Kocasının aşırı cimri davranışları nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini öne süren K.L. isimli kadın, boşanma talebiyle Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Dava dilekçesinde, eşinin eve misafir gelmesini istemediğini, müşterek konutun yaşanabilir koşullardan uzak olduğunu ve temel ihtiyaçların dahi yeterince karşılanmadığını ifade etti.
“Çay Demlememi Bile Yasakladı”
Mahkemeye verdiği ifadede yaşadığı sıkıntıları anlatan K.L., eşinin kendisini sürekli “Banyonun ışığını çok yaktın”, “Sifonu niye çektin?” gibi gerekçelerle azarladığını ve zaman zaman evden kovduğunu söyledi.
Evdeki gıda ve temizlik ürünlerinin dahi kısıtlandığını belirten kadın, “Bir adet patates bile kalsa eve yeni gıda malzemesi ya da deterjan almıyordu. Çay demlememi bile yasakladı. Kişisel temizliğine de dikkat etmiyordu. Sürekli beni aldatabileceğini ima ediyordu” ifadelerini kullandı.
Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını savunan K.L., boşanmanın yanı sıra aylık 1.500 TL yoksulluk nafakası ile 30 bin TL maddi ve 50 bin TL manevi tazminat talebinde bulundu.
Yargıtay’ın verdiği kararın benzer davalarda emsal niteliği taşıyabileceği belirtilirken, karar kamuoyunda da farklı görüşlerle değerlendirildi.



