora göre Eskişehir’de gıda merkezli faaliyet gösteren zincir market sayısı 2026 itibarıyla 626’ya ulaşırken, bu marketlerin büyük bölümünün vergi merkezinin şehir dışında olduğu belirlendi. Verilere göre 595 marketin vergi kaydı Eskişehir dışında bulunurken, yalnızca 31 marketin vergi kaydı kentte yer alıyor.
“Ekonomik Değer Şehir Dışına Akıyor”
Çalışmada, kentte üretilen ekonomik değerin önemli bir kısmının yerel ekonomiye geri dönmeden şehir dışına aktarıldığına dikkat çekildi. Bu durumun, yerel ticaret yapısında dengesizlik oluşturduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca, zincir marketlerin merkezi satın alma sistemleri ve hızlı şubeleşme politikalarıyla yalnızca küçük marketleri değil, kasap, bakkal ve züccaciye gibi birçok yerel esnaf grubunu da doğrudan etkilediği vurgulandı.
Regülasyon Eksikliği Vurgusu
Araştırmada, perakende sektörüne ilişkin yasal düzenlemelerin yetersiz olduğu belirtilerek mağaza yoğunluğu, ürün çeşitliliği ve çalışma saatleri gibi alanlarda net kuralların bulunmamasının sektörde “kontrolsüz büyümeye” yol açtığı ifade edildi.
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan haksız fiyat denetimlerinin de sorunun yapısal boyutunu ortaya koyduğu kaydedildi.
Yerel Esnaf Zorlanıyor
Raporda, zincir marketlerin yaygınlaşmasının yerel esnaf üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Küçük işletmelerin ruhsat ve faaliyet sınırlamalarıyla karşı karşıya kaldığı, buna karşın zincir marketlerin geniş ürün yelpazesiyle rekabet avantajı sağladığı belirtildi.
Ayrıca market yoğunluğunun şehirde çöp, trafik ve altyapı yükünü artırdığı ancak bu maliyetlerin yerel ekonomiye yeterince yansımadığı ifade edildi.
“Sorun Varlık Değil, Kontrolsüz Büyüme”
Araştırmanın sonuç bölümünde, sorunun zincir marketlerin varlığı değil, denetimsiz ve dengesiz büyüme modeli olduğu vurgulandı.
Çalışmada çözüm olarak Perakende Yasası’nın çıkarılması, mağaza yoğunluğuna sınır getirilmesi, yerel üreticinin desteklenmesi ve vergi gelirlerinin yerelleştirilmesine yönelik düzenlemelerin yapılması önerildi.




