Futbol yaşantısına Hollanda'da başlayan ve uzun yıllar Avrupa'da görev yapan Eskişehirli deneyimli teknik adam, Avrupa futbolu ile Türk futbolu arasındaki yapısal farkları, milli takımın durumunu ve kariyer hedeflerini arkadaşımız Akif Fındık'a değerlendirdi.
Türk futbolunda vizyon eksikliği
Avrupa’da, özellikle Hollanda'da kulüplerin altyapıya yıllık en az 1 milyon Euro bütçe ayırdığını vurgulayan teknik adam, Türkiye'deki kulüplerin ise sürdürülebilir bir planlama yerine şov yapmaya ve günü kurtarmaya odaklandığını belirtti. Gargili, "Buradaki kulüpler şov yapmak için Kanté, Osimhen, Icardi, Džeko veya Tadić gibi büyük isimleri getiriyor ve kendilerini reklam ediyorlar. Ancak burada vizyon yok. Altyapıda doğru dürüst bir plan veya program bulunmuyor; varmış gibi yapılıyor"

Futbolu profesyoneller yönetsin
Federasyon düzeyinde bir zorunluluk getirilmesi gerektiğini savunan deneyimli hoca, "A takımına 100 milyon harcıyorsan, %10'unu da altyapına harcamak zorunda olmalısın" diyerek tesisleşme, altyapı ve denetim eksikliğinin altını çizdi. Türkiye'deki kulüp başkanlarının futbolun her kademesinde aşırı baskı uyguladığını belirterek, iş adamlarının sadece kendi işlerini yapması, sponsorluk sağlaması ve teknik işleri tamamen futbol profesyonellerine bırakması gerektiğini sözlerine ekledi.
Milli Takım ve "Yerli Hoca" tartışması
85 milyonluk Türkiye nüfusuna rağmen milli takımın başında yabancı bir teknik direktörün bulunmasını eleştiren Teknik Direktör Ayhan Gargili, bu durumun ülkedeki antrenör yetiştirme düzeninin bir başarısızlığı olduğunu savundu: Gargili, "Potansiyel var, icraat yok Türkiye'de "yıldız" oyuncudan ziyade "potansiyelli yıldız adayları" var ancak bu potansiyel sahaya yansıtılamuyor.

Altyapı eğitimi yetersiz
Ayhan Gargili, Mevcut milli takım kadrosundaki oyuncuların büyük bir kısmının altyapı eğitimini Türkiye'de değil, yurt dışında (Hollanda, Almanya vb.) aldığına dikkat çekti. Gargili, kadro seçimi ve oyuncu tercihleri konusunda mevcut teknik heyetin kararlarına tam olarak inanmadığını dile getirdi. Hollanda Milli Takımı örneğini veren teknik adam, Ronald Koeman'ın Barcelona'ya gitmesinin ardından Hollandalı futbol yazarları ve kamuoyunun kesin bir dille yabancı hocayı reddettiğini hatırlatarak, her ülkenin kendi futbol kültüründen çıkan teknik adamlarla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Gelecek hedefleri ve Eskişehirspor süreci
Türkiye'de çalışmaya her zaman sıcak baktığını ve kendisine gelen hiçbir teklifi geri çevirmediğini belirten Teknik Direktör Ayhan Gargili, kariyerine dair büyük hedefleri olduğunu açıkladı. En büyük iki hedefinin bir Türk takımıyla Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak ve kariyerinin son döneminde Türkiye Milli Takımı'nı çalıştırmak olduğunu belirtti.
Resmi görüşmemiz olmadı
Adının sıklıkla Eskişehirspor ile anılmasına da açıklık getiren Gargili, taraftarların sosyal medyadaki mesajlarına yanıt vererek şunları söyledi: "Eskişehirspor'u ve bu şehri çok seviyorum. Ancak şu an takımın başında bir teknik direktör ve yönetim varken konuşmak saygısızlık olur. Şunun bilinmesini isterim ki; taraftarların yazdığının aksine, ben Eskişehirspor'dan gelen hiçbir teklifi reddetmedim çünkü kulüple hiçbir zaman resmi bir görev görüşmemiz olmadı. Ancak görev verildiği zaman her zaman hazırım."

"Bir çanta paranın gol attığını görmedim"
Eskişehirspor ve alt liglerdeki kulüplerin başarıya ulaşması için ekonomik gerçeklere uygun hareket etmesi gerektiğini söyleyen teknik adam, transfer politikalarına dair net bir vizyon ortaya koydu: Sistem Odaklı Tercihler: Kendi oyun felsefesinin 4-3-3 olduğunu belirterek, sisteme uygun oyuncuların transfer edilmesi gerektiğini savundu. Gargili, üçüncü lig seviyesinde dahi oyunculara 8 milyon gibi yüksek paralar ödenmesini eleştirerek, "Bizim bütçemiz belli. Çok yüksek maliyetli oyuncuların alınmaması gerekir. Ben bir çanta paranın gol attığını hiç görmedim" dedi.
Aidiyet duygusu taşıması gerekiyor
Teknik Direktör Ayhan Gargili, kulübe transfer edilecek oyuncuların paradan ziyade Eskişehirspor gibi büyük bir camiada oynama isteği ve aidiyet duygusu taşıması gerektiğini vurguladı. Dünya Kupası da dahil olmak üzere futbolu yakından takip etmeye, analizler yapmaya ve Avrupa'daki eğitimlere katılarak kendisini sürekli geliştirmeye devam ettiğini belirten teknik direktör, Türk futbolunda fırsat bulması halinde projelerini hayata geçirmek istediğini sözlerine ekledi.





