Geçen ay imzalanan mutabakat zaptıyla ABD ve İran, gemilerin 60 gün boyunca boğazdan güvenli ve serbest şekilde geçmesi konusunda uzlaşmıştı. Bu sürenin ardından ise boğazın yönetimine ilişkin yeni düzenlemelerin İran, Umman ve diğer Körfez ülkeleri arasında yapılacak görüşmelerle şekillenmesi bekleniyor.
Umman zorunlu ücrete mesafeli Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr bin Hamad Al Busaidi, bu hafta verdiği röportajda gemilere zorunlu geçiş ücreti uygulanmasını desteklemediklerini söyledi. Al Busaidi, Malakka ve Singapur boğazlarında uygulanan modellere benzer şekilde, su yolunun güvenliği ve bakımına katkı amacıyla gönüllü ödemelerin değerlendirilebileceğini ifade etti.
Görüşmelere yakın kaynaklar, söz konusu planın son günlerde ABD'li yetkililere iletildiğini ileri sürerken, bölgeden bir diplomat Umman'ın henüz resmi bir teklif sunmadığını, yalnızca olası mekanizmalar konusunda Washington ile temas kurduğunu aktardı.
Washington'dan itiraz sinyali Müzakerelere yakın bir kaynak, ABD tarafının planla ilgili ciddi çekinceleri bulunduğunu ancak konunun Ummanlı yetkililerle görüşülmeye devam edeceğini söyledi. Aynı kaynak, taslak metinde zorunlu bir geçiş ücreti yer almadığını ve Umman'ın bu konudaki mevcut tutumunu koruduğunu belirtti.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise yaptığı açıklamada, "Başkan Trump, Hürmüz Boğazı gibi uluslararası bir su yolundan İran'ın ücret talep edemeyeceğini açıkça ifade etmiştir." dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da geçen hafta Orta Doğu ziyareti sırasında, uluslararası hukukun hiçbir ülkeye küresel deniz ticaret yollarından geçiş ücreti veya vergi alma hakkı tanımadığını savundu.
Petrol ticaretinin kalbi Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle boğazda uygulanacak olası bir ücret sistemi, enerji piyasaları ve küresel taşımacılık maliyetleri açısından yakından izleniyor.
Bölgeden bir yetkili, İran'ın gelir paylaşımına dayalı bir model konusunda ısrarcı olduğunu ve zaman içinde Washington'un daha sınırlı bir versiyona sıcak bakabileceğine inandığını ileri sürdü. Aynı yetkili, elde edilecek fonların çevresel risklerin azaltılması, arama-kurtarma faaliyetleri ve teknik altyapının geliştirilmesi için kullanılabileceğini söyledi.


