İsrail ordusu, basın mensuplarına yönelik şiddet eylemleriyle gündeme gelen askeri birimler hakkındaki tutumuyla tepki çekmeye devam ediyor. Batı Şeria'da görev yapan bir CNN ekibine yönelik fiziki saldırıda bulunan ultra-Ortodoks "Netzah Yehuda" taburu mensupları, sembolik bir ceza sürecinin ardından sahaya sürüldü. İsrail güvenlik kaynakları, birimin "eğitim seminerlerini" tamamladığını ve göreve iade edildiğini doğruladı.
CNN ekibine yönelik şiddet ve imha edilen kamera
30 Mart tarihinde Batı Şeria'nın Tayasir köyünde Yahudi yerleşimcilerin şiddet eylemlerini haberleştiren CNN ekibi, Netzah Yehuda birimi tarafından alıkonulmuştu. Olay sırasında bir İsrail askeri, foto muhabiri Cyril Theophilos’u boynundan yakalayarak yere yatırmış, bu sırada gazetecinin kamerası kullanılamaz hale getirilmişti. İsrail ordusu olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıklasa da, saldırıyı bizzat gerçekleştiren asker hakkında henüz somut bir ceza verilmediği biliniyor.
Gazetecinin bileği kırıldı: Kudüs'te polis şiddeti
İsrail'de gazetecilere yönelik baskılar sadece Batı Şeria ile sınırlı kalmıyor. 17 Mart'ta Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki Ramazan dualarını takip eden CNN kıdemli yapımcısı Abeer Salman, sivil giyimli bir polis memurunun sert müdahalesi sonucu sakatlandı. Bileği kırılan Salman'ın yaşadığı bu olay, İsrail polisinin iç soruşturma birimi tarafından inceleniyor; ancak emniyet güçlerinin olayla ilgili yaptığı savunma tartışmaları daha da büyüttü.
Polis "talimatlara uyulmadı" dedi, görüntüler yalanladı
İsrail polisi, gazetecilerin kendilerini tanıtmadığını ve talimatlara uymadığını iddia ederek müdahaleyi meşrulaştırmaya çalıştı. Ancak İsrail Gazeteciler Cemiyeti, polisin bu iddiasını sert bir dille yalanlayarak açıklamayı "gerçek dışı" olarak nitelendirdi. Olay anına ait video kayıtlarında, gazetecilerin polis uyarılarını dikkate aldığı ve bu sırada kasten itildikleri açıkça görülüyor.
"Kameralar provokasyon amaçlı görünüyor" savunması
CNN'in olayla ilgili ayrıntılı sorularını "soruşturma devam ediyor" diyerek yanıtsız bırakan İsrail polisi, dikkat çeken bir başka iddia daha ortaya attı. Emniyet yetkilileri, alandaki kameraların "provokasyon amaçlı göründüğünü" öne sürerek şiddet eylemlerine zemin hazırlayan bir tutum sergiledi. Basın örgütleri, bu yaklaşımın bölgedeki gazetecilerin can güvenliğini tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor.



