“Koca Çınarlar” grubuna ilişkin kendisiyle doğrudan bir temas olmadığını belirten Süllü, bu tür oluşumları doğal karşıladığını ifade etti.
Süllü, “Arkadaşlarımız böyle bir grup kurduklarını söylediler. Benim onlarla bir temasım olmadı, onların da benimle bir teması olmadı. Bu nedenle ayrıca bir şey söyleme gereği duymadım. Ancak bunu doğal karşılıyorum. Partimiz içinde farklı görüşlerin dile getirilmesi gayet doğal. Ben bunları bir zenginlik olarak görüyorum” dedi.
“DERS ÇIKARIP DEĞERLENDİRMELİYİZ”
Gruptaki kişilerin arkadaşları olduğunu kaydeden Süllü, “Çok da doğal onların da kendi düşüncelerini dile getirmesi, yolunda gitmediğini düşündükleri konuları ifade etmeleri. Bence biz onların söylediklerinden ders çıkarıp değerlendirmeliyiz. Çünkü işin içinde olduğunuz zaman bazı şeyleri göremeyebiliyorsunuz. Ben basın için de aynı şeyi söylüyorum. Basın eleştirileri olduğu zaman bunu bir ayna gibi görüyorum. Çünkü dışarıdan bazı şeyler daha farklı görünüyor. Bu tür yolunda gitmeyen ya da başkalarının yolunda gitmediğini düşündüğü konuların dile getirilmesinden rahatsız olmamalıyız. Bence her grup dilediği şekilde hareket etme hakkına sahiptir” diye konuştu.
“SADECE DAHA DİKKATLİ OLUNMALI!”
Sadece sosyal medyada paylaşılmasından ya da hakaret dili kullanılmasından kaçınmak gerektiğini aktaran Süllü, sözlerine şöyle devam etti:
“Bizim de vekiller olarak, il yönetiminde yer alanların da, düşüncelerini dile getiren diğer arkadaşların da sosyal medyada çok fazla bu konuları büyütmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bizde biraz “kol kırılır, yen içinde kalır” anlayışı vardır. Hele hele vatandaşların bu kadar çaresiz olduğu bir süreçte, vatandaşların tek umudu Cumhuriyet Halk Partisi kalmışken ülkede, bazı konuları dile getirirken daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum.”
“DELEGE SİSTEMİNİN BİR TAKIM OLUMSUZ YANLARI VAR!”
Ön seçim tartışmalarına da değinen Süllü,
“Tüzük gereği ön seçim şart olacak. Ön seçim tabii olmalı. Çünkü partideki üyelerin de kendilerini söz sahibi hissedebilecekleri bir ortamda oy kullanmaları çok iyi olur. Ancak delege sisteminin de bir takım olumsuz yanları olduğu yönünde bazı endişeler var gibi görünüyor. Ama ön seçimde partinin hareketlenmesi, parti üyelerimizin aidiyet duygusu açısından önemli bir gösterge olur. Bugüne kadar yapılmadı ama olursa iyi olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
“KONUMUZ ÖN SEÇİM DEĞİL!”
Hakim huzurunda ön seçim yapılıp yapılmayacağıyla ilgili soruya da yanıt veren Süllü, “Yapılması gerekir. Hatta ben üye bazında, yani gerçek anlamda ön seçim yapılması gerektiğini düşünüyorum. Delege bazında, temayül yoklaması şeklinde değil; gerçek anlamda bir ön seçim olması olumlu olur. Ancak şu an ki konu ön seçim tartışması değil. İçinde bulunduğumuz koşullarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle vatandaşa kendini anlatması, çaresiz vatandaşın derdine çare olabilecek çözüm önerileri sunması çok daha önemli. Şu andaki tartışma konumuz ve gündemimiz bu olmalı” dedi.
“VATANDAŞIN DERDİNE ÇARE OLMALIYIZ!”
Süllü, sözlerini şöyle noktaladı:
“Nitekim pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Ofisi açılışındaydık. Üç milletvekili, il başkanımız ve büyükşehir belediye başkanımız birlikteydik. Orada da parti programımızın vatandaşa anlatılması konusunda yapılan açıklamaları dinledik. Hap bilgiler şeklinde verilen o açıklamalar bence çok önemliydi. Vatandaşın derdine derman olma yönünde çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Enerjimizi şu an da bu yöne kanalize etmeliyiz. Çünkü gerçekten hem ekonomik anlamda hem de toplumsal anlamda ülkede çok büyük bir çöküş var. Bunun üzerine bir de çevremizdeki ateş çemberi iyice daraldı. Dolayısıyla bizim şu anki gündemimiz ön seçim ya da parti içi tartışmalar olmamalı. Tabii ki doğru görmediğimiz şeyleri söyleyeceğiz. Söyleyen arkadaşları da asla kınamıyorum. Onlar da kendi doğru bildiklerini söylüyorlar. Ama şu an için konumuzun vatandaşın derdine çare olmak, ülkenin sorunlarına çözüm üretmek olması gerektiğini düşünüyorum açıkçası.”




