Kemal Kılıçdaroğlu, kendilerini yönlendiren ajansın talimatı gereği seçim öncesinde çok mütebessim, çok sakin, çok yumuşak bir tavır sergiledi. Çünkü birtakım insanlar Erdoğan'ın tavırlarını sert buluyor, konuşma üslubuna karşı çıkıyor, bu yüzden oy vermek istemiyorlardı. Bu insanları Kılıçdaroğlu'na yönlendirmek için gerçekleştirilmiş bir taktikti bu. Nihayet seçimi farklı kaybedince Kılıçdaroğlu o üslup ve ifadelerde bir anda tarih oldu.

BU SEÇİMİN EN BÜYÜK KAYBEDENİ MERAL AKŞENER'İN İTİRAZINA RAĞMEN KENDİNİ ADAY OLARAK DAYATAN KILIÇDAROĞLU'DUR
Bu seçimin en büyük kaybedeni Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Çünkü özellikle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener sürekli olarak masada halkın kendisini diğer aday adaylarına (Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş) nazaran daha az istediğini ifade etmesine rağmen o ısrarla gidip kendi adaylığını, kendi tek adaylığını dayatti. Hatta Meral Akşener'i bu yüzden masadan attı. Sonra da baskı yaptırıp tekrar masaya dönmek zorunda bıraktırdı. İYİ Partililerin tüm bunları unuttuğunu mu sanıyor acaba Kılıçdaroğlu?
Meral Akşener'in masaya tekrar döndüğü akşamki yüz ifadelerini hatırlayın bir, bir de Kemal Kılıçdaroğlu'nun kazanamadığı netleştikten sonra kendi başkanlık makamından paylaştığı fotoğraftaki yüz ifadelerine.
Birisinde yüzü sirke satarkan diğerinde güneşler açıyor. Bu fotoğraflar aslında ne olup bittiğini bize gayet güzel anlatıyor. Meral Akşener haklı çıktı; Kemal Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan açısından bu kadar sıkıntılı bir süreçte en kolay aday olduğu her türlü veriyle ortaya konulmuş oldu.

SEÇİM GECESİ ORTADA GÖRÜNMEYEN, İMAMOĞLU VE YAVAŞ'I HARCAMAYI TERCİH EDEN KILIÇDAROĞLU EKRANLARA ÖFKESİYLE GERİ DÖNDÜ!
Evet, Kemal Kılıçdaroğlu işinin kolay olmadığını, ikinci turda işinin çok daha zor olduğunu, hatta imkansız olduğunu görüyor. CHP Genel Başkanlığı da dahil siyasi hayatının yakın zamanda bitme riski altında olduğunu görüyor. Tüm bunları gördüğü için de canı çok sıkkın. Seçim gecesi saatlerce ortada görünmedi. Bunun yerine yalan yanlış bilgileri Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş aracılığı ile kamuoyuna sunup onların siyasi geleceklerini bitirmeyi tercih etti. Yine sadece kendisini düşündü.
Kemal Kılıçdaroğlu, bu kadar zaman tüm seçimlerde yenildiği Erdoğan'a karşı, Erdoğan'ın en zayıf zamanında bir başarı elde edemediği için kendisi için tehlike çanlarının çaldığını görüyor ve bu yüzden ikinci tur için yapılabilecek ne varsa yapmaya karar vermiş durumda. Öyle fena dağıldı ki Kılıçdaroğlu ve çevresi, Tuncay Özkan'ı her şeyin suçlusu gibi linç ettiler ama görevinden bile alamadılar!

FETÖCÜ HESAPLAR KILIÇDAROĞLU VE OĞAN'A AKIL VERMEYE BAŞLADI BİLE!
Kılıçdaroğlu ve çevresinin tüm işini FETÖ'ye yakın trol hesaplara emanet etmiş gibi görünüyor. Hatırlarsanız Meral Akşener'i masaya döndürmek için Kılıçdaroğlu'nun yanına Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın eklemlendirilmesi işini yine FETÖ'ye yakın bir hesap önermişti. Mantıklı gibi görünen bu öneri uygulandı ama yine de işe yaramadı.
Şimdi, yine FETÖ'ye yakın bir başka trol hesap Kılıçdaroğlu'na ve Ata İttifakına akıl veriyor. Verdiği akıl da şöyle:
"- Millet İttifakı, ATA İttifakı’nın 'terörle mücadele vatandaşlık tanımı, ilk üç madde ve sığınmacı politikalarını' tasdik etsin,
- Özdağ ve Oğan, bu tasdikin teminatı olarak hükümete girsin,
- Bu oluşum hiçbir tarafın diğerine tabi olmadığı, eşitler arası ATA-Millet İttifakı olarak ortak zeminde gerçekleşsin.
- Kılıçdaroğlu, ikinci tura ATA-Millet İttifakı’nın adayı olarak girsin.
- Taraflar, geçmişte yaşanan saldırı, iftira, itibarsızlaştırma operasyonlarını samimiyetle ayıplasın ve tekrarlanması halinde kurumsal olarak mücadele edeceği teminatını versin.
- Muharrem İnce’ye bu ortak zeminde bulunmak istemesi halinde yer verilsin.
- Tüm katılımcılar ülkenin kurucu değerlerine ve mutabakata uygun hareket edeceğine dair şeref yemini etsin.
- Tüm partiler, bu uzlaşmaya ve uzlaşmanın içeriğine dair ilkelere aykırı hareket eden, beyanda bulunan üyelerine parti için disiplin hükümlerini istisnasız işleteceğini taahhüt etsin."

YSK VERİLERİNİ KENDİ SİSTEMİNE GİREMEYEN YA DA KASITLI YANLIŞ GİREN CHP BİR KEZ DAHA "OYLAR ÇALINDI" YALANINA BAŞVURDU
Kemal Kılıçdaroğlu'nu kim ya da kimler yönlendiriyor bilemiyoruz. Ancak tüm ekip olarak birden bire inanılmaz saldırganlaştılar. YSK'ya itirazlar bittikten sonra sosyal medyada "Oylar çalındı" babında kampanya başlattılar. Oyların çalınma ihtimalinin olmadığını en iyi kendileri biliyor olmalarına rağmen kendilerine umut bağlamış olanları kandırmak ve onların öfkelerini kendilerinden daha başkalarına yansıtmak için ısrarla bu yalanı tekrarladılar. CHP tarihi boyunca her seçimden sonra aynı yalanları topluma yaymış, halkı kışkırtmak için olmadık oyunlara müracaat etmiştir. Halen de etmektedir.
Bir kere, Recep Tayyip Erdoğan'ın oy çalmaya ihtiyacı mı var?
Adam kazanmış da kazanmış, kazanmış da kazanmış. Türk Milleti seviyor bu adamı, o adam da Türk Milletini. Sözde değil özde milliyetçi, vatansever bir insan. Bugüne kadar halkın gözünden düşürmek için kendisine atılmadık iftira kalmadı. Buna rağmen en zayıf zamanında Kemal Kılıçdaroğlu'na fark atıyor ve daha da atacağı geride!
Yahu madem bu adam tek adam, diktatör vesaire. Ve madem oy da çalıyor; iyi de niye yüzde 49,52'de bırakıyor ki. Çalar yüzde 60 ile kazanır!
Ama oyların çalınmadığını en iyi CHP yönetimi biliyor. Garip bir şekilde her seçim sonrasında da CHP yönetimi kendi kitlesini ona buna karşı öfkelendirip ayaklandırarak kendi suçlarını, eksiklerini görmelerini engelliyor. Doğal olarak CHP'nin başarılı olmasının önüne aslında kendi yöneticileri geçiyor. En başta Kılıçdaroğlu kendini dayatmasa, daha makul bir aday ile milletin karşısına çıkmış olsalardı şu an biz bunları konuşuyor olmazdık ama Kılıçdaroğlu'nun enaniyeti seçimdeki kayıplarının en baş nedenidir!
Size daha dramatik bir şey söyleyelim:
Hani CHP oylar çalındı diye YSK'nın sitesinden alınmış görüntü diyerek kendi seçmen tabanına yutturdukları paylaşımlar var ya, hah işte onların hepsi de yalan. Çünkü kullandıkları görseller CHP'nin kendi sistemine ait veriler. Ya YSK'dan aldıkları verileri kendi sistemlerine doğru düzgün girmeyi beceremediler ya da kasıtlı olarak verileri bozarak insanların yanlış görsellerle sosyal medyada provokatif paylaşımlar yapmalarının önünü açıp suç işliyorlar!
CHP yönetimi kendi seçmen tabanına karşı o kadar acımasız ki İstanbul Pendik'te, bir eczanede unutulan ve yıllarca gelinip geri alınmayan kimliklerin parçalanıp çöpe atılmış olmasını bile seçimle bağlantılı bir hadiseymiş gibi kamuoyuna aktarmaktan çekinmedi.

İKİNCİ TUR ÖNCESİ KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ MİLLİYETÇİLERİ KANDIRMAK İÇİN HDP VE PKK'YA HAKARET ETMEYE BİLE BAŞLAYABİLİR!
Dahası Kılıçdaroğlu ve ekibi seçimi ikinci turda kazanma uğruna bugüne kadar söylediklerinin tersine sözler sarf etmeye ve insanlarımızın kendilerine kanacağını düşünmeye başladılar. Kemal Kılıçdaroğlu, izin alarak HDP ve PKK ile ilgili olumsuz sözler de sarf etmeye başladı. Hatta CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Abdullah Öcalan'ın terör örgütü kurucusu olduğunu nihayet söyleyebildi! Erdoğan'a karşı seçim kazanma dertleri olmasa benzer ifadeleri ağızlarına almayacaklarını hepimiz biliyoruz. Türk Milleti de sadece seçimi alana kadar bu tür söylemlere dönen Kılıçdaroğlu ve ekibine kanmıyor ve kanmaz zaten!
Diyelim ki Kılıçdaroğlu ve ekibi bu tür sözleri Sinan Oğan ve ekibi ile yapacakları görüşme öncesi, Sinan Oğan taraftarlarının gönlünü almak ya da onları ikinci tur öncesi kandırıp oylarını almak için söylüyorlar! Emin olun kimin taraftarı olursa olsun samimi bir milliyetçi bugün Erdoğan'ın ortaya koymuş olduğu ve milletimizi gururlandıran dünya çapındaki işleri bırakıp da gidip Kılıçdaroğlu'na oy vermez, ona destek olmaz. Destek olup da Kılıçdaroğlu'nun kazanması durumunda HDP ve PKK'nın mutlu olmasına, elini kolunu sallayarak ülke içinde tekrar askeri üsler basmasına vesile olmak istemez. O yüzden Sinan Oğan eninde sonunda ya tarafsız kaldıklarını açıklayacak ya da mülteciler meselesinde gidip Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek ve desteklerini Erdoğan için açıklayacaklar.

ERDOĞAN'A İLK TURDA OY VERENLER İKİNCİ TURDA DA OY VERİRSE ERDOĞAN ÇOK DAHA FARKLI BİR ŞEKİLDE KAZANACAKTIR
Bizim şahsi görüşümüz Meclis'te çoğunluğu elde eden Erdoğan'ın ikinci turda daha farklı bir şekilde seçimi kazanacağı yönündedir. Yeter ki Erdoğan'a oy verenler bir kez daha sandığa gitsin. Kılıçdaroğlu için sandığa gidebileceklerin hepsi ilk turda sandığa götürülmüştür. İkinci turda ekstra bir oy gelmeyecek Kılıçdaroğlu'na. Hatta Kılıçdaroğlu'na ilk turda oy verenlerin bir bölümü ya sandığa gitmeyecek ya da sandığa giderse bu sefer Erdoğan için kullanacak oyunu. Çünkü herkes gördü ki milletin tercihi Erdoğan.
Kılıçdaroğlu'nun kendisi mütebessim ve yumuşak huylu davrandı seçim öncesinde ancak başta Muharrem İnce olmak üzere birçok kişiyi kendilerinin yanında yer alan trolleri, gazetecileri ve sanatçıları ile linç ettiler. Bunlar da unutulmuş değil. Dolayısı ile kendilerine oy verebilecek birçok insanı da öfkelerini, kinlerini kontrol altında tutamadıkları için kaybettiler. Kendi etraflarında birleşebilecek onca insanı bir kalemde, bir çırpıda harcadılar. Depremzedelere yapmadıkları hakareti bırakmadılar, toplumun gözünden de düştüler!
Kılıçdaroğlu ve çevresi ikinci turda kazanamaz. Ancak kazanmaya yaklaşmak istiyorlarsa, kendileri için çok zor olduğunu biliyoruz ama, yalan söylemeyi, onu bana iftira atmayı, kendilerinin istediğini yapmıyor diye daha önce kendilerine onca hizmeti dokunmuş değerleri linç etmeyi bıraksınlar!

DEVA, GELECEK, DEMOKRAT VE SAADET PARTİLİLERE KARŞI TAVIRLARI DA GİDEREK SERTLEŞİYOR, İKİNCİ TURDAN SONRA HAKARETLERE BAŞLARLARSA ŞAŞIRMAYIZ!
Recep Tayyip Erdoğan, seçim günü, gecesi ve sonrasında gösterdiği olumlu tavırlarla ekstra puanlar toplarken Kılıçdaroğlu ve çevresi kaybettiklerini ve kaybedeceklerini görüp öfkeden ne yapacağını şaşırır bir hale gelmiştir. Bu durum bile olanı ve olması muhtemel olanı bizlere net bir şekilde göstermektedir.
Bu arada bazı yanlışlarına, hatalarına, kusurlarına rağmen Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun ülkeyi yönetme becerilerini karşılaştırmak abesle iştigal etmektir. Makul olmak gerekirse Erdoğan'ın tercih edilmesi olması gerekendir.
Kılıçdaroğlu açısından da kaset kumpası ile geldiği CHP Genel Başkanlığından olma vaktidir!
Bu arada, sosyal medyada CHP'lilerin özellikle DEVA, Gelecek ve Demokrat Partililere yönelik olarak terbiye sınırlarını aşan tepkilerine de giderek daha fazla şahit olmaya başladık. İkinci turdan sonra Erdoğan'ı yenme arzusu ile gözü kapalı olarak 40 milletvekili kaptırdıkları DEVA, Gelecek, Demokrat ve Saadet Partililere karşı o bilindik hakaretlerini art arda sıralayacaklarından zerre şüphemiz bulunmuyor!