Son günlerde havalar birden bire soğudu. Sıcaklıklar özellikle geceleri eksi bilmem kaçlarda gezinmekte. Kısa süreli de olsa şiddetli kar yağışı, tipi-boran ile de karşılaştığımız oluyor. Ortaya ilginç görüntüler çıkıyor.
Beni ilgilendiren kısmı yağan kar, yağmur değil. Beni ilgilendiren kısmı soğuğu.
Bu yıl pek kış olmadı, kar yağmadı. Bu yüzden yağmurlara çok sevinmiştim ve bu duygularımı, bu köşedeki satırlarda daha önce dile getirmiştim.
Normal kış olsaydı belki üşümeye alışırdık ve kapıdan baktırıp kazma kürek yaktıran Mart geldiğinde bu kadar üşümezdik!
Uzun zaman soğuk nedir bilmedik, tam manasıyla bir bahar-yaz havası hakim oldu. Kuraklık raporlarına yansıyan korkunç görüntüler ile karşılaştık. Bunlar bizi yaz aylarında su sıkıntısı çekebileceğimiz endişesine sevk etti ve her yağışa sevindirdi. Ama kardeşim, şu birkaç günlük soğukta bir kışlık üşüdüm, iliklerime kadar dondum.
Yağışlardan çok memnun kalmıştım halbuki, iliklerime kadar üşüyünce benim soğuk ile aramın iyi olmadığını bir kez daha anladım. Yani soğuk olsun da bu kadar olmasın isterim. Alıştıra alıştıra üşüyebilsek de fena olmaz hani!
Neyse, benimki bir temenni tabi ki. Yoksa Allah'ın işine karışılmaz. Bize düşen tedbirimizi almak, bu tür havalarda daha az üşümenin yollarını bulmak.