Yazmış muhalif vatandaşın birisi, önceki akşam Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığını tekrar kazanması nedeniyle kutlama yapan halkı hedef alarak:
"Dolar 22 TL olmuş.
En ... ev kirası 8 bin TL olmuş.
Bir koli yumurta 90 TL olmuş.
Et kıyma 450 TL olmuş.
Neyse Allah belanızı vermiş daha çok verecek .
Siz kutlama yapın.." (... nokta olan yerde kaba bir ifade olduğu için kullanmamayı tercih ettik.)

EKONOMİK SIKINTILAR, ÜLKE TARİHİNİN EN AĞIR DEPREMLERİ, MÜLTECİLER GİBİ SORUNLAR VARKEN MUHALEFET FARKLI KAZANMALIYDI, KILIÇDAROĞLU VESİLESİYLE KAYBETTİ!
Evet bu muhalif vatandaşımızın tepkisi kendi açısından haklı olabilir. Kullandığı aşağılayacı dil olmasa oturup tartışılabilecek bir fikir. Evet, zaten yüksek olan rakamları biraz da kendisi abartmış, sanki normal rakamlardan bizler şikayetçi değilmişiz gibi. Ancak biz bu ifadeleri bir gerçeği ortaya koyması bakımından örnek olarak aldık. Ekonomi alanında gerçekten çok büyük sıkıntılar yaşıyorduk bu seçimlere giderken.
Dahası bu seçimlerden 3 ay kadar önce bu ülke tarihinin en şiddetli, en yıkıcı, en öldürücü depremlerini yaşamıştı. 227 bin 27 bina ya tamamen çökmüş, ya acilen yıkılması gereken durumdaydı. 50 bin insanımız hayatını kaybetmişti.
Pandeminin olumsuz etkileri daha tam bitmeden hemen dibimizde Rusya gitmiş Ukrayna'yı işgal girişimine başlamıştı. Hem pandemi hem Rusya-Ukrayna gerginliği tüm dünyada önemli sıkıntılar yaşanmasına neden olmuştu. Bu sıkıntılar bizde, ekonomi alanındaki bazı saplantılarda ısrar edilmesi nedeniyle bizde çok daha fazla olmuştu. Dar ve sabit gelirli kesimlerin adeta içinden geçilmişti. Doğal olarak vatandaşın önemli bir bölümü ekonomik olarak sıkıntı içine düşmüştü.
Suriye'de yaşanan içi savaş, Afganistan'da yaşanan iç savaş ve açlık bu iki coğrafyadan sayıları 4 milyonu bulan mültecini ülkemize akmasına neden olmuştu. Ev ve kira fiyatları patlamıştı. Özellikle ırkçı muhalefetin bazı gerçeklerin yanına çoğu zaman yalanı ve dezenformasyonu katarak ortaya attığı iddialar nedeniyle toplumun büyük kesimi geçici sığınmacılar konusunda tepki verir bir psikolojiye sahipti!
Recep Tayyip Erdoğan açısından daha pek çok olumsuzluk rahatlıkla sayılabilir bir ortam vardı. Hatta muhalefet kimi aday gösterge kazanabileceği bir ortam vardı. Böyle bir ortamda Erdoğan'ın seçimi kazanması adeta mucizelere bağlıydı!

6'LI MASA HENÜZ KURULMAMIŞKEN KILIÇDAROĞLU'NUN İMAMOĞLU VE YAVAŞ'I YOLUNDAN ATIP KENDİSİNİ ADAY YAPACAĞINI YAZMIŞTIK!
Şimdi gelin hep birlikte 6'lı masanın oluşturulduğu toplantının hemen öncesinde, 16 Şubat 2022 tarihinde bu köşede ""Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönlünden Cumhurbaşkanlığı adaylığı geçiyor!" başlıklı yazımıza bir gidelim:
"... Anketlere vatandaşın büyük bir kızgınlıkla verdiği cevaplar Kemal Kılıçdaroğlu'nu bile Erdoğan karşısında kazanma umuduna kapılmasına vesile olabilecek kadar iktidarın aleyhine ve muhalefetin lehine olabilir.
Büyük ihtimalle bu anketlere bakarak Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan karşısında rahat kazandığını görüyor ve bu yüzden 'Neden Ekrem ya da Mansur Cumhurbaşkanı olsun ki, yıllardan beri bu yükü çeken benim, en çok da ben hak ediyorum' diye düşünüyor olabilir. Bu yüzden Türkiye genelinde bilboardlarda kendi fotoğrafıyla birlikte vatandaşa bir takım mesajlar vermeye, sosyal medyadan sık sık vatandaşla buluşmaya başlamış olabilir. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yönde ciddi bir niyeti olduğu görülüyor. Bize kalırsa Cumhurbaşkanı olmayı çok istiyor. Muhtemeldir ki bu yüzden belediye başkanlarının adaylığına çok sıcak bakmıyor...
Peki Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilebilir mi? İktidar son zamanlarda öyle saçma, öyle garip, öyle acayip uygulamalara, yanlışlara, hatalara imza atıyor ki... O yanlışlar, hatalar, saçmalamalar sonunda Kemal Kılıçdaroğlu bile seçimi rahatlıkla kazanabilir! Böyle bir ihtimal özellikle bugünkü ortamda söz konusu. Gelecek yılın bugünlerinde ya da Haziran'a kadar olan sürecinde şartlar ve oy oranları nasıl değişir şimdiden kestirmek zor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçilmesinde en çok etkili olacak siyasi parti HDP olacaktır. Kılıçdaroğlu, başka hiç kimsenin sahip çıkmadığı kadar HDP'ye sahip çıktı. Dolayısı ile HDP'nin eşbaşkanları, son toplantıya çağırılmadıkları için her ne söylerlerse söylesinler, muhtemel bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Erdoğan'ın karşısındaki her kimse gidip ona oy vereceklerdir. Zira, Erdoğan başkanlığındaki iktidar, HDP'nin sırtını yasladığı PKK'yı bitme aşamasına getirdi, PYD ve YPG'ye rahat yüzü göstermiyor. Dolayısıyla HDP'lilerin büyük bölümü Erdoğan'a karşı oy kullanacaktır...
Tüm bunları bir arada değerlendirdiğimizde Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığının aslında Millet İttifakı açısından bakıldığında en ideal adaylık olarak görülebileceğini söyleyebiliriz. Kılıçdaroğlu'nun çok büyük bir arzusu olduğu da net olarak belli oluyor. Uzun zamandır zaten bu yönde çalışmalarda bulunuyor. Adalet yürüyüşünden tutun, elektrik faturaları üzerinden koyduğu tavra kadar birçok şey aslında Kılıçdaroğlu'nun başta kendi seçmeni olmak üzere toplum gönlünde bir yer edinme çabısından başka bir şey değildi ve bunun nihai hedefi de Cumhurbaşkanlığı adaylığıdır. Kemal Kılıçdaroğlu, bugünkü ortamda aday olsa seçilebilir de. Zaten bu yüzden ikide bir erken seçim istiyor. Ancak ilerleyen zamanda neler olacak, olacak şeyler sandıktaki oyları nasıl etkileyecek, onları şimdiden bilemeyiz. Dolayısıyla bir yıldan daha uzun süre olan seçimlere kadar köprünün altından daha çok sular akabilir!"

MUHARREM İNCE SADECE CHP ADAYI OLARAK YÜZDE 31 OY ALMIŞTI, ŞARTLARDA BUGÜNKÜNDEN ÇOK DAHA İYİ İDİ İKTİDAR AÇISINDAN
Evet, alıntıladığımız ifadelerden de anlaşılacağı üzere Kılıçdaroğlu ortamın müsait olduğunu, 7 siyasi partinin daha kendisine destek vermesi durumunda bu şartlarda Cumhurbaşkanı olabileceğini düşündü, İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ı safdışı bıraktı. Bizce normal şartlarda muhalefet Erdoğan karşısına iyi bir aday çıksa yüzde 60'a yüzde 40 seçimi kazanabilirdi.
Peki nasıl oldu da muhalefetin 20 puan farkla kazanabileceği bir seçimi Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan karşısında 4 puandan daha fazla bir farkla kaybetti?
Kılıçdaroğlu, deyim yerindeyse, Erdoğan'a karşı kaybetme, kaybettirme ustası. Kendi adaylığını dayatması bugün bizim Erdoğan'ın parlak zaferi hakkında yorum yapmamıza neden olan ana unsurdur.
Çıkın HDP'nin ve İYİ Parti'nin oy oranını. Çıkın DEVA, Saadet, Gelecek ve Demokrat Parti'nin oylarını. Çıkın Zafer Partisi'nin oylarını. Ne kalıyor geriye? Belki bir yüzde 20?
Evet, bir başka adayla belki 20 puan farkla kazanılabilecek seçimi Kılıçdaroğlu ustaca Erdoğan'a kazandırmıştır!
Sadece Cumhurbaşkanlığı seçiminde değil hem de, aynı zamanda Meclis'te çoğunluk da Erdoğan tarafındadır, Cumhur İttifakındadır!
Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 48'e yakın oy almıştır ama bunu şartlar Erdoğan aleyhine bu kadar ağırken alabilmiştir. Ondan da diğer siyasi partilerin oyunu çıkarın ve Muharrem İnce'nin sadece CHP'nin adayı olarak girdiği zamandaki aldığı oya bir bakın. Biraz yukarıda Kılıçdaroğlu'ndan çıkardığımız tüm oyları tekrar İnce'nin aldığı o yüzde 31'in üzerine ekleyin. Ne etti? Yüzde 58-59!
İşte bu muhalefetin şu ortamda alabileceği minimum oydu. Kılıçdaroğlu bu alınabilecek oy oranını 10-11 puan aşağı çekmeyi başardı. Kılıçdaroğlu bugün itibariyle Erdoğan'a seçimi kazandırabilecek tek adaydı ve gerçekten de Erdoğan'a seçimi kazandırdı.
Elbette biz Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başından gitmesini istemiyoruz. Ne olmuş yani Erdoğan karşısında 12 defa seçim kaybettiyse, hemen adamı göndermek mi gerek!
Peki Kılıçdaroğlu'nun hiç mi başarısı yok yahu?
Var tabi;
Bu kadar yıldır sürekli kaybetmesine rağmen koltuğunu korumak!