Cengiz Holding tarafından Eskişehir’in Tepebaşı ve Mihalgazi ilçeleri sınırlarında hayata geçirilmek istenen maden projesine karşı tepkiler yükselmeye devam ediyor. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, yaptığı açıklamada projenin yaratacağı çevresel riskleri ve ekonomik yıkımı sert bir dille eleştirdi.
Yalaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Maden faaliyetlerinin doğadan daha değerli olmadığını savunan Yalaz, "En sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyerek başlamak istiyorum: Hiçbir maden ama hiçbir maden, doğamızdan daha değerli değildir. Alpagut-Atalan bölgesinde hayata geçirilmek istenen siyanürlü altın ve gümüş madeni projesi; yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda bir yaşam hakkı ve üretim hakkı meselesidir. Bu girişim, uzun süredir ülkemizde uygulanan rant odaklı, doğayı ve insanı yok sayan ekonomik anlayışın bir devamıdır. Kamu yararı adı altında, halkın yaşam alanlarının sermayeye açılmasına artık itiraz ediyoruz."
Tarımsal Üretim ve Tarihi Miras Vurgusu Yaptı
Bölgenin Türkiye ekonomisi ve tarihi için kritik bir noktada olduğunu belirten Yalaz, "Sakarıılıca; yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye’nin en verimli tarım bölgelerinden biridir. Ülkemizin sebze ihtiyacının yaklaşık %18’ini karşılayan bu topraklar, binlerce üreticinin emeğiyle hayat bulmaktadır. Bu bölgeyi zehirlemek; yalnızca doğayı değil, sofralarımıza gelen gıdayı, üretim zincirini ve kırsal yaşamı da yok etmek anlamına gelmektedir. Ayrıca bu alan, 1. derece arkeolojik sit alanı niteliği taşımakta; yani bu topraklar yalnızca bugünün değil, geçmişimizin ve ortak tarihimizin de bir parçasıdır. Doğayı ve tarihi birlikte yok eden bu anlayış, geleceğe bırakılacak mirası da yok etmektedir" dedi.
İliç Felaketini Hatırlatarak Çevresel Risklere Değindi
Projenin büyüklüğüne ve olası siyanür tehlikesine dikkat çeken Yalaz, "Yaklaşık 2450 futbol sahası ve kent merkezindeki 9 mahalle büyüklüğündeki bu devasa proje alanında kullanılacak siyanürlü çözeltiler, ciddi bir çevresel risk barındırmaktadır. Olası bir sızıntı durumunda yaşanacak felaketin örneğini maalesef hep birlikte İliç’te gördük. Orada yaşananlar henüz hafızalarımızdayken, benzer bir riski yeniden göze almak; bilimden, akıldan ve kamu vicdanından tamamen kopmak demektir" şeklinde konuştu.
Eskişehir’in Geleceği İçin Birlik Çağrısında Bulundu
Mücadelenin sadece bir bölgeyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Yalaz, "Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo açıktır: Bir yanda doğa, üretim, emek ve halkın yaşam hakkı; diğer yanda ise rant, talan ve kısa vadeli çıkar politikaları vardır. Eskişehir’in tamamı bir maden sahasıdır. Alpagut’u tek başına değerlendirmemeliyiz. Alpagut’u verirsek Eskişehir’i de teslim etmiş oluruz" dedi.
20 Nisan’daki Bilirkişi Keşfi İçin Kararlılık Mesajı Verdi
Hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirten Yalaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "20 Nisan’da gerçekleştirilecek bilirkişi keşfi, yalnızca teknik bir inceleme değildir. Bu keşif; doğadan yana mı, ranttan yana mı karar verileceğinin de bir göstergesi olacaktır. Bizler o gün orada olacağız. Sadece itiraz eden değil, haklarını savunan yurttaşlar olarak orada olacağız. Toprağımıza, suyumuza, üretimimize ve geleceğimize sahip çıkacağız. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Bu topraklar sahipsiz değildir! Bu halk sessiz değildir! Bu doğa ranta ve vahşi kapitalizme teslim edilmeyecektir!"




