Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Cevdet Yılmaz
Adalet Bakanı: Yılmaz Tunç
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Mahinur Özdemir Göktaş
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: Vedat Işıkhan
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Mehmet Özhaseki
Dışişleri Bakanlığı: Hakan Fidan
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Alparslan Bayraktar
Gençlik ve Spor Bakanlığı: Osman Aşkın Bak
Hazine ve Maliye Bakanlığı: Mehmet Şimşek
İçişleri Bakanlığı: Ali Yerlikaya
Kültür ve Turizm Bakanlığı: Mehmet Nuri Ersoy
Milli Eğitim Bakanlığı: Yusuf Tekin
Milli Savunma Bakanlığı: Yaşar Güler
Sağlık Bakanlığı: Fahrettin Koca
Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı: Mehmet Fatih Kacır
Tarım ve Orman Bakanlığı: İbrahim Yumaklı
Ticaret Bakanlığı: Ömer Bolat
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Abdülkadir Uraloğlu
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BALKON KONUŞMASINDA EN ÇOK EKONOMİ ÜZERİNDE DURMUŞTU, ERTESİ GÜN HAREKETE GEÇTİ!
Yukarıdaki liste Kabine listesi. Hepinizin bildiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından önceki akşam kamuoyuna açıklandı.
Yeni Kabine ile ilgili değerlendirmeye geçmeden hemen önce sizlere Erdoğan'ın 28 Mayıs seçimleri sonrasında yaptığı balkon konuşmasından bir bölümü hatırlatmak isteriz.
Balkon konuşmasının önemli bir kısmını ekonomiye ayıran Erdoğan ekonomi yönetimini yeni dönemde güven ve istikrar kavramlarının üzerine kuracaklarını söylerken “uluslararası itibara sahip bir finans yönetimi” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan şunları söylemişti:
"Enflasyonun yol açtığı fiyat artışları sıkıntılarını gidermek, refah kaybını gidermek önümüzdeki günlerin en acil konu başlığıdır. Bunları başbakanlığım döneminde faizi 4.6'ya, enflasyonu 6.2'ye indirerek ispatlayan biz değil miydik?
Biz bu işi yaşadık, yaptık ama bunları böyle bir derdi var mı? Bunlarla laf ola beri gele. Yaparsak yine biz yaparız. Evet şu anda faiz 8,5'a indirildi ve enflasyonda inecek. Onlar bizimle yarışamaz. Onlar IMF'nin kapısında nöbet tutarlar. Bizler Davos'tan kopuşumuzu nasıl başlatmıştık biliyor musunuz?
Ve Davos'ta şu anda Babacan yanımdaydı o zaman. Ve Davos'ta IMF başkanı ile görüşüyoruz. O zaman bizim 23,5 milyar dolar IMF'ye borcumuz var. Başkana dedim ki, 'Sen taksitlerini alıyor musun, dolayısıyla Türkiye'nin siyasi kaderine sen müdahale edemezsin. Türkiye'nin başbakanı benim, sen sadece taksitlerini alacaksın'. 2013'te son taksidi ödedik, ondan sonra IMF ile ilişkimiz bitti.
Bu CHP ne diyordu hala IMF'den borç almanız lazım. O sizin işinizdir bizim değil. O gün bugün 10 sene geçti. Biz IMF'den borç almadık. O zaman da Merkez Bankası 27,5 milyar dolar Döviz rezerviydi. Bunlar İngiltere'ye gidip 300 milyar dolar getirecekmiş. Onlar sana delikli kuruş vermez, tefeci kime para vereceğini çok iyi bilir. Tefeciden para isteyenin akıbeti sandıklarda ortaya çıktı.
Biz şimdi yolumuza emin adımlarla yürüyoruz. Güven ve istikrar, bu iki kavram çok önemli. Siyasette arkadaşlarımla hep bunu konuştum. Güçlü bir ekonomi yönetimini bu iki kavramın üzerine kuracağız. Bir finans yönetimi, yatırım ve istihdam odaklı bir üretim ekonomisi tasarlıyoruz.
Sanayi, enerji her alanda giderek artan üretim gücümüzün sağladığı imkanlar herkesi şaşırtacak yeni bir ekonomik atılımın lokomotifi haline getireceğiz."
Erdoğan'ın bu konuşması, özellikle ekonomik anlamda sıkıntılı süreçler geçiren dar ve sabit gelirli kesimler üzerinde, özellikle işlerini güçlerini son aylarda seçime yönelik beklentiler ve seçim nedeniyle kaynaklı gerginlikler nedeniyle yapamayan ve konsantrasyonunu sağlayamayan esnaf, tüccar, girişimci ve sanayiciler önemli bir motivasyon üssü oldu! Bu konuşmasını yaptığı günün ertesinde ilk olarak Mehmet Şimşek ile görüştü.
NUREDDİN NEBATI LAYAKTLIĞINDAN SONRA MEHMET ŞİMŞEK BEKLENEN KONUŞMASINI YAPTI PİYASALARA İLAÇ GİBİ GELECEK!
Mehmet Şimşek'i büyük bölümünüz biliyorsunuz. Gençler belki bilmeyebilirler. Şu kadarını ifade edelim.
23. Dönemde Gaziantep, 24. Dönemde Batman Milletvekili seçildi. 60. Hükümette Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı, 61 ve 62. Hükümetlerde Maliye Bakanlığı görevlerinde bulundu. 64 ve 65. Hükümette Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.
Mehmet Şimşek dün, bakanlık dönemi oldukça tartışmalı ve biraz da lakaytlıkla geçen Nureddin Nebati'den bakanlık görevini devraldı. Mehmet Şimşek burada yaptığı konuşmada oldukça manalı sözler de ifade etti:
"Hükümetimizin temel hedefi toplumsal refahı artırmaktır. Önümüzdeki dönemde bu döneme ulaşmada şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk temel ilkelerimiz olacaktır. Türkiye'nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır. Kurala dayalı, öngürülebilir bir Türkiye ekonomisi özlenen refaha ulaşmamızda anahtar olacaktır."
ERDOĞAN HER ŞEYE RAĞMEN FAHRETTİN KOCA'YA DOKUNMADI, ONUN HARİCİNDE KABİNESİ TOPLUMDAN OLUMLU KARŞILIK ALDI
Evet, yalnız başına Şimşek'in sözleri elbette ülkemizi kurtarmaz. Ancak ekonomi yönetimi kendi ifadelerinde geçen normlara uygun, o kapsamda bir ekonomik canlanmayı sağlayacak yeterlilik ve istekte, vatan perver beyinlerden oluştuğu takdirde hem uluslararası finans piyasalarının hem de milletimizin güvenini kısa sürede kazanacak ve bu durum kendilerinin başarılı olmalarına vesile olacaktır. Erdoğan'ın açıkladığı yeni kabinede en büyük sorumluluğun kendisine ve kuracağı ekonomi yönetimine düştüğünün farkında olan Şimşek, iktidarın en zayıf tarafını sıkıntılı durumlardan kurtarmaya çalışacak ve doğal olarak en büyük beklenti kendilerine yöneltilmiş olacak. Onlar da bunun stresini çoğu zaman hissedecekler.
Recep Tayyip Erdoğan, iç güvenlik, dış ilişkiler, savunma sanayi gibi konularda son yıllarda çok daha tutarlı ve başarılı bir çizgi yakaladı. Ancak ekonomi başta olmak üzere, mülteciler-kayıt dışı göçmenler, eğitim gibi bazı konularda da sıkıntılar büyük.
Erdoğan Hazine ve Maliye Bakanı olarak Mehmet Şimşek'i görevlendirirken (İstanbul Finans Merkezi'nin işlerlik kazanması, dünyada tanıtılması ve yatırımcı çekmesi de bu kapsamda düşünülmüş olsa gerek) pandemi döneminde büyük tepki toplayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı görevde tuttu. Erdoğan ya Koca'nın yerinde hangi sağlık bakanı olsa aynı sıkıntılı süreci yaşatacağını düşündü ya da bizim bilmediğimiz daha başka bir husus var. Zira Koca Kabine'de koltuğunu koruyan iki bakandan biri olarak dikkat çekti ve koltuğunu korumasına toplumun bir bölümü büyük öfke duydu.
İSTANBUL FİNANS MERKEZİ ANCAK ULUSLARARASI GÜVEN SAĞLANIRSA ARZU EDİLEN CANLILIĞI KAZANABİLİR, BUNUN İÇİN ÇALIŞILACAK
Şurasını ifade etmek gerekir ki Erdoğan'ın açıkladığı yeni kabine genel manada toplumda olumlu karşılandı, olumlu bir havanın oluşmasına, umutların artmasına vesile oldu. Bundan sonraki süreç önemli; zira beklenti içine giren toplum, kesimler, yatırımcılar, iş verenler, çalışanlar bu beklentilerin karşılanma oranına göre umutlarını artıracak ya da moral ve motivasyonlarını zamanla düşüreceklerdir.
Erdoğan'ın yaşanan sıkıntıların daha ziyade hangi alanlarda olduğunu görüp ona göre derdimize bir derman bulma girişimi vatandaşta umutları artırmıştır. Piyasalar bu hafta daha bir motive olmuş bir havaya girecektir. Özellikle ekonomi yönetiminin yapacağı her yeni atama ayrı bir heyecana vesile olabilir.
Önümüzdeki dönemde Türkiye'ye önemli bir sermaye akışı olacağını öngörmekteyiz. Yeni ekonomi yönetiminin ve yeni ekonomi işleyişimizin uluslararası yatırımcılara güven vermesi durumunda ancak İstanbul Finans Merkezi beklediği ilgiyi görebilecektir. İstanbul Finans Merkezi aynen Kanal İstanbul gibi oldukça stratejik ve ülkemize milyarlarca dolar getirisi olabilecek projelerdir. Erdoğan'ın gücünün artık kabullenilmesi ve Türkiye'deki halk profilinin her türlü dış operasyona rağmen değiştirilememiş olması artık yabancıların da olana rıza göstermesine vesile olabilir. Erdoğan'ın yine döneme iyi başladığını ve tüm bunların üstesinden gelebileceğini düşünüyoruz. Yeter ki yakın çevresi kendilerinin zihnini bulandıracak ( Mart 2021(deki gibi) girişimlerde bulunup çıktığı bu yoldan dönmesine vesile olmasınlar!
ESKİŞEHİR BAKANSIZ DEĞİL; BAŞTA MAHİNUR HANIM OLMAK ÜZERE HEPSİ ESKİŞEHİR'İN DE BAKANI!
Bu arada Eskişehir'in bakansız kaldığı gibi garip ifadelerle de karşılaştık. Yeni bakanların hepsi Eskişehir'in de bakanıdır. AK Parti iktidarı bizzat bakan versin ya da vermesin Eskişehir'e her zaman diğer birçok ile nazaran çok daha fazla hizmet getirmiş, şehrin her yönden kalkınması için büyük çaba sarf etmiştir. Eskişehir halkının kendisine iktidar tarafından verilen hizmetlerin karşılığını oy olarak veremediğini düşünsek de bu durum şehrimizin hizmet alımında herhangi bir eksilmeye neden olmayacaktır.
Bunun en önemli sebeplerinden birisi şehrimizin iktidar milletvekillerinin (Fatih Dönmez ve Prof. Dr. Ayşen Gürcan) eski bakan olmaları, Erdoğan ali çok iyi ilişkilerinin bulunmasıdır. Diğer yandan Eskişehir demek bir yerde Emirdağ da demektir. Mahinur Özdemir Göktaş hanfendi, Eskişehir'in de vekili ve bakanı gibi çalışacaktır. Bu konuda da kimsenin şüphesi olmasın.
Yeni kabine ve yeni anlayış ülkemize, milletimize hayırlı olsun.
Ve tabi başlasın Türkiye Yüzyılı!