TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan, Kapadokya’da meydana gelen kaya düşmesiyle ilgili açıklama yaptı. Cihan, yaşanan can kayıpları ve yaralanmaların herkesi derinden üzdüğünü belirterek hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi.
Kapadokya’nın kendine özgü jeolojik yapısını oluşturan tüf ve ignimbirit gibi kayaçların yağış, sıcaklık değişimleri, donma-çözülme ve ayrışma süreçlerinin etkisiyle zaman içerisinde değişime uğradığını belirten Cihan, bu süreçlerin kaya kütlelerinde çatlakların gelişmesine, blok kopmalarına ve kaya düşmesi tehlikesine neden olabildiğini ifade etti.
Yaşanan olayın kesin nedenlerinin kapsamlı jeolojik ve jeoteknik incelemeler sonucunda ortaya konulması gerektiğini belirten Cihan, jeolojik tehlikelerin önceden belirlenmesinin ve risk azaltma çalışmalarının önemine dikkat çekti.

Eskişehir ve çevresine dikkat çekti
İRAP 2031 çalışmaları kapsamında kaya düşmesi ve diğer kütle hareketlerine yönelik risklerin belirlenmesi, tehlike haritalarının hazırlanması, riskli alanların izlenmesi ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Cihan, belirlenen eylemlerin sorumlu kurumlar tarafından zamanında uygulanması ve düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Kaya düşmesi riskinin yalnızca Kapadokya’ya özgü olmadığını belirten Cihan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu tehlike yalnızca Kapadokya’ya özgü değildir. Ülkemizin pek çok bölgesinde yerleşim alanları, yollar, turizm tesisleri ve tarihi yapılar kaya düşmesi riskiyle karşı karşıyadır. Eskişehir ve çevresinde de benzer tehlikelerin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, riskli alanların belirlenmesi ve ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde önlemlerin geliştirilmesi gerekmektedir.”
“Önleyici afet politikaları hayata geçirilmeli”
Kaya düşmesi riski bulunan alanlarda ayrıntılı jeolojik-jeoteknik incelemeler yapılması, duraysız kaya bloklarının belirlenmesi, düzenli izleme sistemlerinin kurulması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini belirten Cihan, özellikle turizm alanlarında ziyaretçi güvenliğinin doğal ve tarihi dokunun korunmasıyla birlikte değerlendirilmesini istedi.
Cihan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Deprem, heyelan ve kaya düşmesi birer doğa olayıdır. Ancak bilimsel çalışmalar, mühendislik hizmetleri ve doğru planlama ile bu olayların afete dönüşmesi önlenebilir.
İnsan hayatını merkeze alan, bilimsel veriye dayalı ve önleyici afet politikalarının hayata geçirilmesi için tüm kamu kurumlarını ve yerel yönetimleri sorumluluk almaya davet ediyoruz.”





