15 Temmuz Atlantik eliyle yapılmak istenen darbe girişimini unutmamalıyız. 15 Temmuz gecesi darbe girişimini öğrendikten hemen sonra evden çıkarak, vilayet meydanına gittik. 12 Eylül darbesini yakından görmüş bir kişi olarak, hemen vilayet meydanına gittim. Vilayet meydanına bir gazeteci arkadaşım daha geldi. Vilayeti koruyan polisler uzun namlulu silahlarını kuşanmışlardı. Ülkede bir daha darbe gerçekleşmeyecekti. Bende ne olacağı soranlara, Atlantik güçlerinin artık Türkiye’de darbe yapamayacağını söyledim, durdum. Atlantik’ten desteklenen o terör örgütüne daha birkaç gün önce Eskişehir’de yeni bir operasyon yapıldı. Terör örgütünün 15 Temmuz’a giden yolda nasıl hazırlık yaptığı da ortaya çıkıyor. Mücadele bugünde soruyor.

23 GİZLİ TOPLANTI YAPILMIŞ

Amerika’dan idare edilen bu terör örgütü, 15 Temmuz 2016 da ülkemizde 251 yurttaşımızın şehit olmasına neden oldu. Örgüt tarafından darbe girişiminin kararının 8 ay önce verildiğini bugün öğreniyoruz. Yıllar geçtikçe olay daha net şekilde aydınlanıyor. Ortaya çıkıyor. 23 gizli toplantı, Ankara-İstanbul ve Pensilvanya hattında mekik dokuyanlar tarafından gerçekleştiriyor. Kısacası, her şey bir günde olup bitmiyor, ülkemiz üzerine plan ve hazırlık aşaması var. 15 Temmuz darbe girişiminin planları çok önceden yapılmış.

Terör örgütü bürokrasideki varlığına güveniyormuş. Bugün daha iyi anlaşılıyor. Örgüt, yapılan seçim sonucunu beğenmeyince, darbeye yöneliyor. Darbe ekibi kuruluyor. Rütbeli bazı askerler, Pensilvaya’daki çiftliğe giderek planlamaya katıyorlar. Yanlış hesap, Türk milletinden dönüyor. Bu hesaba katılmıyor.

YILLAR GEÇİYOR

Yıllar çok çabuk geçiyor. 10 yılı geride bırakmışız. 15 Temmuz Atlantik eliyle yapılmak istenen darbe girişimini hiçbir zaman unutmamalıyız. 15 Temmuz gecesi darbe girişimini öğrendikten hemen sonra vilayet meydanına gittim. Valilikte görevli polislerin, darbe girişimine karşı mücadeleye hazır olduklarını gördüm. Benim dışımda sadece bir gazeteci vilayet meydanına gelmişti. Polisler, uzun namlulu silahlarla donatılmıştı. Çelik yeleklerini giymişlerdi. Yanıma geldiler. Kısa süreli konuşmamızdan sonra tekrar valiliğe görev yerlerine döndüler. Dönemin Valisi gelişmeleri konaktan izliyordu. Valilik binasında görevli polis memurları, valiliği işgal etmeye gelebilecek güçlerle çarpışmaya hazır bir şekilde bekliyorlardı.

POLİSİN KARARLIIĞI

Vilayet meydanında beklerken, yanıma Emniyet Müdürlüğümüzün üst düzey personeli de geldi. Onlarda devlet içine yuvalanmış, terör örgütünü alt etmeye kararlıydı. Sonra darbe girişimcilerine karşı ölmeyi bile düşünen Eskişehirliler ellerinde ay-yıldızlı bayraklar ile vilayet meydanına geldiler. Meydanı doldurdular. Yanımıza gelen Eskişehir Emniyet Müdürlüğün üst düzey yöneticileri, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden haberleri bizimle paylaştılar. Türk milletinin Eskişehir gibi her yerde darbeye karşı kararlığını da öğrenmiş olduk. Sonuçta, Eskişehir’de darbe girişimcilerinden kat kat fazla yurtsever ve demokrasi yanlısı olduğunu da öğrenmiş olduk.

Çiftelerli hemşerimizi unutmuyoruz

12 Eylül 1980 de darbe yapmayı başaranlar, bu kez yenilmiş oldu. Darbe girişiminden birkaç sün sonra, bir Eskişehirliyi İstanbul da şehit verdiğimizi öğrendik. Çengelköy Sabancı Polis Merkezi'ndeki arkadaşlarına yardım etmek için giden Çiftelerli hemşerimiz polis memuru 26 yaşındaki Fatih Dalgıç'ın karakolda terör elemanları tarafından şehit edildi. Kendisini saygıyla anıyoruz. Diğer şehitlerimiz gibi onunda mekânı cennet olsun. 51 polisimiz o gece şehit oldu. Adı geçen terör örgütü, sonuçta yenildi.

MÜCADELE SÜRÜYOR

15 Temmuz’dan sonra en çok ihraçlar polis teşkilatında yaşandı. İhraç edilen 125 bin 678 kişiden 41 bin 77’sinin İçişleri Bakanlığı personeli olduğu ortaya çıktı. Kısacası, 1970’li yıllardan bu yana ordu, polis ve devlet kurumları başta olmak üzere batılıların desteği ile örgütlenen örgütle mücadele henüz tamamlanmadığı son yapılan operasyonla da görülüyor. Mücadele sürüyor.