2026 yılının özellikle eylül–ekim dönemine işaret eden Yıldırımtürk, gram altının 9 bin TL seviyelerine ulaşmasının mümkün olduğunu belirterek, daha üst senaryolarda 9 bin 500–10 bin TL bandının da gündeme gelebileceğini ifade etti. Ancak bu seviyelerin şimdiden kesin olarak dile getirilmesinin erken olduğunu vurguladı.

Eskişehir nefesini tuttu: TOKİ kuraları 13 Şubat’ta çekiliyor
Eskişehir nefesini tuttu: TOKİ kuraları 13 Şubat’ta çekiliyor
İçeriği Görüntüle

Ons altın tarafında 4 bin 500 dolar seviyelerinin kritik olduğunu belirten Yıldırımtürk, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz indirimlerine başlaması halinde ons altının 4 bin 600–4 bin 800 dolar bandına yerleşebileceğini, yılın ikinci yarısında ise 5 bin dolar seviyesinin konuşulabileceğini söyledi.

Yatırımcılara portföy dağılımı konusunda da önerilerde bulunan Yıldırımtürk, portföylerin yaklaşık yüzde 40’ının altında tutulmasını doğru bulduğunu belirterek, yüzde 30’unun bilançosu güçlü ve sınırlı sayıda hisse senedinden, yüzde 10’unun gümüşten oluşabileceğini ifade etti. Döviz tarafında Eurobond’ların tercih edilebileceğini kaydeden Yıldırımtürk, yüzde 10 civarında TL mevduat bulundurmanın ise olası geri çekilmelerde alım fırsatı yaratabileceğini dile getirdi.

Gümüş piyasasına da dikkat çeken Yıldırımtürk, gümüşün hem kıymetli hem de endüstriyel metal olması nedeniyle iki farklı dinamikle hareket ettiğini söyledi. Güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve yapay zekâ teknolojilerinin gümüş talebini desteklediğini ifade eden Yıldırımtürk, ons gümüşte 90–95 dolar seviyelerinin görülebileceğini, daha agresif senaryoda ise 100 doların da mümkün olduğunu belirtti. Ancak gümüşte fiyat hareketlerinin sert olabildiğine dikkat çekerek, ikinci yarıda geri çekilmeler yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye’de fiziki gümüş piyasasında alım-satım makaslarının yüksek olduğuna işaret eden Yıldırımtürk, yatırımcıların gümüşte kontrat bazlı işlemler ya da fonları tercih etmelerinin daha sağlıklı olabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi