Eskişehir KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Akın Eken, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın Cumhuriyet’e yönelik kullandığı “yüzyıllık narkoz” ifadesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Eken, Cumhuriyet’in bir “narkoz” değil, tebaalıktan yurttaşlığa geçişin simgesi olan tarihsel bir uyanış olduğunu vurguladı.
Akın Eken, yaptığı açıklamada, Cumhuriyet kazanımlarını “kapanması gereken bir parantez” olarak gören anlayışın bu söylemlerle bir kez daha kendini ortaya koyduğunu savundu. Memur-Sen’in gelen tepkiler üzerine geri adım attığını belirten Eken, yapılan yeni açıklamada ise kamuoyunun tepkisinin “provokasyon” olarak nitelendirilmesini eleştirdi.
Eken, “Gerçek provokasyonu yapanlar, sendikacılık yapmak yerine siyasi iktidarın adeta kapıkulu gibi hareket eden çevrelerdir. Hamaset, manipülasyon ve suni gündemlerle kamu emekçilerinin ve emeklilerinin gerçek sorunları örtbas edilmek isteniyor” ifadelerini kullandı.
“Gerçek gündem yoksulluk ve adaletsizlik”
Kamu emekçilerinin bugün en büyük sorununun yoksulluk, adaletsizlik ve liyakatsizlik olduğunu belirten Eken, kamu çalışanlarının yoksulluk sınırının, emeklilerin ise açlık sınırının altında maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
Vergi sistemindeki adaletsizliğe de dikkat çeken Eken, emekçilerin ağır vergi yükü altında bırakıldığını, gençlerin ise işsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin “işsiz gençler ve çalışmak zorunda bırakılan emekliler ülkesi” haline getirildiğini savundu.
“Toplu sözleşme masaları satış sözleşmesine dönüştü”
Açıklamasında yetkili sendikalara da sert eleştiriler yönelten Eken, toplu sözleşme süreçlerinin kamu emekçileri adına değil, belirli çevrelerin çıkarları doğrultusunda yürütüldüğünü öne sürdü.
Yetkili sendika yöneticilerinin yüksek gelirlerine dikkat çeken Eken, “Sendikacılığı zenginleşme aracı ve siyasal ikbal kapısı olarak gören anlayış, emek mücadelesinin üzerinde katlanılamaz bir yük haline gelmiştir” dedi.
“Bu dil ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcıdır”
Ali Yalçın’ın kullandığı dili de eleştiren Eken, iktidardan yana olmayan herkesi “ajan”, “tehlikeli” ya da “düşman” ilan eden anlayışın toplumda kutuplaşmayı derinleştirdiğini savundu.
KESK olarak bu anlayışı kabul etmediklerini vurgulayan Eken, “Emekten, eşitlikten, özgürlükten ve laiklikten yana sözümüzü yükseltmeye, emekçilerin ortak mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Cumhuriyet bir uyanış sürecidir”
Cumhuriyet’in tarihsel önemine de değinen Eken, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen kurtuluş mücadelesinin bir “narkoz” değil, halkın yeniden ayağa kalkış süreci olduğunu ifade etti.
Eken, “Yüzyıl önce bu topraklarda başlayan direniş, yok sayılmış bir halkın tebaalıktan yurttaşlığa dönüşümünü sağlamıştır. Cumhuriyet’i hedef alan bu söylemler hem tarihsel gerçeklikle çelişmekte hem de son derece manidar bir zihniyetin ürünüdür” dedi.
“Emekçilerin mücadelesi sürecek”
Açıklamasının sonunda emekçilerin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Eken, kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarılmasına, emekçilerin ise yoksullaştırılmasına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Eken, “Tıpkı bu ülkede yüzyıl önce saltanatın kaldırıldığı gibi, emekçilerin alın teri üzerinden kurulan düzen de yıkılacaktır” ifadelerini kullandı.



