Türkiye bugün itibarıyla seçimleri geride bırakıyor. Sonuç ne olursa olsun yankıları ve etkileri hem iç hem dış politikada uzun süre devam edecek. Seçimden sonra kurulacak hükümet Türk-Amerikan ilişkileri ve Türkiye’nin NATO’daki konumunu sorgulayacak.Amerika’nın karşısında , Asya merkezli olarak bir başka inisiyatif yükselmektedir. Kuşak ve Yol Girişimi, Avrasya Ekonomik Birliği, Şanghay İşbirliği Örgütü, ASEAN ve BRICS ile şekillenen Asya, Afrika-Güney Amerika eksenli ortaklık, işbirliği var.Avrasya’dan yükselen bu seçimde de ortaya çıkan batının diretmelerine karşı nasıl bir tutum alınacak.
Uzun süredir batı tarafından, Türkiye’nin Batı kampı ve NATO içindeki varlığı değerlendiriliyor. Türkiye’nin Atlantik sisteminden koptuğu söyleniyor. Yeni hükümet bu konuda net bir tutum alacaktır. Türkiye, Atlantik kampı karşısındaki Asya merkezli olarak şekillenmekte olan Avrasya-Afrika-Güney Amerika cephesine katılacak mı? 70 yıllık bağımlılık devam edecek mi? Bu gelişme Türkiye’nin gelecek beş yılda, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında izleyeceği politikayı da belirleyecektir. Ülkenin politikası, bu gelişmeye doğru şekillenecektir.
BATI SİSTEMİNE BAĞLIYIZ
Dış politika bir anlamda ülke içinde politikayı ve de ekonomik politikalara da yön verecektir. Ekonomi genel olarak bir iç politika konusu gibi görünse de, dış politika ile direkt bağlantılıdır. Atlantik’in dünyaya nizam vermede bir araç olarak kullandığı IMF ve Dünya Bankası reçetelerinin esas işlevi, ilgili ülkenin uluslararası düzlemde emperyalist politikalara uyumunu sağlamaktır. Ancak, şu konular unutulmamalıdır. Kıtanın en sağlam ekonomisi durumundaki Almanya başta olmak üzere Avrupa’da ekonomik daralma konuşuluyor. Türkiye’nin Batı sisteminden kopuşu kaçınılmaz olarak, ulusalsalcı, kamucu ekonomik modele yönelmesini zorunlu hale getiriyor.
KOMŞULARIMIZ İLE İLİŞKİLER
Türkiye’nin önündeki öncelikli sorunlardan biri Suriye’de PKK yapılanmasını tasfiye etmek ve bunun sağlayıcısı olan ABD işgalinin son bulmasını başarmak gerekiyor. Bu konuyu çok tartışacağız. Son birkaç aydır gerilimin azalmış gibi göründüğü Ege ve Doğu Akdeniz’de, ABD’nin İsrail ile birlikte Türkiye’ye karşı oluşturduğu cephenin hamlelerini artırmaya başlayacağı görülüyor. Buna paralel olarak, ABD’nin Karadeniz’de NATO üzerinde varlığını artırma çabalarını yoğunlaştıracağı anlaşılıyor. Ukrayna yanlısı veya Ukrayna’ya destek politikaları Türkiye’yi bölgede zor durumda bırakabilir.
KARAMSAR OLMAYACAĞIZ
Daha ilk turdan önce pek çok şey söylendi. Kaos senaryoları yapıldı. İç savaş bile çıkacağını söyleyenler oldu. Sonra kartlar yeniden karıldı. İttifaklar kuruldu. Olaylara bir de tersinden bakmak gerekiyor. Dünyanın bu kadar karışık halinde Türkiye bölgede ve dünyada önemli bir konuma daha fala gelir. Karamsarlık bırakılacak. Kurulacak hükümet ile yeni ufuklara bakılacak. İsmet Paşa’nın dediği gibi, yeni, dünya kurulacaksa kurulur, Türkiye’de orada yerini alır. Önemli olan ötekileştirmenin önüne geçmektir. Rota her zaman bulunur. Hiçbir şey dünyanın sonu değildir.