Esnafın yalnızca emeklilik süresinde değil, prim ödemelerinde de ciddi bir yük altında olduğunu ifade eden Arnik, 9 bin gün ile 7 bin 200 gün arasındaki 1.800 günlük farkın yaklaşık 5 yıllık ek prim yükü anlamına geldiğini söyledi.
“1.800 gün yaklaşık 5 yıl demek”
Esnafın ekonomik darboğazda olduğunu belirten Murat Arnik, kira, elektrik, doğal gaz, vergi, çalışan maaşı ve SGK primleri gibi birçok giderin işletmelerin üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu dile getirdi.
Arnik, “Bugün esnaf ve sanatkârımız ciddi bir ekonomik darboğaz içerisinde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Kirasını, elektriğini, doğal gazını, vergisini, çalışanının maaşını ve SGK primlerini ödeyen esnafımız, artan işletme maliyetleri karşısında kendi Bağ-Kur primini dahi ödemekte zaman zaman güçlük yaşayabiliyor” dedi.
9 bin gün ile 7 bin 200 gün arasındaki farkın yalnızca emeklilik tarihi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arnik, “1.800 gün yaklaşık 5 yıl demektir. Şu dönemde zaten ödeme güçlüğü yaşayan küçük esnafımız açısından yaklaşık 5 yıl daha fazla prim ödeme yükü anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.
“Esnafın sorunu sadece prim günü değil”
Bağ-Kur primlerinin esnaf açısından önemli bir maliyet oluşturduğunu söyleyen Arnik, esnafın prim ödeme gücünün de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Arnik, “Esnaf ve sanatkârımızın sorunu sadece prim günü değil, o primi ödeyebilme meselesidir. İşletmesini ayakta tutmaya ve istihdamını korumaya çalışan esnafımızın sosyal güvenlik sistemindeki bu yükünün yeniden değerlendirilmesini istiyoruz” diye konuştu.
“Esnaf ayrıcalık değil, eşitlik istiyor”
Yanında çalışan personelin maaş ve SGK primlerini ödeyen esnafın kendi emekliliği için neden 1.800 gün daha fazla prim ödemesi gerektiğini soran Arnik, taleplerinin çalışanların haklarının geriye götürülmesi anlamına gelmediğini söyledi.
Arnik, “Çalışanlarımızın sosyal güvenlik hakları bizim için son derece kıymetlidir. Hiçbir çalışanımızın kazanılmış hakkının geriye götürülmesini istemiyoruz. Ancak yanında istihdam sağlayan, çalışanının maaşını ve SGK primlerini ödeyen, vergisini veren ve işletmesinin bütün ekonomik sorumluluğunu üstlenen esnafımızın da hakkının korunmasını istiyoruz” dedi.
Esnafın herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini belirten Arnik, “Biz bir kesimin hakkının azaltılmasını değil, esnafımızın şartlarının iyileştirilmesini talep ediyoruz. Esnafımız ayrıcalık istemiyor; sosyal güvenlikte eşitlik ve hakkaniyet istiyor” ifadelerini kullandı.
“1 milyon küçük esnafın beklentisi sonuçlansın”
Bağ-Kur prim gün sayısının 7 bin 200 güne indirilmesinin yalnızca lokantacı ve kasap esnafının değil, çok sayıda küçük esnafın ortak beklentisi olduğunu belirten Arnik, düzenlemenin sonuçlandırılması çağrısında bulundu.
Arnik, “Bu yalnızca lokantacı ve kasap esnafımızın sorunu değildir. Bakkalımızın, berberimizin, kahvecimizin, pazarcımızın, manavımızın, terzimizin, taksicimizin, tamircimizin ve alın teriyle iş yerini ayakta tutmaya çalışan küçük esnafımızın ortak beklentisidir” dedi.
Arnik, taleplerinin net olduğunu belirterek, “9 bin günlük prim şartı 7 bin 200 güne indirilsin. 1.800 günlük fark ortadan kaldırılsın. Esnafımızın sosyal güvenlik koşulları iyileştirilsin” diye konuştu.
“Esnafın sesini Eskişehir’den Ankara’ya taşıyacağız”
Bağ-Kur sigortalılarının prim gün şartına ilişkin beklentinin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde olduğunu ifade eden Arnik, konunun sosyal güvenlik sisteminin dengeleri gözetilerek çözüme kavuşturulmasını istedi.
Arnik, “Esnaf ve sanatkârlarımız adına beklentimiz, ilgili kurumlarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisimizin konuyu sosyal güvenlik sisteminin dengeleri içerisinde değerlendirmesi ve esnafımız lehine sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmasıdır” dedi.
Esnafın üretim, istihdam ve ticaret hayatında önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Arnik, sözlerini şöyle tamamladı:
“Esnafın ayakta kalması, istihdamın ve yerel ekonominin de ayakta kalması demektir. Biz herhangi bir siyasi tartışmanın değil, esnafımızın ekmeğinin ve geleceğinin tarafındayız. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak yapıcı bir anlayışla esnaf ve sanatkârımızın sesini Eskişehir’den Ankara’ya taşımaya ve çözümün takipçisi olmaya devam edeceğiz.”




