Dünya genelinden 58 bilim insanının imzaladığı kapsamlı araştırma, Grönland ve Antarktika buz örtülerindeki kaybın boyutunu ortaya koydu. 27 uydu görevinin verileri ile 42 ayrı araştırmanın bir araya getirildiği çalışmaya göre, iki büyük buz örtüsü 1979'dan bu yana 12 trilyon tondan fazla buz kaybetti.

Norveç'te koyun otlağında 560 milyon yıllık fosil bulundu
Norveç'te koyun otlağında 560 milyon yıllık fosil bulundu
İçeriği Görüntüle

Erişilebilen uydu kayıtları Grönland için 1972'ye, Antarktika için ise 1979'a kadar uzanıyor. Araştırmacılar, elde edilen verilerin iki buz örtüsündeki uzun vadeli değişimleri ortaya koyan en kapsamlı kayıtlardan biri olduğunu belirtti.

Buz kaybının yüzde 84'ü okyanus kaynaklı
Araştırmaya göre buz kaybının yaklaşık yüzde 84'ü, özellikle buzulların okyanusla buluştuğu bölgelerdeki dinamik değişimlerden kaynaklanıyor. Buzbilimci Ines Otosaka, kaybedilen buzun büyük bölümünün yüzeyde erimek yerine hızlanan buzullar aracılığıyla okyanusa taşındığını belirtti.

Kalan yüzde 16'lık bölümün ise yüzey erimesi ve kar yağışı gibi atmosferik koşullarla bağlantılı olduğu ifade edildi.

Sıcak okyanuslar buz kaybını hızlandırıyor
Fosil yakıtların kullanımından kaynaklanan sera gazları nedeniyle okyanuslar atmosferdeki fazla ısının önemli bölümünü emiyor. Okyanusların ısınması, buz örtülerinin çevresindeki deniz koşullarını değiştirerek buz kaybını artırıyor.

Grönland çevresinde Atlantik'ten gelen daha sıcak suların kuzeye doğru ilerlemesiyle "Atlantikleşme" olarak adlandırılan süreç yaşanıyor. Antarktika'da ise güçlü rüzgarlar ve ısınan suların etkisiyle kutup çevresindeki akıntıların güçlenmesi, sıcak suların buzulların altına ulaşmasına neden oluyor.

Deniz seviyesi yaklaşık 31,4 milimetre yükseldi
Araştırmada, Grönland ve Antarktika'daki buz kaybının 1979'dan bu yana küresel deniz seviyesini yaklaşık 31,4 milimetre yükselttiği hesaplandı.

Uzmanlara göre 1990'lardan itibaren hızlanan buz kaybında kalıcı bir yavaşlama görülmüyor. 2020-2023 döneminde Antarktika Yarımadası'ndaki bazı veriler istikrar işareti verse de araştırmacılar bunun kısa vadeli hava koşullarıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekiyor.

Çalışma, Scientific Data dergisinde yayımlandı.

Kaynak: Sciencealert