Okullar kapandı. Hayat durdu. Bayramda Eskişehir’e daha çok turist bekliyordum. Beklentimin altında kaldı. Bayram süresince her gün Odunpazarındaki evimizden çıkarak, Odunpazarı taksi durağına doğru bakarım. Özellikle hafta sonları çok sayıda turist bana müzeleri, yolu, masal şatosunu sorar. Çibörek nereden yemesi gerektiğini bilemediğini söyler. Devrim otomobili ile Uğur Mumcu’nun otomobilinin yerini de merak eden bir hayli turist vardır.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesini 25 yıldır CHP yönetiyor. Merkez de iki belediyenin de CHP’li olması, son yerel seçimden sonra CHP’nin yükselişe geçmesi, Eskişehir’de var olan yapıyı zaten etkilemedi. Eskişehir’deki AK Parti yönetimlerinin bir türlü varlık gösterememesi, siyaset geliştirememeleri de, CHP’nin ekmeğine yağ sürüyor. Tek kutuplu dünyadan çok kutuplu dünyaya geçilse de, Eskişehir’de 25 yıldır tek kutuplu bir yapı var. Tek kutuplu yapının içinde zaman zaman harpler çıkmasa, kimse bir farkındalık görmeyecek.

ERKEN SEÇİMİ YALAZ İSTİYOR
Eskişehir’de son genel seçimde de, yerel seçimde de CHP’li belediyeler çalıştı. Genel seçimlerdeki seçim çalışmaları sırasında, yerel seçim varmış gibi Eskişehirliler mevcut belediye başkanları ile fotoğraflar çektirdi. Milletvekili adayları, figür olarak yer aldı. Hatta genel seçim çalışmalarında, belediye başkanlarının katılmadığı çalışmalarda milletvekili adayları ilgi görmedi. Onlarla fotoğraf çektiren bile olmadı. Yerel seçimlerde bitti. Seçim çalışmaları nedeniyle, CHP’li belediye başkanlarının bütçelerini zorladıklarını düşünüyorum. CHP’li başkanlar, yıllardır AK Partililerin seçim taktiklerini uyguladılar. Sonra tasarruf tedbirlerine gelinmesi tesadüf değildir.

SIRA KİMDE?
Belediye başkanları bugün bir genel seçimi istemiyor. Beklemiyor. Başkan Ünlüce bile genel seçim için birkaç yıl sonrayı gösterdi. Eskişehir’de erken genel seçimin olmasını en çok dile getiren, seslendiren ise CHP İl başkanı Talat Yalaz’dır. CHP’de en önde siyaset yapanlar, Büyükerşen’in de bir şekilde devre dışı kalması ile milletvekili olma sırasının kendilerine geldiğine inanıyorlar. Öyle ya, 25 yıldır kaç genel seçim gördük. Listeleri Büyükerşen yaptı. Sadece bir seçimde, ilk sıra adayı benim gazım ile Büyükerşen’in düşüncesi dışında listede yerini almıştı.

TARTIŞMA NORMAL
Gazeteci Yılmaz Özdil, kendi sosyal medya hesaplarından yaptığı bir dakikalık konuşma da, Özgür Özel'in erken seçim isteyecek yerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmelere başlamasını eleştiriyordu.Özgür Özel öfkelendi, Yılmaz Özdil'i 2007 yılında bazı seçmenleri hedef alarak sarf ettiği "bidon kafalı" deyimiyle vurmaya çalıştı.
Özdil de susmadı Özel'e ağır cümlelerle yüklendi. Eleştirmek gazetecinin görevidir.
Çizmeyi aşar işi hakarete vardırırsa siyasetçi dava açabilir. Bana geçmişte birkaç siyasetçi dava açmıştı. Bana hakarete 4 yıl hapis istenen siyasetçi vardı. O siyasetçinin hapis cezası almaması için, sonuç hâsıl olunca davamı geri aldım. Açan ve açılanın olaydan ders çıkarması önemlidir.
Tartışma konusunda siyasetçiyi gazeteciyi doğrudan ya da dolaylı bilgilendirir.
Ama polemiğe girmez.Girerse kendini küçültür zor duruma sokar...
Eleştiriye tahammülsüzlüğünü sergiler. Bu konularda büyük siyasetçi Süleyman Demirel gibi olmak gerekir. Onu rahmetle anarken, Süleyman Demirel der ki:”Bir siyasetçi sabah gazeteleri okur kafayı yazılanlara takarsa o gün öğlene kadar kendine gelemez.”.
Siyasetçi gazeteciyle polemiğe girişirse halk gazetecinin haklı olduğunu düşünmüştür. Tarihte örnekleri vardır. Bir kişiyi muhatap almakta, karşı tarafı ciddiye almak anlamına gelir.

KARTLAR KARILIYOR
CHP ‘de sonbaharda tüzük kurultayı var. Kimisi seçimli olabilir diyor. Kurultay nedeniyle CHP’de ortalık Ağustos sonu gibi hareketlenir. Zaten, Cumhurbaşkanı adaylığı yarışı erken başladı.İki isim öne çıkmıştı.Ekrem İmamoğlu, Mahsur Yavaş isimlerine Özgür Özel’in de eklendiğini düşünüyorum. Çünkü, CHP’de konuşulmaya başlanıldı. İmamoğlu ve Özgür Özel birlikte hareket etmişti. Şimdi ise, Özgür Özel’in eskisi gibi Kemal Kılıçdaroğlu ile hareket edeceği konuşuluyor.
6-9 Eylül arası Tüzük Kurultayı yapılacak. Gelişmeler Kılıçdaroğlu çevresi hesap yapmaya başlamasına neden oldu. Son dakikada tavır değiştiren, Kılıçdaroğlu’nu terk eden delegeler, pişman olduklarını söylüyorlarmış. Kurultay seçimli olursa destekleri, Kııçdaroğlu2n dan yana olacakmış. İmamoğlu tarafı da, “Genel başkan tartışılmaz değil.
Seçimli kurultay olabilir” demeye başlamışlar. İmamoğlu’nun tek hesabı Cumhurbaşkanlığıdır. Batılıların desteğine güveniyor. Özel’in yerine de Gökhan Günaydın düşünülüyor. Siyasette olmaz, olur. En son örneği hem CHP Kurultayında hem de Eskişehir’de Büyükşehir Belediye başkan adayı belirlemesinde gördük. İzlemeye devam edeceğiz.