Rezerv alanlarda planlamanın Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütüldüğünü belirten Gökten, TOKİ’nin sosyal konut üretme görevine dikkat çekti. Gökten, dar gelirli vatandaşların uygun fiyatlı konuta erişebilmesi açısından TOKİ’nin önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti.
Ancak TOKİ’nin zaman zaman Türkiye’nin en büyük müteahhidi gibi hareket ettiğini savunan Gökten, kentteki planlama, fizibilite ve altyapı çalışmalarının göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Daha büyük bir mağduriyet var”
Projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte Eskişehir’in karşı karşıya kalabileceği en önemli sorunlardan birinin ulaşım olacağını belirten Gökten, Güney Çevre Yolu’nun önemine dikkat çekti.
Gökten, “Oradan Güney Çevre Yolu’nun gelmediğini düşünün. Yapılmadığını düşünün. Şimdi orada bu projelerin hepsinin hayata geçtiğini düşünün. Bütün sorunlar çözüldü diyelim. Ne gelecek şimdi? Trafik sorunu. Eskişehir mağdur olacak” dedi.
Son dönemde Kuzey Çevre Yolu yerine Güney Çevre Yolu’na dikkat çektiğini belirten Gökten, özellikle bölgedeki konutlaşmanın hızla arttığını söyledi.
“Altyapı nasıl gelecek?”
Bölgedeki projelerin yalnızca konut üretimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gökten, altyapı konusunda da önemli soru işaretleri bulunduğunu söyledi.
Gökten, “Burada altyapı yok. Buranın doğal gazı gelecek. Ne zaman gelecek? Hangi parayla gelecek? Kim getirecek? Nasıl gelecek? 5N1K’ya dönelim. Kim getirecek? Altyapı, pis su nasıl gelecek?” ifadelerini kullandı.
Gökten, konut projeleri başlamadan önce altyapı ve ulaşım planlamalarının tamamlanması gerektiğini savundu.
“İki tarafı da eleştiriyorum”
Konunun siyaset malzemesine dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Gökten, eleştirilerinin herhangi bir siyasi tarafı hedef almadığını söyledi.
Büyükşehir Belediyesi ve hükümet kanadının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Gökten, “Belediye ‘Sen bir şey bilmiyorsun’ ya da hükümet ‘Siz bir şey bilmiyorsunuz’ dememeli. İki taraf için de aynı eleştirileri getiriyorum. Objektif bakmaya çalışıyorum” dedi.
Gökten, hükümet kanadındaki bazı isimlerin bölgede yapılan çalışmalardan dahi haberdar olmadığını öne sürerek, projelerin kent kamuoyuna daha açık şekilde anlatılması gerektiğini dile getirdi.
“350 prefabrik ticari alan yaratılıyor”
Bölgede konutların yanı sıra ticari alanların da oluşturulduğunu belirten Gökten, yaklaşık 350 prefabrik ticari alanın yapılacağını söyledi.
Gökten, “Mesela ilk dükkânın projesi var. 350 tane de orada prefabrikten bir ticari alan yaratılıyor. Mesela bunu kimse bilmiyor” ifadelerini kullandı.
TOKİ’nin bazı bölgelerde rezerv alanlarıyla ilgili kendi başına hareket ettiği yönünde örnekler bulunduğunu belirten Gökten, bu durumun zaman zaman hukuki süreçlere de konu olduğunu söyledi.
TOKİ ihaleleri için şeffaflık vurgusu
TOKİ’nin sosyal konut üretimindeki rolünü desteklediğini yineleyen Gökten, kurumun ihale süreçlerinin de tartışılması gerektiğini savundu.
TOKİ’nin Kamu İhale Kurumu mevzuatından muaf olmasına dikkat çeken Gökten, kamu kaynaklarının kullanıldığı projelerde şeffaflığın temel ilke olması gerektiğini ifade etti.
Gökten, “Devletin ana ilkelerinden bir tanesi şeffaf olmaktır, şeffaf yürütmektir, şeffaflığı da korumaktır. Ama işte bunlardan uzaklaştıkça bizler, İnşaat Mühendisleri ve İnşaat Mühendisleri Odası olarak da doğal olarak tepki göstermek zorunda kalıyoruz” diye konuştu.
Gökten, amaçlarının TOKİ’nin sosyal konut üretimine karşı çıkmak olmadığını, kent planlamasının ulaşım, altyapı ve diğer teknik unsurlarla birlikte değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Keşke her şey daha sütliman olsa da ben bunların hiçbirini söylemesem. Daha iyi olurdu” dedi.





