Çok değil 30 yıl önce, belediyelerin katliam ekipleri vardı. Bu ekiplere ‘İtlaf ekipleri’ deniliyordu. Tüfekli kişilerden oluşurdu. Sokaklarda, hayvanlar çoğalınca bu ekipler, belediyeler adına görev alırdı. İtlaf Arapça da, “tahrip etmek, yok etmek, telef etmek" anlamına gelir. Sokak hayvanlarının kontrolden çıkan nüfusları bu yöntemle kontrol edilirdi. Bu durumun elbette modern dünyada karşılığı yoktu. Bizim nesil, 68 ve 78’liler denilen nesil darbelerden, yağ kuyruklarına ve itlaf ekiplerine kadar pek çok olayı yaşamış, bir nesildir. En bomba işimiz ilkokulda sarı renkteki Amerikan süt tozlarını ders aralarında su ile karıştırarak, içmemiz olmuştur.
İtlaf ekiplerinden sonra, sokak hayvanları toplama merkezleri gördük. Eskişehir’de ilk modern anlamda hayvan barınağını hayata geçiren Tepebaşı Belediyesi oldu. Eskişehir’in bu konudaki dezavantajı, çevre il ve ilçelerden sokak hayvanlarının Eskişehir sınırlarına bırakılması oldu. Yıllarca Tepebaşı sınırlara bırakılan bu sokak hayvanları ile uğraşmak oldu. Sonra Odunpazarı Belediyesi yaptığı hayvan barınağı ile bu türden çalışmalara destek verdi.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Yıllarca Büyükşehir Belediyesi hayvan bakımevi açmak için yer aldı. Destek bekledi. Koşullar oluşunca, Sarısungur Mahallesi’nde Hayvan Bakımevi açıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin bu bakımevi ile Tepebaşı ve Odunpazarı belediyeleri Eskişehir’de bu boşluğu doldurdu. Komşu illerdeki belediyelerden de böyle özverili hizmet bekliyoruz. Üç belediye bu konuda yaptığı çalışmalar ile 700 köpek ile 400’e yakın kediye ev sahipliği yapıyor. Bunların bakımı kısırlaştırması ve sahiplendirilmesi gerçekten büyük bir iştir. En son olarak bende Tepebaşı Belediyemizin hayvan barınağından evime bir kedi aldım. Eskişehir’den Tarım Bakanlığımızın Hayvan Hastanesi bile vardı. Önemli boşluğu dolduruyordu. Sonra niye yaşatılamadı. Bilmiyorum. Oradan haberler yapmaya bayılırdım. Yöneticileri de bize alışmıştı.

SOKAKTAKİ HAYVAN

Eskişehirli bir veteriner sokakta bir miktar hayvan olmasının insan sağlığına da olumlu yönde etkisi olduğunu söylemişti. İnsana zararlı canlıları, sokakta yaşan hayvanlar bertaraf ediyor. Ancak, gelişmiş olarak nitelendirilen ülkelerde sokakta hayvan görülmüyor. En çok gittiğim Bulgaristan da böyle bir durum yok. Başkentti veya başka şehirlerinde sokak hayvanı görmedim. Bizimde kısırlaştırmalar ile yıllar içinde nüfuslarını düşürmemiz gerekiyor. Hayvan satın almak isteyenlerde birkaç kez düşündükten sonra,bu işe karar vermelidir.
İstanbul Valisi Davut Gül’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve 39 ilçe belediyesine mayıs ayı sonuna kadar tüm sokak köpeklerinin toplatılması yönünde talimat vermesi tartışma konusu oldu. Vali Gül, belediyelerin tedbir alarak, sokaklarda hayvan olmamasını istedi. Bazıları durumu farklı yorumlamış olabilir.Belediyelerin barınma merkezileri ile köpek ve kedi popülasyonunun kontrol altına alınması gerekiyor. Sahiplenmek isteyenlerde buralardan sahiplenme yapmalıdır. Evcil hayvan ticareti yapılmamalıdır. Bu konudaki sivil toplum kuruluşları belediyelere katkı verebilir.