YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek müdahalenin basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik olduğunu savundu.
Utku Çakırözer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gerçeklerden korkan AK Parti iktidarı, çareyi baskıda ve polis gücünde arıyor. Gazetecileri tutukladılar, ev hapsine aldılar, ekranları ve sosyal medya hesaplarını kararttılar. Şimdi de şafak vakti Halk TV’nin kapısına polisi dayamışlar. Fon vurgunu konuşulmasın, Ekrem İmamoğlu’nun savunması duyulmasın, millet gerçeklerden habersiz kalsın diye her türlü hukuksuzluğu yapıyorlar. Halk TV’nin, orada çalışan basın emekçilerinin ve milyonların haber alma hakkının yanındayız” ifadelerini kullandı.
Çakırözer, Halk TV’ye kayyım atanmasını siyasi bir operasyon olarak nitelendirdi. Çakırözer, müdahalenin Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı güne denk gelmesine dikkat çekti.
Halk TV’ye yönelik müdahaleyi Tele1’e yapılan operasyonla karşılaştıran Çakırözer, “Bu, halkın haber alma hakkını engelleme” dedi. Çakırözer, iktidarı eleştiren haberlerin ve kamuoyunda tartışılan yolsuzluk iddialarının gündeme gelmesinin engellenmek istendiğini öne sürdü. Basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayan Çakırözer, “Bir kanalın susturulması aslında 86 milyonun susturulması, 86 milyonun sesinin kısılması anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
Halk TV’ye yapılan müdahaleye karşı duracaklarını belirten Çakırözer, gazetecilere ve kamuoyuna dayanışma çağrısında bulundu.
Çakırözer Halk TV önünde yaptığı açıklamada da, “Büyük bir karanlık içindeyiz. Bu karanlığın da sebebini biliyoruz. Büyük bir korku var. Büyük bir acziyet var. Ortada çok büyük bir vurgun, çok büyük bir soygunda suçüstü yakalanan bir iktidar var. Onlarca gazeteci sadece haber yaptıkları için paylaşım yaptıkları için cezaevinde. Bunun tek nedeni bu iktidarın yürütmekte olduğu, hem hukuksuz operasyonları sorgularıkları için yanlışlarını ortaya koydukları için, hem de örtmeye çalıştığı soygunlarını, vurgunlarını yine sorguladıkları için açığa çıkardıkları için maalesef cezaevindeler. Bugün Halk TV’nin yanında olmazsak yarın bir başkası hedef alınacak” dedi.
Çakırözer, demokrasi ve özgürlüklerin hâkim olması için mücadele edeceklerini söyledi. 2Eylül
“Önce sandığa kayyım şimdi habere kayyım!”
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek yaşananların basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi bir sorun olduğunu savundu.
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasına tepki gösterdi. Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yaşananları demokrasi ve basın özgürlüğü açısından değerlendirdi. Açıklamasına “Önce sandığa kayyım, şimdi habere kayyım!” sözleriyle başlayan Arslan, milyonların oyuyla seçilen belediyelere yönelik müdahalelerin ardından Halk TV’ye de kayyım atandığını belirtti. Arslan, işlemin polis eşliğinde gerçekleştirildiğini ve kanalın yayınlarının durdurulduğunu ifade etti.
“HAKİKATİ ORTADAN KALDIRAMAZSINIZ”
Arslan, müdahalenin zamanlamasına da dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tarihi savunmasına başlayacağı güne işaret etti. İktidarın istemediği sözlerin susturulmak, kamuoyunun görmesi istenmeyen gerçeklerin karartılmak istendiğini öne süren Arslan, “Ekranları kapatabilirsiniz; ama hakikati ortadan kaldıramazsınız” ifadelerini kullandı. Yaşananların yalnızca Halk TV’yi ilgilendiren bir konu olmadığını savunan Arslan, meselenin basın özgürlüğü ve vatandaşların haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Arslan, “Bu artık yalnızca Halk TV’nin meselesi değildir. Bu, basın özgürlüğünün ve 86 milyonun haber alma hakkının meselesidir” dedi.
“DEMOKRASİ KAZANACAK”
Halk TV çalışanları ve basın emekçileriyle dayanışma mesajı veren Arslan, açıklamasında kanalın ve çalışanlarının yanında olduklarını vurguladı. Arslan, “Ne halkın iradesini teslim alabilecekler ne de hakikatin sesini susturabilecekler” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Türkiye’de mevcut siyasi düzenin değişeceğini savunan Arslan, açıklamasını “Bu karanlık düzen mutlaka değişecek; millet kazanacak, demokrasi kazanacak, Türkiye kazanacak!” ifadeleriyle tamamladı. Bülten
“Halkın haber alma hakkına müdahale”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Halk TV’ye kayyım atanmasının basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına müdahale olduğunu belirterek özgür basına destek mesajı verdi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Kararın basın özgürlüğü ve vatandaşların haber alma hakkı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ünlüce, farklı seslerin özgürce duyulabildiği bir ortamın demokrasiyi güçlendirdiğini vurguladı. Ünlüce, yaptığı açıklamada, “Gerçek bir demokrasi, farklı seslere tahammül etmekten fazlasıdır. O seslere özgürce alan açmakla güçlenir” ifadelerini kullandı.
Halk TV’nin ülkenin en çok izlenen haber kanallarından biri olduğuna dikkat çeken Ünlüce, kanala yönelik kayyım kararının basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına müdahale niteliği taşıdığını belirtti. Özgür basının önemine işaret eden Ünlüce, Halk TV çalışanlarına ve toplumun haber alma hakkına sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Özgür basını, Halk TV çalışanlarını ve toplumun haber alma hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. Bülten
“Özgür basın demokrasinin vazgeçilmezidir”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek müdahalenin halkın haber alma hakkı ve demokrasi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, televizyon kanalına yönelik müdahaleyi eleştirdi. Kurt, iktidarın görmek istemediği gerçeklerin ekranlardan silinerek ortadan kaldırılamayacağını belirterek, özgür basının demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Halk TV’ye yönelik müdahalenin Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kurt, “İnsanlar geçim derdinde, adalet arayışında, fon yolsuzluğunun hesabını soruyor. Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmaların başlayacağı gün, milyonların izlediği bir televizyona el konuluyor. Belediyelerde halkın oyuyla ortaya çıkan iradeyi tanımayan anlayış, şimdi de halkın neyi izleyeceğine, hangi haberi dinleyeceğine karar vermek istiyor. Muhalif gazeteciler tutuklanıyor, sosyal medya hesapları kapatılıyor, eleştiri suç gibi gösteriliyor. Demek ki mesele, kimin ne söylediğinden çok, insanların gerçeği duymasından korkmak” dedi.
Kurt açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Halk TV’de çalışan gazetecilerin, teknik ekiplerin, tüm emekçilerin ve ailelerinin yanındayız. Özgür basın, demokrasinin vazgeçilmezidir. Bir ülkede iktidarın hoşuna gitmeyen haberler yapılamıyorsa, orada hepimizin kaybedeceği bir şey vardır. Halkın sesini kısmaya çalışanlar şunu unutmamalı. Bir ülkenin gerçeği, bir kanalın ekranından ibaret değildir. O gerçek, milyonlarca insanın yaşadıklarında, tanıklıklarında ve vicdanında yaşamaya devam eder. Halkın iradesine, özgür basına ve demokrasiye sahip çıkacağız. Çünkü bu ülke, korkuyla yönetilmeyi hak etmiyor.” Bülten
“Haber yapmak suç değildir”
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Ataç, “Halk TV’nin kapısına şafak vakti polisle dayanılması, kayyum atanması basit bir olay gibi geçiştirilemez. Çünkü mesele yalnızca Halk TV değil; halkın haber alma hakkı, gazetecilerin özgürlüğü ve toplumun gerçekleri öğrenebilmesidir” dedi.
Halk TV’nin yanında olduklarını belirten Ataç şunları söyledi:
“Eleştirmek, haber yapmak, farklı sesleri ekrana taşımak suç değildir. Herkesin aynı şeyi söylediği yerde değil, farklı seslerin özgürce duyulabildiği yerde demokrasinin anlamı vardır. Halk TV’nin ve bütün emekçilerinin yanındayız.”




