Teknoloji savaşlarında dev kırılma: Çin, ABD'yi tahtından indirerek dünya birincisi oldu
Teknoloji savaşlarında dev kırılma: Çin, ABD'yi tahtından indirerek dünya birincisi oldu
İçeriği Görüntüle

Çevrecilerin anti-klima dogmasında tarihi kırılma
Fransa'da hava sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması, ülkede uzun süredir çevresel kaygılarla mesafeli yaklaşılan klima kullanımını bir anda en hararetli siyasi tartışma maddesi haline getirdi. Ölçümlerin başladığı 1947 yılından bu yana en sıcak günün kaydedilmesiyle birlikte, Fransızca'da "la clim" olarak adlandırılan iklimlendirme sistemleri iklim krizinin ve kamu sağlığının ana eksenine yerleşti. Ülke genelinde evlerin sadece yüzde 25'inde klima bulunması, İspanya ve İtalya'daki yüzde 50, ABD ve Japonya'daki yüzde 90'lık oranların çok gerisinde kalınması krizin boyutunu artırdı. Hastanelerin ve okulların büyük bölümünde soğutma sisteminin yer almaması nedeniyle binlerce okulda eğitime ara verilirken, sağlık personeli çalışma koşullarının artık katlanılamaz boyuta ulaştığını duyurdu. Yaşanan bu çaresizlik, çocuklarını sınıfta tutmak ya da apartman dairelerinde geceyi geçirebilmek isteyen vatandaşların taşınabilir klima satışlarında patlama yaratmasına neden oldu.

Çevreci sol kanat, bugüne kadar klimaların küresel ısınmanın kök nedenleriyle mücadele etmek yerine sadece sonuçlarını hafiflettiğini ve yüksek elektrik tüketimi, sera gazı sızıntıları ile dışarıya sıcak hava üfleyerek şehir sıcaklıklarını 2 ila 3 derece artırdığını savunuyordu. Ancak yaşanan son krizle birlikte Yeşiller Partisi lideri Marie Tondelier, bu hafta okullarda ve hastanelerde klimaya ihtiyaç duyulacağını belirterek önemli bir tabuyu yıktı ve artık klima olmadan yapamayacakları yerlerin olduğunu itiraf etti. Hükümetin yeni bina ve restorasyon standartlarında yalıtım, yeşillendirme ve yüksek teknolojili hava sirkülasyonu yöntemlerine odaklanarak klimayı gereksiz kılma politikası ise sahada sert tepkilerle karşılaşıyor. Örneğin Nantes kentinde inşa edilen dev yeni hastanenin odalarının sadece yarısında klima bulunması sendikaların büyük tepkisini çekerken, CGT sendikasından Olivier Terrien çevresel bağlamda her yerde klima olması gerektiğini savundu. Paris Bölge Konseyi Başkanı Valérie Pécresse de devletin "anti-klima ideolojisi" ile hareket ettiğini iddia ederek, 2032 yılına kadar tüm otobüs ve trenleri klimalı hale getirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

Siyasi sağdan 20 milyar euroluk iklimlendirme planı
İklimlendirme konusunda her zaman sola kıyasla daha esnek bir tavır sergileyen siyasi sağ kanat, kriz tırmanırken hamle yapmakta gecikmedi. Popülist sağın lideri Marine Le Pen, tüm okul ve hastanelerin klima ile donatılmasını içeren ulusal bir plan çağrısında bulunarak devlet destekli kitlesel bir seferberlik talep etti. Ulusal Birlik (RN) sözcüsü Jean-Philippe Tanguy ise bu planın detaylarını paylaşarak, yaklaşık 30 ila 40 milyon hane halkının evine soğutma ünitesi kurabilmesini sağlamak amacıyla 20 milyar euro değerinde devlet destekli faizsiz kredi verilmesini önerdiklerini bildirdi.

Hükümet yanlısı eleştirmenler ve çevreciler bu devasa bütçeli planı fırsatçı ve maliyetsiz bir popülizm olarak nitelendirirken, popülist sağın iklim değişikliği gerçekliğini en son kabul eden kesim olduğunu hatırlattı. Buna rağmen, Fransa'da sıcaklıkların tehlikeli seviyelere ulaşması, hayatların riske girmesi ve kamu hizmetlerinin durma noktasına gelmesi, ülkede klima kullanımının artırılmasının artık kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu görüşünü hakim kılıyor.

Kaynak: BBC