Teknik çalışmalar sonuç verecek mi?
Sakaryabaşı’ndaki su kaybının nedenlerini belirlemek amacıyla 2025 yılı içinde yoğun bir teknik süreç yürütüldü. 31 Temmuz – 15 Ağustos 2025 tarihleri arasında sedde üzerinde 7 farklı noktada toplam 66 metre derinliğinde sondaj yapıldı. Ardından 22 Ekim 2025’te yer altındaki çatlak ve boşlukları tespit etmek amacıyla yer radarı (GPR) yöntemiyle inceleme gerçekleştirildi. 2026 yılı Ocak ayında ise çalışmalar yeniden hız kazandı. Toplam 26 gün süren sondaj ve enjeksiyon faaliyetleri kapsamında: 45 farklı noktada kuyu açıldı, toplam 315 metre enjeksiyon gerçekleştirildi, 32 ton çimento ve 1,5 ton kum kullanıldı. Tüm bu müdahalelere rağmen havuzun eski su seviyesine ulaşamaması dikkat çekti.

Su kaybının nedeni: Kuyular ve bilinçsiz sulama
Bölge halkı ve işletmeciler, suyun azalmasının temel nedenleri arasında açılan kontrolsüz yer altı su kuyularını, yanlış ve aşırı sulama yöntemlerini gösteriyor. İki yıldır suyun olmaması özellikle turizm ve işletme faaliyetlerini ciddi şekilde sekteye uğrattı.
Bakan Yumaklı sahada inceleme yaptı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şubat ayında beraberindeki heyetle Sakaryabaşı Rehabilitasyon alanında incelemelerde bulundu. Ancak ziyaret sonrası sahadaki somut iyileşmenin sınırlı kaldığı ifade ediliyor.

Kaçak müdahale ve hukuki süreç
Öte yandan kriz yalnızca su kaybıyla sınırlı değil. DSİ, 2025 yazında Çifteler Belediyesi hakkında hukuki süreç başlattı. Gerekçe ise Sakaryabaşı’nın “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsünde olması ilgili kurumlardan izin alınmadan bölgede çalışma yapılması.
DSİ’nin tespitlerine göre belediye tarafından havuz çevresine 4 adet çeşme yapıldı bu çeşmelerden gelen atık sular havuza karıştı. Bölgedeki bazı kapaklar izinsiz şekilde açıldı Bu durumun su kalitesini bozduğu ve ekosisteme zarar verdiği belirtildi. Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü de, koruma kurulu kararı olmadan hiçbir fiziki müdahale yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Kapaklar kapalı, bu kez alt kısım çürüdü
Son günlerde ortaya çıkan tablo ise krizin farklı bir boyuta geçtiğini gösteriyor. Bayram ziyareti için bölgeye giden vatandaşlar ana gölette su seviyesi hâlâ çok düşük olduğunu, normalde 6 saatte dolan ana göletin 6 gündür yarı seviyeye kadar dolduğunu aktardı. Suyun tutulabilmesi için aşağıya akışı sağlayan kapaklar kapalı tutuluyor. Bu nedenle alt kısımlarda su sirkülasyonu durdu, kötü koku ve çirkin görüntüler oluştu kapakların açılması halinde ise ana göletteki sınırlı suyun kaybedileceği belirtiliyor.

Yıkılan işletme yeni sorun yarattı
Bölgedeki bir işletme, “su içinde kaldığı” gerekçesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ekiplerince yıkıldı. Ancak ortaya çıkan enkaz görüntüsü, düzenleme yapılamaması bölgede görsel kirliliği daha da artırdı. Belediye ise yetkinin DSİ’de olması nedeniyle müdahale edemiyor.Öte yandan konuyla ilgili edinilen ek bilgilere göre, belediyenin söz konusu alanı işletmek gibi bir amacı bulunmadığı, asıl meselenin yetki ve süreç kaynaklı olduğu ifade ediliyor. Çifteler Belediyesi ile DSİ arasında yaşanan yetki tartışmasının ardından konu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na taşındı. Yetkili kurum olarak inceleme yapan ekipler, haritalar üzerinden yaptıkları değerlendirmede yapının su içinde ve sit alanı sınırlarında kaldığını belirledi. Bu nedenle ruhsat verilmediği ve yapının kaçak statüsünde değerlendirildiği ifade edildi. Sürecin sonunda alan belediyenin tasarrufundan alınarak yıkım kararı doğrudan ilgili kurumlar tarafından uygulandı.

“Ne zaman düzelecek?” sorusu cevapsız
Tüm bu gelişmelerin ardından Sakaryabaşı’nda su seviyesi hâlâ kritik düzeyde, ekosistem zarar görmüş durumda, turizm ve yerel ekonomi darbe almış halde. Vatandaşların en çok sorduğu soru ise net, "Sakaryabaşı eski haline ne zaman dönecek?" Şu an için bu soruya verilmiş somut bir takvim ya da kesin bir yanıt bulunmuyor.




