ABD siyaseti, eski bir üst düzey bürokratın "suikast tehdidi" suçlamasıyla karşı karşıya kalmasıyla çalkalanıyor. Eski FBI Direktörü James Comey hakkında hazırlanan iddianame, geçtiğimiz yıl sosyal medyada kısa süreliğine paylaştığı ve sonrasında sildiği tartışmalı bir fotoğrafa dayanıyor. Salı günü açıklanan suç duyurusu, Comey ve Trump arasındaki yıllara dayanan gerilimi mahkeme salonlarına taşıdı.

Minab saldırısında Pentagon sessizliği
Minab saldırısında Pentagon sessizliği
İçeriği Görüntüle

"86 47" şifresi ne anlama geliyor?
Söz konusu Instagram paylaşımında, kumsaldaki deniz kabuklarının yan yana getirilerek "86 47" sayılarını oluşturduğu görülüyor. İddianameye göre argo bir terim olan "86", bir şeyi "ortadan kaldırmak" veya "iptal etmek" anlamında kullanılırken; "47" sayısı ise Donald Trump’ın ABD'nin 47. başkanı olmasına atıfta bulunuyor. Savcılık, bu sembolizmin açık bir ölüm tehdidi olduğunu savunuyor.

İki ayrı suçtan 20 yıla kadar hapis istemi
Kuzey Carolina Doğu Bölge Mahkemesi'ne sunulan iddianamede Comey; "başkanın hayatına kastetmekle tehdit etmek" ve "eyaletler arası iletişim yoluyla tehdit iletmek" suçlamalarıyla itham edildi. Her bir suçlama için 10 yıl olmak üzere, Comey'nin toplamda 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Mevcut FBI Direktörü Kash Patel, Comey'nin eski bir istihbaratçı olarak bu paylaşımın yaratacağı etkiyi bilerek hareket ettiğini öne sürdü.

Comey: "Bu bir cadı avı"
Suçlamaları yayınladığı bir video mesajla reddeden James Comey, sayıların şiddet içerikli bir anlam taşıdığını bilmediğini iddia etti. Fotoğrafı sahil gezisi sırasında çektiğini belirten Comey, "Geri döndüler. Bu son olmayacak ancak bende değişen bir şey yok" diyerek davanın siyasi bir operasyon olduğunu savundu. Comey, paylaşımı fark ettiği anda kaldırdığını ancak hukuk sistemine güveninin tam olduğunu ifade etti.

Hukuki tartışmalar ve "İfade Özgürlüğü" vurgusu
Dava, hukuk dünyasında büyük bir tartışma başlattı. Bazı hukuk uzmanları, iddianamenin "oldukça zayıf" olduğunu ve bir fotoğraf karesinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Eleştirmenler, Adalet Bakanlığı'nın bu hamlesini siyasi rakipleri susturma çabası olarak nitelendirirken; bu davanın, Comey aleyhine daha önce düşen "yalan beyan" davasının ardından ikinci bir deneme olduğu vurgulanıyor.

Kaynak: BBC