Eskişehir'de Tepebaşı ilçesine bağlı Atalan Mahallesi ile Mihalgazi ilçesine bağlı Alpagut Mahallesi'nde yapılması planlanan maden projesine ilişkin açılan davada hazırlanan bilirkişi raporunda, ulaşım konusu dışında ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak hazırlandığı belirtilirken, 18 Ekim 2025 tarihli "ÇED Olumlu" kararının iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildi.

Kazım Kurt’tan Eskişehirspor çıkışı: “Başarıda protokolde olanlar, zor zamanda ortadan kayboluyor”
Kazım Kurt’tan Eskişehirspor çıkışı: “Başarıda protokolde olanlar, zor zamanda ortadan kayboluyor”
İçeriği Görüntüle

Konuya ilişkin açıklama yapan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, 20 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen bilirkişi keşfine kendisinin de katıldığını hatırlatarak, incelemelerin ardından hazırlanan raporun çevrecilerin ve bilim insanlarının uzun süredir dile getirdiği uyarıları doğruladığını ifade etti.

Süllü, "Bakanlıkta gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme Toplantısı'nda da dile getirdiğimiz üzere, kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanmış, bilimsel temelden uzak ÇED dosyasına ilişkin uyarılarımızın haklı olduğu bilirkişi raporuyla ortaya çıktı. Bilim insanlarının hazırladığı resmi rapor, bölgede planlanan altın madeninin doğaya ve yaşama ciddi zararlar vereceğini açıkça ortaya koyuyor. Bu tespitlere rağmen projeyi savunmaya devam edenler, bu doğa tahribatının sorumluluğunu da üstlenmiş olacaktır." dedi.

"Eskişehir yerine Çanakkale verileri kullanılmış"

Bilirkişi raporundaki en dikkat çekici tespitlerden birinin hava kirliliği hesaplamalarında Eskişehir yerine Çanakkale'nin meteorolojik verilerinin kullanılması olduğunu belirten Süllü, bunun kabul edilemez bir hata olduğunu söyledi.

"Bir kentin geleceğini belirleyecek çevresel etki raporunda başka bir ilin iklim verilerinin kullanılması, hazırlanan ÇED raporunun ne kadar özensiz olduğunu ortaya koyuyor. Böyle bir rapora dayanılarak verilen ÇED olumlu kararının ne hukuki ne de vicdani bir karşılığı olabilir." ifadelerini kullandı.

"57 bin ağaç, Sakarya Havzası ve tarım alanları risk altında"

Süllü, bilirkişi raporunda çevresel risklerin ayrıntılı şekilde ortaya konulduğunu belirterek, projeyle birlikte 57 bin 534 ağacın kesileceğinin, Sakarya Havzası'nın siyanür ve ağır metal kirliliği riskiyle karşı karşıya kalacağının, 60 milyon ton pasa depolama alanında sızdırmazlık tabakası bulunmadığının, tarım arazilerinin yanlış sınıflandırıldığının ve Oluklaryanı Arkeolojik Sit Alanı'nın tehdit altında olduğunun tespit edildiğini söyledi.

"Bu tablo yalnızca bir maden projesini değil, doğrudan yaşam alanlarımızı ilgilendiren büyük bir yıkımı tarif ediyor." diyen Süllü, Eskişehir'in maden sahası değil, bir yaşam havzası olduğunu vurguladı.

"Bilim konuştu, artık sıra yargıda"

Mahkemenin bilirkişi raporunu dikkate alarak karar vermesi gerektiğini ifade eden Süllü, "Bilirkişi raporunun da ortaya koyduğu gibi ÇED olumlu kararı iptal edilmelidir. Eskişehir'in toprağını, suyunu, ormanını ve geleceğini şirketlerin insafına bırakmayacağız. Alpagut'u, Atalan'ı ve Sakarya Havzası'nı sonuna kadar savunacağız. Yerin üstü, yerin altından çok daha değerlidir. Mücadelemiz, yalnızca ÇED kararının iptal edilmesine kadar değil, maden projesi tamamen iptal edilene kadar sürecek." diye konuştu.

Kaynak: Bülten