Bazen Odunpazarı Belediyesi bizi şaşırtıyor. Belediyenin uygulamalarını bazen kızarak eleştiriyoruz. Bazen de belediyeden beklenmedik, bir etkinlik ile karşılaşıyoruz. Gerçekçi şiirleri ile yaşadığı dönemde tarihe ışık tuttu. Şiirleri unutulmaz bestelerle toplumumuzun diline dolandı. Onu kaybedeli 42 yılı geride bıraktı. Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in anılmasından sonra Odunpazarı Belediyesi Eskişehir’e mal olan Cemal Süreya ile Eskişehir’de yaşayan 200 Balkan Türk’ü için önem taşıyan Sabahattin Ali’yi de anmalıdır. Korkmazgil çizgisinde gitse Kazım Kurt’u daha çok seveceğiz.
KAŞI DESTAN
Saati nedeniyle Odunpazarı Belediyesinin anma etkinliğine katılamadım. Lise de öğrenciyken, dilimizde hep Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirleri vardı. O zaman hayattaydı. Lise bittiğinde ise o artık aramızda değildi. Tarihe ‘acıyı bal eğleyen şair’ olarak geçen Korkmazgil’in ilk kitabı Kavel işçisi için yazdığı kitap oldu. Kavel işçisi, benim doğduğum yıl greve gitti ve gren 62 gün sürdü. Bu grev Türkiye tarihine damga vuran grevdi. Türkiye’de, grev ve toplu sözleşme hakkı ilk kez bu grev sayesinde yürürlüğe konuldu. Lise de öğrenciyken, kadın Biyoloji öğretmenimiz onun şiirlerini okurdu. Liselerde bugün böyle öğretmen edebiyat öğretmenleri içinde bile yok. Ahmet Kaya tarafından bestelen “bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan gözü destan elleri kan içinde kör olasın demiyorum
kör olma da gör beni” dizeleri bulunan şiiri bizim sürekli okuduğumuz bir şiirdi.
ŞİİR EMEKÇİSİ
Hasan Hüseyin Korkmazgil, kendini şiir emekçisi olarak tanıtırdı. Şiirlerini her beraber başköşeye koyduk. Her zaman içimizdeki fırtınaların sesi oldu. Onda başka şairlerimiz olan Nazım Hikmet ve Atilla İlhan’ın da etkilerini görürüz. Şiirlerinde ve kitaplarında, bizlere Türk toplumuna bireysel duyarlıklar ile doğa ve insan sevgisini anlattı.
ŞİİR NE İŞE YARAR?
Odunpazarı Belediyesinin etkinliği ile Hasan Hüseyin ile ilgili hafızalarımızı tazelerken, onun sağlığında şiirle ilgili söylediği şu sözler aklımıza geldi: “Yıllardır yazar, çizer, söylerim: Bilineni bilinmeze, görüneni görünmeze, duyulanı duyulmaza, kısacası, somutu soyuta itme değildir Şiir’in işi. Tam tersi: Bilinmezi bilinir, görünmezi görünür, duyulmazı duyulur, duyumsanmazı duyumsanır, algılanmazı algılanabilir yapmaktadır.”
UNUTULMAZ BESTELER
Hasan Hüseyin’in birçok şiiri de çeşitli sanatçılar tarafından bestelendi. Aralarında en çok bilinenleri Grup Yorum’un söylediği Haziran’da ölmek zor, Ahmet Kaya’nın besteleyip söylediği, Öyle bir yerdeyim ki, Grup Merhabanın söylediği Acıyı bal eyledik şiirleri herkes tarafından hatırlanır.
BASIN İŞÇİSİYİM
Akis dergisinde çalıştı. Çeşitli dergilerde mizah öyküleri yayımladı. 1968-1970 yıllarında Forum dergisini, 1972-1973 yıllarında Toplum dergisini yönetti. 2 Haziran 1970 tarihinde hayatını kaybeden “Orhan Kemal'in güzel anısına” ibaresiyle kaleme aldığı “Haziranda Ölmez Zor” şiirinde şöyle sesleniyordu;” Gece leylâk ve tomurcuk kokuyor bir basın işçisiyim, elim yüzüm üstümbaşım gazete, geçsem de gölgesinden tankların tomsonların, şuramda bir çalıkuşu ötüyor, uy anam anam haziranda ölmek zor”. Ardından oğlu olan şair oğluna da Temmuz adını koydu.
BEKLENTİ
Odunpazarı Belediyesinden bir süre Eskişehir’de yaşayan ve sokağındaki evi müze yapılan Cemal Süreya ile Sabahattin Ali ile ilgili de etkinlik bekliyoruz. Sabahattin Ali’nin Bulgaristan tarafını da ben halledeceğim. Ve de bir dize ile bugünkü yazımızı bitirelim:” O yuvasız çalıkuşu, bense kafeste kanarya
o dolaşmış daldan dala, savurmuş yüreğini, ben bölmüşüm yüreğimi
başkaldıran dizelere”.