ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Medya Birimi tarafından hazırlanan video içerikte Prof. Dr. Karacasu, şehirlerde yol, çevre ve araçlarda sağlanan gelişmenin, insan davranışlarında aynı düzeyde yansımadığını vurguladı.

Prof. Dr. Karacasu, kent içi trafik yoğunluğunun en önemli nedenlerinden birinin özel araç kullanımındaki artış olduğunu belirterek, “İnsanlarımız gittikleri yerlere tamamen özel araçlarıyla, evinin otoparkından dükkanın önüne kadar gitmek istiyor. En büyük sorun da burada” dedi. Özel araçların yol üzerinde kişi başına düşen alanının toplu taşımaya göre yaklaşık 10 kat fazla olduğunu aktaran Karacasu, “2,5 metreye 4 metre boyutundaki bir araç içinde 2 kişi varsa, kişi başına trafikte 5 metrekare yer işgal ediyor. Oysa 12 metrelik bir otobüs 60 kişi taşıdığında, kişi başına sadece 0,5 metrekare yer düşüyor. Bu da özel araçlarla toplu taşıma arasında 10 kat fark olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Karacasu, Türkiye’de araç sahipliğinin artış eğiliminde olduğuna dikkat çekerek, önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde trafik sorunlarının daha da büyüyeceğini belirtti. “Bizim kentlerimizde problemlerimiz henüz oluşmadı. Örneğin Amerika’da 1000 kişinin 850’si, Avrupa’da 1000 kişinin 700’ü araç sahibi. Bizim ülkemizde 1000 kişiden 400’ü araç sahibi. Yani 5-10 yıl içinde trafik sorunları ciddi şekilde artacak” dedi.

Kent merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için uydu kentler ve alternatif yaşam merkezleri oluşturulması gerektiğini vurgulayan Karacasu, bu merkezlerde insanların sosyo-kültürel ve günlük ihtiyaçlarını karşılayacak okul, banka, market ve eğlence alanlarının bulunmasının önemine değindi. Ayrıca altyapının planlı bir şekilde hazırlanmasının, yoğunluğu yönetmede kritik rol oynadığını söyledi.

Prof. Dr. Karacasu, bisiklet yolları ve yaya öncelikli ulaşım politikalarının önemine de değinerek, “Bisiklet yolları ve yaya alanları, bir şehrin gelişmişlik seviyesini gösterir. Tüm dünyada yayalara ve bisiklet sürücülerine büyük saygı gösteriliyor. Bizim ülkemizde de öncelikleri onlara vermemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Karacasu, Eskişehir’de bisiklet yollarında yaşanan bazı sıkıntılara da değinerek, “Bazı bisiklet yolları yüksek yapıldı, sürücüler park etti, boyalar kalktı. Sonra delinatörler konuldu ve insanlar bunlarla birlikte park etmeye başladı. Bu yüzden mecburen sert tedbirler uygulandı. Ancak esas amaç, yayalara ve bisiklet sürücülerine saygıyı sağlamak” dedi.

Eskişehir’de tarihe saygı böyle mi olur? Seyitgazi’de skandal görüntüler!
Eskişehir’de tarihe saygı böyle mi olur? Seyitgazi’de skandal görüntüler!
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Karacasu, trafikte sürücülerin ve yayaların birbirine saygı göstermesinin önemine de dikkat çekerek, “Sürücünün fren mesafesi yaklaşık 10 santimetredir. Bir insan yürüyüşte 70 santimetre adım atar. Küçük bir durma mesafesi ile büyük bir adımı kıyasladığınızda, önceliği yayaya vermek çok daha kolay ve güvenli” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi