Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Kamuran Arıkan, yaptığı basın açıklamasında saldırıyı kınayarak, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet ne zaman son bulacak? Daha kaç can yitireceğiz?” ifadelerini kullandı.
“OKULLARDA CAN GÜVENLİĞİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA”
Arıkan açıklamasında, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artarak devam ettiğini belirterek, mevcut tedbirlerin yetersiz kaldığını vurguladı.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin gerekli ve kalıcı tedbirler alınmadığı takdirde son olmayacağına vurgulayan Arıkan, “Yaşanan elim hadise adeta “geliyorum” demiştir. Merhume öğretmenimizin disiplin kurulunda can güvenliklerinin bulunmadığını dile getirdiği ifade edilmektedir. Buna rağmen etkili önlemlerin alınmamış olması, sorumluluğun ne denli ağır olduğunu gözler önüne sermektedir” dedi.

“YASAL DÜZENLEMELER YETERSİZ
Bugün okullarda öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin ciddi bir tehdit altında olduğunu vurgulayan Arıkan, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, taciz ve mobbing vakaları artarak devam etmektedir. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda öğretmenlerin şiddetten korunmasına yönelik düzenlemeler yapılmış olması çok kıymetlidir. Buna göre; faile verilen cezalar yarı oranında artırılırken, hapis cezasının ertelenmesi hükümleri de uygulanmamaktadır. Ancak yaşanan olaylar bu müeyyidelerin tavizsiz uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz. Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır. Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamamaktadır. Eğitimcilerin itibarını yerle yeksan eden, asılsız, hiçbir somut gerekçeye dayanmayan ve adı değiştirilen şikâyet hatları birer saatli bomba niteliğindedir. Liyakate dayanmayan yönetici görevlendirmeleri, şeffaflıktan uzak ödül ve ceza mekanizmaları öğretmenlik mesleğini rencide etmektedir. Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın, tutum ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir. Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yetersizdir” diye konuştu.
“HER OKULDA KAMERA SİSTEMİ OLMALI”
Okulların ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumda olduğunu aktaran Arıkan, sözlerine şöyle devam etti:
“Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve teslimiyet anlayışı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür. Okullarımızda ödenek yetersizliği nedeniyle güvenlik görevlisi tahsis edilmemesi, öğrencilerin okula kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmesi, bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkâr ve baskılayıcı tutumları, öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlar haline gelmiştir. Düşünebiliyor musunuz? Pek çok okulda güvenlik, nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Öğretmenler hem eğitim vermek hem de güvenliği temin etmek zorunda bırakılmaktadır. Bu kabul edilemez bir sorumluluktur. Birçok okulda yeterli kamera sistemi bulunmamaktadır. Okullar, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Oysa şunu net olarak ifade etmeliyiz ki; eğitim ve eğitim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir. Öğretmenin can güvenliğinin sağlanmadığı, “Başıma ne gelecek?” kaygısıyla görev yaptığı huzursuz bir ortamda eğitim-öğretim hizmetlerinin sağlıklı, verimli ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir. Artık açıkça görülmelidir: Okullara yeterli bütçe ayrılmalı, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmeli, her okulda kamera sistemi olmalı ve aktif olarak kullanılmalıdır.”
Arıkan, ayrıca bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti.




