Benim gazeteciliğim 40 yılı geçti. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Eğer gazetemiz, yazılarımız umduğunuz kadar insan okumuyorsa, halk cahil, kültürsüz, diyerek okuru suçlayamazsanız. Halk sizi okumuyorsa, kendine göre bildiği vardır. Halk ne istiyor? Ben ne verdim. Arada aynaya bakacaksınız. Eksiğim nedir? Gazetecilikte ben bunları söylerken, siyasetçiler düşünmelidir. Siyasette böyledir. Halka doğru mesajlar, doğru siyasetler vereceksin. Karşılığını bekleyeceksin. Herkes kendine göre vatanseverdir. Az sayıda hain kontenjanımızda vardır. Bunları niye yazıyorum. Seçim sonuçlarına göre halkı suçlayanlara karşı yazıyorum.
Seçimden birkaç gün önce Eskişehir’de AK Partinin önde gelenleri ile konuştum. Halkın, Kılıçdaroğlu’nun FETÖ ve terör örgütü ile ilgili söylemlerine tepki gösterdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun onları yeniden işe döndüreceği yönündeki söylemleri, halkın tepkisini çekti. Seçim kampanyası da bu konu çevresinde döndü. Kimse 15 bin lira bayram ikramiyesini düşünmedi. Çünkü, Türk yurttaşları için her şeyden vatan gelir.Halk ile itişmemek gerekiyor. Bence, bu secimin önemli sonucu küreselci, Natocu, batıcı, sömürgeci kafaların iflasıdır. Bundan sonra jeopolitik tabiatın gereği Türkiye Avrasya yolunda sağlam adımlarla ilerleyecektir. Özellikle müttefik Rusya’nın Ukrayna’yı (Nato'yu) yenmesi ile Türkiye büyük bir ihtimal ile Nato'dan çıkan ilk ülke olabilir. ŞİÖ’ya doğru gidiyoruz.

Önceki seçime benzemez
Cumhurbaşkanlığı seçimi 28 Mayıs tarihinde yapılacak ikinci tura kaldı. Bu turda Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu yarışacak. İlk turda %49,51 oy alarak çok az bir farkla seçimi kazanamayan Tayyip Erdoğan’ın, %44,88 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu’na göre ikinci turda daha şanslı olduğu söylenebilir. Dün Eskişehir’deki CHP’liler hiçbir güçleri ve faydaları olmayan partilerden 40 milletvekilini CHP’lilerin oyları ile meclise soktuklarını söylediler. Bu partilerin Eskişehir’de de varlıkları görülmedi. Siyasi ve sayısal güçleri olmayan partiler, şimdi mecliste bakalım nasıl bir çalışma yapacaklar. Geçmişte de bu partilerden birinin genel başkanı Rus uçağını düşürmekle övünmüştü. Gelişi güzel sosyal medyada yorum yapanlar, bu gerçekleri görmeden halkı suçlamaya devam ediyorlar.

Eskişehir hariç
14 Mayıs seçimleri CHP açısından başarısız bir sonuçla bitmiştir. Millet ittifakındaki deva, Gelecek, Saadet ve DP’nin, CHP'ye ve millet ittifakına hiçbir katkısı olmadığı gibi, oyların yitirilmesine neden olmuştur. CHP sadece İyi Parti ile ittifak yaparak seçime girseydi, bu 37 milletvekilini yitirmeyeceği gibi, daha da arttırabilecekti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı oylar da CHP, İyi Parti ve HDP oylarının toplamıdır. Bu sonuç, muhalefeti birleştirerek millet ittifakını oluşturmasını, “Kılıçdaroğlu'nun Siyasi Başarısı” olarak yorumlayanların öngörülerinin ne kadar yetersiz olduğunu kanıtlamaktadır. Ve böylece Kılıçdaroğlu, yenilgilerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Haklı çıktı
CHP’nin yönetimi, Zafer, Memleket, Yenilik, Adalet ve Vatan gibi partiler önemsenmedi. Ama AKP’nin eskilerini alarak, milletvekili listelerini ikinci cumhuriyetçi, Fetö, terör örgütüne karşı duramayan şaibeli isimlerle doldurup, kapatılması gündemde olan bir partinin desteğine sığınılarak girilen seçim, büyük bir düş kırıklığı yarattı. “Geliyor, gelmekte olan”, “Türkiye hakkını alacak”, “Ankara hakkını alacak” gibi anlamsız sloganlarla, yetersiz adaylarla seçime girilirse, sonucun bu olması doğaldır. Meral Akşener’in, “Kılıçdaroğlu ile olmaz” söyleminin ne kadar doğru olduğu da görülmüştür. Atatürk’ün partisi, Atatürk’ten kaçmaktadır. CHP’nin elinde kalacak 132 milletvekilinin büyük çoğunluğu Atatürk’ten, ilke ve devrimlerinden uzaktır. Bu kötü projeyi hayata geçirmekle görevli olanları ve destek verenleri tarih affetmeyecektir. Koşullar ne olursa olsun, tam bağımsız bir Türkiye için, Atatürk’ün yolundan yürüyeceğiz; azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. CHP Atatürk’ün partisidir ve bizimdir. Seçim süresince bol keseden vaatlere, kaset kumpaslarına, algı operasyonlarına hapsedilen Türkiye, gerçek sorunlarından uzaklaştı. Meydanlara çıkan liderler ne Doğu Akdeniz'i ne de Yunanistan'daki ABD üslerini ağzına aldı. Kürsülerde daha çok sığlık vardı. Oysa Türkiye'nin acil gündemi çok daha farklı bir kampanya izledik.

Eskişehir’de iki kişi belirledi
Eskişehir’de CHP’nin birinci parti olmasının nedeni Yılmaz Büyükerşen ile Ahmet Ataç’ın çabaları ve çalışmalarıdır. Hep de onlara güvenmek nasıl olacak? CHP’de herkes yatacak, seçilenlerde dahil sadece ikisi mi çalışacak? Onlar çalışmaktan yılmazlar. Ama, bu parti örgütlerini kim atadı? Şifreciler nerede? Eskişehirli CHP’nin vaatleri ve seçim beyannamesine bakmadı. Yılmaz Büyükerşen ile Ahmet Ataç’ın söylediklerine ve çalışmalarına baktı. İkinci tur da Eskişehir’de peki ne olacak?. CHP birinci turda olduğu gibi, ikinci turda da Eskişehir’i Kemal Kılıçdaroğlu’nun en çok oy aldığı iller arasına sokacak mı? Eskişehir’in ‘Hocası’ ve ‘Ağbisi’ birinci seçimde olduğu gibi ikincisinde de çalışmaları gerekiyor. Kurt’un da ortalığa çıkması gerekiyor. Odunpazarı solun kalesi olarak bilinir. Ancak, bu seçimde Kurt’un ve parti örgütlerinin gitmediği mahalleler var. Televizyonlara demeç vermek ile bu işler olmuyor. AK Parti de yeni iki milletvekili var. Hem de bakan var. Geçen seçimde Eskişehir halkı ile ilk kez tanışan iktidar partisinin iki milletvekili nasıl bir çalışma yapacak. Birlikte göreceğiz. Hiçbir seçim bir öncekine benzemez. Herkes Eskişehir’de veya Türkiye’nin her tarafında yeniden başlayacak. Seçim çalışmaları herkes açısından sıfırdan başlıyor.