CHP’de il başkanı, Tepebaşı ve Odunpazarı İlçe başkanı görevden alındı. CHP Merkez Yürütme Kurulu tarafından görevler alınanlar, karardan meşru olmadığını söylediler. Peki, ne olursa meşru olur? CHP’nin yakın tarihine bakmakta fayda var.

Birkaç gün önce bu köşemde, CHP’de belediyelerin, örgüt işlerine karışmaması gerektiğini söyledim. DSP’nin Eskişehir ilk kez 2 milletvekili çıkardığı seçimde, il ve ilçe başkanları görevden alınmışlardı. Bu duruma içerleyen yönetimler, Ankara’ya DSP genel merkezi önüne protestoya gitmişlerdi. Ecevit de onlara hitaben,” Sizler kağıt üstünde, örgütlersiniz” cevabını vermişti. Kural aynı değişmiyor. CHP’li olmayanlar, bir bakıyorsun, seçilmiş olarak karşına çıkıyor.

ÖRGÜT NASIL ÖRGÜT

Şimdide, CHP bir yol ayrımına geldi. Genel merkeze kazan kaldıran örgütler görevden alınıyor. Kime CHP’de düzgün bir siyasi partiler yasası çıksın, diye mücadele etmiyor. CHP’de kurultay mahkemelik olduğu ve mahkeme kurultayın doğru yapılmadığına karar verdiği için bu kaos yaşanıyor. Şimdi, kimileri mahkeme kararını tanımadıklarını söylüyor. Bunları söyleyenlerin bir kısmı da CHP’de siyaset yapan hukukçulardan oluşuyor. Altı oktan bahseden yok.

KİM NASIL GELDİ?

Mesela Kazım Kurt, bir dönem CHP’den ihraç edildi. Rahşan Ecevit de, DSP’ye gelmesini istememişti. Yılmaz Büyükerşen, ilk önce Kazım Kurt’u DSP’ye aldı. Sonra da hep beraber CHP’ye geçtiler. Kurt ile CHP’de Ertuğrul Günay da ihraç edilmişti. Hatta CHP’ye birlikte dava açtılar. AK Partiden bakan da olan Ertuğrul Günay’ı CHP’ye karşı Kazım Kurt savunmuştu.

Yılmaz Hoca’nın girişimi ile CHP’de Merkez Yürütme Kurulu kararlarına rağmen, Kazım Kurt hem milletvekili, hem de belediye başkanı oldu. Merkez Yürütme Kurulu kararları, Kazım Kurt’a uygulamadı. Genel başkan da o dönemde yine Kemal Kılıçdaroğlu’ydu.

KARARI TANIMAYAN

Talat Yalaz’ın ilk kez il başkanı olduğu kongrede, Talat Yalaz, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin adayı olarak il başkanı adayı oldu. Özgür Özel ve Kazım Kurt’un adayı Figen Kâhya’dır. Eğer, Kazım Kurt daha seçilebilecek aday çıkarsaydı. Talat Yalaz yoktu.

Talat Yalaz, Atilay Dalgıç’ın Tepebaşı ile başkanı olduğu kongrede ilçe yönetimindeydi. İlçe başkanı olması düşünülüyordu. Düşünülen il başkanı olmayınca, kongreye dört gün kala, Talat Yalaz Atilay Dalgıç, Ahmet Ataç’ın adayı olarak ortaya çıktı. Yılmaz Büyükerşen de onayladı. Kongrede seçtirmek kalmıştı. Bu işe demokrasiye diyebilir miyiz? Demokrasi böyle işliyor. Rahmi Çınar da, Kazım Kurt’un işareti ile ilçe başkanı oluyor.

Şimdi, belediye başkanları ve görevden alınan Talat Yalaz, Rahmi Çınar, Tevfik Yıldırım, kararın hukuksuz ve anti demokratik olduğunu söylüyor. Talat Yalaz gelecekte ilerleyebilecek bir siyasetçi olabilirdi. Ancak, CHP’deki son gelişmede genel merkez ile hareket etmesi gerekirdi. Genel merkeze muhalefet yapınca, doğal sonuç olarak görevden alındı. Partiden kaydı silindi.Yazık oldu. Gelecekte Yılmaz Hoca gibi birisi Eskişehir’de ortaya çıkarsa, siyasete dönebilir. Yani, şansının açık olması gerekiyor.

CHP’DEN MİLLETVEKİLİ OLDU

Kazım Kurt, Merkez Yürütme Kurulu, kararlarına rağmen hem milletvekili ve hem de belediye başkanı olma becerisini gösterdi. Yolu açık olsun. Bir CHP’li de aynı şekilde CHP’den milletvekili oldu. Yine, Yılmaz Büyükerşen’in desteği ile seçildi. İbrahim Arslan, CHP merkez ilçe başkanıyken, partiden kendi örgütlediği kalabalık bir grup ile istifa etti. Sonra yolu Yılmaz Büyükerşen ile kesişti. Önce meclis üyesi sonra CHP milletvekili oldu. Bir şekilde partiye döndü. Profiline net CHP’li olmayan İmamoğlu’nun fotoğrafını koyuyor. Ben olsam Yılmaz Hocamı koyarım.

Bir daha Yılmaz Hoca gibi biri partiye gelirse, Talat Yalaz ilk önce meclis üyesi veya il başkanı sonra da, milletvekili, ardından belediye başkanı olabilir. Eskişehir’de tarih böyle yazıldı. 25 yıldır. Gelecek 25 yılda da böyle yazılabilir. Hazırlıklı olmak gerekir. Anti demokrasi, hukuksuzluk gibi şeylerden bahsetmeyelim.