Resmi kurumların kayıtlarında "astrolojik" bir sınıflandırma bulunmasa da, araştırmacıların doğum tarihlerinden yola çıkarak yaptığı bu hesaplamalar dijital dünyada yeni bir tartışma başlattı.

“The Godfather” serisi 54 yıl sonra geri dönüyor
“The Godfather” serisi 54 yıl sonra geri dönüyor
İçeriği Görüntüle

Asıl Neden Astroloji Değil, Mevsimsel Faktörler
Uzmanlar, burç dağılımlarındaki bu gözle görülür farkın arkasında astrolojik etkilerin değil, tamamen mevsimsel doğum dinamiklerinin yattığını belirtiyor. Türkiye'deki doğum istatistikleri incelendiğinde, doğumların özellikle yaz aylarında (Haziran-Temmuz) pik yaptığı görülüyor; bu da Haziran ve Temmuz aylarını kapsayan Yengeç burcunun listede ilk sıraya yerleşmesini açıklıyor.

Buna karşılık, kış aylarında (Ocak-Şubat) doğum oranlarının görece daha düşük seyretmesi, Kova burcu dönemine denk gelen bebek sayısının az kalmasına neden oluyor.

"Bilimsel Bir Karşılığı Yok, Tamamen İstatistiki Tesadüf"
Konuyu değerlendiren demograflar, bu tür sıralamaların bilimsel ya da astrolojik bir gizem taşımadığının altını çiziyor. Tablonun, doğumların yıl içerisindeki doğal dağılımının dolaylı bir yansıması olduğunu ifade eden uzmanlar şu uyarıyı yapıyor:

"Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri aylık ve yıllık bazda şeffaf bir şekilde açıklar ancak resmi devlet istatistiklerinde hiçbir zaman astrolojik bir kategorizasyon yapılmaz. Bu durum tamamen matematiksel bir veri okumasıdır."

Sosyal Medyanın Yeni Eğlence Trendi
Her yıl farklı verilerle yeniden harmanlanarak dolaşıma sokulan "burç bazlı nüfus" listeleri, sosyal medya kullanıcıları için eğlenceli bir içerik malzemesi olmaya devam ediyor. Pek çok kullanıcı, Türkiye'nin demografik yapısını kendi astrolojik kimlikleriyle bağdaştırarak esprili paylaşımlarda bulunuyor ve konuyu trend listelerinde tutuyor.

Kaynak: 2Eylül Haber