Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Avukatı Mert Yedek, Alpu Ovası’nda yeniden başlatılan altın madeni ÇED sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Alpu Ovası’nın kısa süre önce yargı kararıyla yeniden Büyük Ova Koruma Alanı statüsüne kavuştuğunu hatırlatan Yedek, bölgede yürütülmek istenen madencilik faaliyetlerinin aslında 2017 yılında başlatılan arama çalışmalarıyla başladığını söyledi.
Yedek, ilk ÇED sürecinde sondaj çalışmaları yapıldığını, karot örnekleri alındığını ve şirket tarafından bölgede yatırım gerçekleştirildiğini belirterek, “Yapılan incelemelerde cevher tenörünün ton başına 1 gramın altında kaldığı tespit edildi. Buna rağmen bugün yeni bir ÇED süreci başlatılmış durumda” dedi.
“Toplantı yalnızca usuli bir yükümlülük”
22 Temmuz’da Alpu’nun Esence Mahallesi’nde Halkın Katılımı Toplantısı düzenleneceğini belirten Yedek, ÇED Yönetmeliği’ne göre bu toplantıların halkın bilgilendirilmesi ve görüşlerinin alınması amacıyla yapıldığını ancak uygulamada bunun gerçekleşmediğini savundu.
Geçmişte Alpu-Kömür Projesi kapsamında yapılan halkın katılımı toplantısını örnek gösteren Yedek, vatandaşlara çevreye zarar verilmeyeceği yönünde güvence verildiğini, ancak daha sonra hazırlanan bilirkişi raporlarının birçok olumsuzluğu ortaya koyduğunu ifade etti.
“Taraflı davranıldı”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şirket lehine taraflı davrandığını düşündüklerini belirten Yedek, bu nedenle kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ancak soruşturma izni verilmediğini ve yaptıkları itirazların da reddedildiğini söyledi.
“335 milyon ton kazı planlanıyor”
Alpu Ovası’nın hem tarımsal üretim hem de su kaynakları açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Yedek, planlanan madencilik faaliyetinin ciddi çevresel riskler barındırdığını ifade etti.
Proje kapsamında yaklaşık 335 milyon ton kazı yapılmasının planlandığını belirten Yedek, çıkarılacak malzemenin Kaymaz’a taşınacağını, ancak taşıma güzergâhında oluşabilecek toz, gürültü, sağlık ve çevresel etkilerin proje dosyasında değerlendirilmediğini öne sürdü.
“Bu sürecin paydaşı olmayacağız”
Mevcut ÇED dosyasının yalnızca şirket tarafından hazırlanan tanıtım dosyasına dayandığını savunan Yedek, “Hiçbir etki değerlendirmesi içermeyen bu sürecin paydaşı olmayacağız. Toplantıda hem usule ilişkin itirazlarımızı hem de ÇED sürecinin yeniden başlatılması ve dosyanın revize edilmesi gerektiğine ilişkin hukuki görüşlerimizi dile getireceğiz” diye konuştu.
“Hukuki mücadele sürecek”
Geçmiş deneyimlerin itirazların çoğu zaman dikkate alınmadığını gösterdiğini belirten Yedek, bundan sonraki süreçte ayrıntılı ÇED raporunun hazırlanacağını ve Bakanlık tarafından ÇED olumlu ya da olumsuz kararının verileceğini söyledi.
Yöre halkıyla birlikte hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Yedek, kent genelinde itiraz dilekçeleri toplayacaklarını belirterek, “Alpu Ovası daha önce termik santral mücadelesiyle nasıl korunduysa, bugün de altın madenciliği projesine karşı aynı kararlılıkla savunulacaktır” ifadelerini kullandı.
Yedek, tüm vatandaşları 22 Temmuz saat 10.00’da Esence Mahallesi’nde gerçekleştirilecek Halkın Katılımı Toplantısı’na katılmaya davet etti.


