Geçtiğimiz günlerde Muğla'nın Bodrum ilçesindeki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve kalp yetmezliği teşhisiyle yoğun bakımda tedavi altına alınan deneyimli televizyoncunun, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak gece yarısı hayatını kaybettiği bildirildi.
Bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu
Reha Muhtar, daha önce 2024 yılının Ağustos ayında İstanbul Sarıyer'deki yalısında merdivenlerden düşerek ağır yaralanmış, beyin kanaması geçirerek uzun süre entübe edilmişti. Zorlu bir tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edilen Muhtar, son olarak mayıs ayının son günlerinde Bodrum'da yeniden fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştı. Eski eşi Deniz Uğur ve çocuklarının da yanına koştuğu usta gazetecinin yoğun bakımdaki yaşam mücadelesi maalesef acı haberle noktalandı.
Ekranlarda bir dönemin kapanışı: Kendine has üslubuyla iz bıraktı
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Reha Muhtar, TRT kökenli bir gazeteci olarak başladığı kariyerinde, özellikle 1990'lı ve 2000'li yıllarda hazırlayıp sunduğu Ateş Hattı programı ve ana haber bültenleriyle Türk televizyonculuğunda kelimenin tam anlamıyla bir ekol yaratmıştı. Muhtar, klasik habercilik kalıplarını yıkan, seyirciyle interaktif bağ kuran, kameraya karşı geliştirdiği jest, mimik ve sorularla akıllarda yer eden bir tarz geliştirdi. Türkiye'nin en hararetli tartışmalarını, siyaset ve magazin dünyasının en konuşulan figürlerini ekran başına toplayarak televizyon tarihine geçen yayınlara imza attı. Televizyon haberciliğinin yanı sıra uzun yıllar köşe yazarlığı ve program yapımcılığı görevlerini de başarıyla üstlendi.
Medya dünyası yasta
Acı haberin ajanslara düşmesinin ardından medya camiası, siyasetçiler, dostları ve sevenleri sosyal medya üzerinden taziye mesajları yayınlamaya başladı. Türk basınının en etkili ve yeri doldurulamaz figürlerinden biri olarak kabul edilen Reha Muhtar'ın vefatı, tüm Türkiye'de derin bir üzüntüyle karşılandı.
"Ateş Hattı" ve kendine has "Acı var mı acı?" gibi replikleriyle zihinlerimize kazınan, televizyon haberciliğini halkın diline indiren usta isim, arkasında unutulmaz bir televizyon mirası bırakarak aramızdan ayrıldı.





