Eskişehir'de tarımsal üretimi desteklemek amacıyla Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen “Kalkanlı'dan Tarlalara Yunus Çeşidi Tohumluk Buğday Üretici Buluşması”, Emek Kapalı Pazar Yeri'nde gerçekleştirildi. Yerel üreticilerin yoğun katılım gösterdiği programda, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Yunus çeşidi ekmeklik buğdayın özellikleri anlatıldı ve üreticilere yönelik destek çalışmaları ele alındı.
“ÇİFTÇİLERİMİZİN SORUNLARI FAZLA”
Programda konuşan Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, buğdayın ekiminden hasadına kadar verilen desteklerden dolayı Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'a teşekkür etti. Türk çiftçisinin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Çelikoğlu, “Ekiyoruz, biçiyoruz ancak para kazanamıyoruz. Sıkıntılarımız oldukça fazla. Bir nebze de olsa, deryada bir damla da olsa Başkanımızın destekleriyle üreticilerimize verilen buğday bizim için çok değerli. Kalite açısından oldukça yüksek bir buğday” ifadelerini kullandı.

Belediyeyle çiftçilerin ihtiyaçları doğrultusunda sürekli istişare halinde olduklarını söyleyen Çelikoğlu, üreticilere yönelik desteklerin artırılarak sürdürülmesini istedi.
“GİRDİ MALİYETLERİMİZ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”
Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkan Vekili Görkem Alçın da çiftçilerin artan maliyetlere rağmen üretmeye devam ettiğini belirtti. Tohumdan işçiliğe kadar birçok kalemde maliyetlerin yükseldiğine dikkat çeken Alçın, belediyelerin imkanları dahilinde üreticilere destek olmasının önemli olduğunu ifade etti.
Odunpazarı Belediyesinin çiftçilere yönelik çalışmalarını takdir ettiklerini dile getiren Alçın, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek üreticiler için bereketli bir sezon temennisinde bulundu.
“YUNUS BUĞDAYININ İSİM BABASI BENİM”
NBC Tarım adına konuşan, uzun yıllar Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünde buğday ıslahçısı olarak görev yapan Necmettin Bolat, Yunus buğdayının geliştirilme ve tescil sürecine ilişkin bilgi verdi. Görev yaptığı dönemde 20'den fazla buğday ve arpa çeşidinin geliştirilmesine katkı sunduğunu belirten Bolat, Yunus çeşidinin de bu çalışmalardan biri olduğunu söyledi.
Çeşidin isimlendirilme sürecini anlatan Bolat, Eskişehir'e özgü olması nedeniyle ilk olarak Yunus Emre ismini önerdiğini ancak halka mal olmuş kişilerin isimlerinin buğday çeşitlerine verilmesinin uygun görülmediğini belirtti. Bunun üzerine Yunus ismini önerdiğini aktaran Bolat, “Yunus buğdayının isim babası benim” dedi.
Yunus çeşidinin sulu alanlar için geliştirildiğini belirten Bolat, uygun koşullarda dekara 850-900 kilograma kadar verim alınabildiğini, ortalama verimin ise 600-700 kilogram arasında değiştiğini söyledi. Kırmızı sert ekmeklik buğday grubunda yer alan çeşidin protein oranının yüzde 12-14 arasında olduğunu kaydeden Bolat, sarı pas hastalığına karşı dayanıklılığının da önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.
Sarı pas hastalığının Eskişehir ve Orta Anadolu'daki buğday üretimini etkileyen önemli sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Bolat, Yunus çeşidinin bu hastalığa dayanıklı olması sayesinde üreticilerin ilaçlama maliyetlerinden tasarruf edebileceğini belirtti. Bolat, sulama imkanı bulunmayan üreticilerin de özellikle taban arazilerde bu çeşidi değerlendirebileceğini söyledi.
“100 YILI AŞKIN BİLGİ BİRİKİMİNİN ÜRÜNÜ”
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selim Taşgın ise Yunus ekmeklik buğdayının enstitü tarafından geliştirilerek tescil edildiğini hatırlattı. Enstitünün 100 yılı aşkın süredir Türk tarımına katkı sunduğunu belirten Taşgın, bugüne kadar yaklaşık 200 çeşidin geliştirilerek tarıma kazandırıldığını ifade etti.
Yunus buğdayının yüksek verim potansiyeli ve istikrarlı kalite özellikleriyle öne çıktığını kaydeden Taşgın, çeşidin Eskişehir tarımı açısından da önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.
“TÜRKİYE'DE TARIM POLİTİKASI DEĞİŞMELİ”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, konuşmasında Türkiye'de tarım politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünün 100 yıl önce Atatürk'ün vizyonuyla Eskişehir'de kurulduğunu hatırlatan Kurt, o dönemde başlatılan çalışmaların yeterince sürdürülememesinin bugünkü tarımsal sorunlarda etkili olduğunu ifade etti.

Çiftçinin üretim yapmasına rağmen emeğinin karşılığını alamadığını belirten Kurt, “6 kilogram buğday satarak 1 litre mazot alabilecek noktaya geldiysek ortada bir sıkıntı var demektir. 30 kilogram arpa satarak 1 litre mazot alabiliyorsak burada da ciddi bir sorun vardır” diye konuştu.
Üreticinin doğrudan desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kurt, Türkiye'nin yurt dışından buğday almak yerine kendi çiftçisinin üretimini desteklemesi gerektiğini söyledi. Kurt, “Yıl sonunda ya da kışın ortasında Fransa'dan, Ukrayna'dan 30 liraya buğday alacağımıza temmuz ve ağustos aylarında Türk köylüsünden 50 liraya buğday alalım. Çünkü Türk köylüsüne verdiğimiz para Türkiye sınırları içerisinde kalacaktır. Yurt dışından yapılan alımlarda ise para başka ülkelere gitmektedir” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİM DAHA DA BÜYÜYECEK”
Belediye olarak mevcut imkanlarla çiftçilere destek olmaya çalıştıklarını belirten Kurt, Yunus buğdayının üreticilere ulaştırılmasında emeği geçen Necmettin Bolat'a ve belediye çalışanlarına teşekkür etti.
Dağıtılan tohumlardan gelecek yıl dekara 600-700 kilogram ürün elde edilmesinin üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını ifade eden Kurt, Türkiye'de tarım politikasının baştan sona değiştirilmesi gerektiğini savundu. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünün kapasitesinin artırılmasının önemine de değinen Kurt, dağıtılan tohumların çiftçilere hayırlı olmasını dileyerek bereketli bir üretim sezonu temennisinde bulundu




