Demiral, mevcut emeklilik sisteminin bilinçli tercihlerle emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini belirterek, “Emekliye açlık, yandaşa saltanat dayatılıyor. Bu yağma düzeni yıkılacak” dedi.

Eskişehir’in saz ve söz ustaları Yörük-Türkmen kültürüne renk kattı!
Eskişehir’in saz ve söz ustaları Yörük-Türkmen kültürüne renk kattı!
İçeriği Görüntüle

Emekliliğin onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarıldığını vurgulayan Demiral, milyonlarca emeklinin yoksulluk, borç, barınma ve geçim kriziyle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Bu tablonun bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercih olduğunu dile getiren Demiral, sosyal devlet anlayışının tasfiye edildiğini savundu.

Demiral, BESAR’ın Aralık ayı verilerine dikkat çekerek açlık sınırının 39 bin, yoksulluk sınırının ise 97 bin liraya ulaştığını, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin 64 bin lirayı geçtiğini belirtti. Yaklaşık 17 milyon emeklinin 5 milyonunun 16 bin 881 lira aylıkla yaşam mücadelesi verdiğini kaydeden Demiral, dul, yetim, engelli ve yaşlılık aylıklarının bunun da altında kaldığını söyledi.

2026 Ocak ayında emekli maaşlarına yapılması öngörülen artışların yetersiz olduğunu savunan Demiral, “Bu bir zam değil, yoksulluğun güncellenmesidir” ifadelerini kullandı. Üst düzey yöneticilere yönelik maaş artışlarıyla emeklilere “para yok” denilmesini adaletsiz gelir dağılımının açık göstergesi olarak nitelendirdi.

Tüm Emeklilerin Sendikası’nın taleplerini de sıralayan Demiral, tüm emekli maaşlarına 20 bin lira seyyanen zam yapılmasını, en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına eşitlenmesini, enflasyon kayıplarının telafi edilmesini, sağlık katkı paylarının kaldırılmasını, barınma ve kira desteği sağlanmasını ve emeklilerin toplu sözleşmeli sendika hakkının yasal güvenceye alınmasını istedi.

Açıklamasında emeklilere de çağrıda bulunan Demiral, “Dilenci değil, emekliyiz. Sadaka değil, gasp edilen hakkımızı istiyoruz. Çare örgütlü gücümüzdür” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Gamze Uysal