Amerika Birleşik Devletleri istihbarat topluluğunun en tepesindeki isim olan Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın istifa kararının ardından yaptığı açıklamalar, Washington kulislerinde deprem etkisi yarattı. Görevinden resmi olarak ayrılmaya hazırlanan Gabbard, ABD hükümetinin küresel çapta yürüttüğü ve yıllarca kamuoyundan gizlediğini iddia ettiği devasa bir biyolojik araştırma ağını deşifre etti. Resmi internet sitesi üzerinden kanıtlar olduğunu belirterek bir bildiri yayımlayan Gabbard, ABD vergi mükelleflerinin paralarıyla fonlanan bu ağın tehlikelerine dikkat çekti.

"Gerçekleri söyleyenler vatan hainliğiyle suçlandı"
Gabbard, söz konusu laboratuvarların varlığı, tarihçesi, konumları ve bütçelerine dair bilgilerin küresel güç odakları tarafından kasıtlı olarak örtbas edildiğini savundu. Süreci eleştirenlerin sistematik olarak susturulduğunu belirten eski direktör, şu çarpıcı iddialarda bulundu:

"ABD hükümeti, 30'dan fazla ülkede 120'den fazla biyoloji laboratuvarını uzun süredir finanse ediyor. Bu laboratuvarların var olmadığı iddia edildi ve aksini söyleyenler yabancı ajan olmakla, Amerika'ya ihanetle suçlandı."

Bu açıklamalar, COVID-19 pandemisinin kökenine ilişkin muhafazakâr çevrelerin dile getirdiği "laboratuvar sızıntısı" teorilerini ve bu süreçte uygulanan sansür tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

En tehlikeli iddia: "Fonksiyon Kazanımı" araştırmaları
Gabbard'ın dosyasındaki en korkutucu detay ise bu tesislerde yürütülen bilimsel çalışmaların niteliği oldu. Hiçbir denetim ve şeffaflık olmadan son derece bulaşıcı ve ölümcül patojenler üzerinde çalışıldığını belirten Gabbard, bazı laboratuvarlarda "Fonksiyon Kazanımı" (Gain of Function) araştırmaları yapıldığını öne sürdü.

Virüslerin laboratuvar ortamında kasıtlı olarak daha bulaşıcı veya daha ölümcül hale getirilmesini içeren bu yöntem, gelecekteki salgınlara hazırlık amacı taşısa da, olası bir sızıntı durumunda insanlık için küresel bir felaket riski barındırdığı gerekçesiyle bilim dünyasında büyük tartışmalara neden oluyor.

Ukrayna krizi ve Washington'ın "Halk Sağlığı" savunması
Gabbard’ın bu salvósu, Rusya ve Çin’in daha önce ABD’ye yönelttiği "sınır bölgelerinde, özellikle Ukrayna’da gizli biyolojik silah laboratuvarları işletiliyor" iddialarını yeniden canlandırdı.

Washington yönetimi ise bugüne kadar yaptığı savunmalarda, söz konusu tesislerin biyolojik silahlarla hiçbir bağı olmadığını; faaliyetlerin tamamen halk sağlığı, hastalıkların erken teşhisi ve biyolojik tehditlere karşı küresel hazırlık kapsamında yürütüldüğünü ileri sürmüştü. Ancak istihbaratın bir numarasından gelen bu son itirafların, şeffaflık baskısını artırması bekleniyor.

ABD’de üniversitelerde yapay zeka krizi: “İsyan” büyüyor
ABD’de üniversitelerde yapay zeka krizi: “İsyan” büyüyor
İçeriği Görüntüle

İstifanın perde arkası ve Trump'ın yeni adayı
ABD'deki 18 farklı istihbarat kurumunun koordinasyonundan sorumlu olan Tulsi Gabbard, mayıs ayında ani bir kararla 30 Haziran itibarıyla görevinden ayrılacağını duyurmuştu. Resmi gerekçe olarak eşinin sağlık sorunlarını gösterse de, Washington kulislerinde Gabbard’ın, Trump yönetiminin İran ve Venezuela’ya yönelik olası askeri müdahale planlarına şiddetle karşı çıktığı için istifa ettiği konuşuluyor.

Gabbard'ın istifa restinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, boşalan koltuk için vakit kaybetmeden hamlesini yaptı. Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevi için eski üst düzey yetkili Jay Clayton'u aday gösterdiğini ilan ederek, Senato'ya onay sürecini hızlandırma çağrısında bulundu.

Kaynak: gdh