"İYİ Parti'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Adayı olarak belirlenmesine karşı çıkan önemli bir kesim var. Her ne kadar orada burada dile getirmeseler bile kalplerinde, zihinlerinde başka fırtınaların koptuğunu biliyoruz. Zira henüz masaya Kemal Kılıçdaroğlu kendisini tam olarak dayatmadığı zamanlarda İYİ Partili birçok ismin Kılıçdaroğlu'nun adaylığına o ya da bu nedenle karşı çıktıklarına çok sık şahit olmuştuk. En önemli dayanakları da Kılıçdaroğlu'nun bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetemeyeceğine, bu konuda Meral Akşener'in kendisinden çok daha tecrübeli ve yetkin olduğuna yönelik inaçlarıydı. Haksız da sayılmazlar hani. Ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir yandan muhalefetteki tabanın Mansur Yavaş ya da Ekrem İmamoğlu'nun Recep Tayyip Erdoğan karşısında aday gösterilmesi yönündeki taleplerini umursamadı, diğer yandan 6+Artı Masa'nın ortak karar alacağı söylenmesine rağmen 2022 Haziran ayında kendi danışmanının koordinatörlüğünde Kılıçdaroğlu Gönüllüleri oluşumunu kurdurtarak, çalışmalara başlattı. Aslında sadece bu hadise bile Kılıçdaroğlu'nun niyetine net olarak ortaya koyuyordu. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, zaman zaman masaya sahadan bilgiler, zaman zaman anketler getiriyordu. Anketlerde Kılıçdaroğlu en zayıf adaydı. Buna karşın Mansur Yavaş 'kazanan adaydı.' Diğer yandan Ekrem İmamoğlu da Erdoğan karşısında çok ciddi oy alabiliyordu. Ancak Kılıçdaroğlu, masadaki İYİ Parti haricindeki tüm ekiple anlaşmış ve nihayetinde kendi adaylığına itiraz eden Akşener masadan ittirilmişti.

AKŞENER VE AĞIRALİOĞLU KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE İLGİLİ OLARAK TOPLUMA VERİLMEK İSTENEN MESAJI VERDİLER DİYE DÜŞÜNÜYORUZ
Aslında birçok İYİ Partili, Meral Akşener'in masayı neden terk etmek zorunda kaldığını algılayamadı. Tabi hem parti tabanı hem biz Akşener'in masaya neden tekrar dönmek zorunda kaldığını da anlayamadık. Her birimiz kendince bir tahminde bulundu ama hakikat ne bilemedik! Hem Meral Akşener'in hem de yazının girişinde partisinden istifa ederken yaptığı konuşmasından alıntıda bulunduğumuz Yavuz Ağıralioğlu'nun yapmaya çalıştığını anlayabilse bu ülkenin insanları, seçimlerde bunun gereğini yerine getirir. Ancak Akşener'in Kılıçdaroğlu'nun adaylığı açıklanırken Saadet Partisi Genel Merkezi önünde yüzüne yansıttığı hüzün, sıkıntı, artık her neyse, işte onun anlaşılamaması birçok insanımızın olup bitene akıl penceresinden bakmamasından kaynaklanmaktadır. Hem Meral Akşener tüm Türkiye'ye bir mesaj vermiştir. Bize kalırsa o mesaj 'Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı yapılmasının sıkıntılı olduğudur ve seçimin riske edilmesidir.'
Yavuz Ağıralioğlu, Kemal Kılıçdaroğlu'na oy vermeyeceğini ilan etti istifasından önce. Sonrasında da istifa etti. İYİ Parti hem masaya geri dönerek hem de Ağıralioğlu gibi evlatlarını harcayarak aslında bir mücadele veriyor. Bu mücadele de bize göre seçim sonrası için. Masada olmayan bir İYİ Parti önemli oranda oy kaybedebilirdi. Masadan ayrılıp dönerek de belki İYİ Parti siyasi olarak bir bedel ödedi veya ödeyecek. Ancak hem Akşener'in hem Ağıralioğlu'nun tavırları, İYİ Parti'nin özellikle milli meselelerde Türk Milletini uyarmaya yönelik gibi geldi bize. Evet, bugün Millet İttifakından ayrılamazlar, ayrılmaları seçim sonrası ortam için de iyi olmaz ama tüm bunlara rağmen yaşanan rahatsızlığın, duyulan güvensizliğin de bir şekilde ifade edilmesi, Türk milletine aktarılması zaruriydi. Akşener'den sonra Yavuz Ağıralioğlu'nun deyim yerindeyse kendini harcayarak partisinin pozisyonuna zarar gelmemesini sağlaması, siyaseten bir bedel ödenmesi tiyatronun görünen kısmıdır. Elbette bunun bir de perde arkası var. Orada kimbilir ne fırtınalar kopuyor. Evet orada Ağıralioğlu'nun kendini feda etmesi gerektiği de konuşulmuştur, ilerleyen zamanda yolların tekrar birleşebileceği de, daha başka hususlar da! Elbette tüm bunlar bizim tahminlerimiz. Yanılıyor da olabiliriz. Ancak biz henüz 6+Artı Masa'nın ilk toplantısını yapacağı günlerde (Yaklaşık 13 ay önce) Kemal Kılıçdaroğlu'nun izlediği yön ve yöntemlerle muhalefet tabanı tarafından Cumhurbaşkanı Adayı olarak görülmek istenen Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu'nu kendi yolundan bir kenara atacağını ve kendisinin masadan aday olarak çıkartacağını öngörebilmiştik."

2 AY ÖNCE YAZDIKLARIMIZDA HAKLI ÇIKTIK, İYİ PARTİLİLER DE ARTIK KILIÇDAROĞLU'NU YERDEN YERE VURMAYA BAŞLADILAR!
Yukarıdaki ifadeler bizim bu köşede 1 Nisan 2023 tarihinde "Meral Akşener ve Yavuz Ağıralioğlu'nun vermeye çalıştıkları mesajlar bugün olmasa da yarın anlaşılmaya başlanacaktır!" başlığıyla yayınlanan köşe yazısından alınma.
Evet, o günden bu yana 2 ay geçti. Bu süre zarfında seçimler gerçekleştirildi, Türk Milleti kararını sandıklara yansıttı:
Kesin olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan 52.18 oranında oy alırken, Kemal Kılıçdaroğlu ise 47.82'de kaldı. Erdoğan 3. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aşağı yukarı aynı oyu almayı başarırken Kemal Kılıçdaroğlu 12. seçimini de kaybetti!
Sonuçların netleşmesinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu'ndan onurlu bir istifa haberi gelmedi. İkinci tur sonuçlarının netleşmesinden sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bize göre seçimlerden sonra en güzel konuşmayı gerçekleştiren lider oldu. Masadan ittirilen genel başkan olmasına rağmen o konuda bile çok sert ifadeler kullanmadı ve şunları söyledi:
"Biz ilk günden beri milletimizin sesini dinledik. Milletimizin istekleri dışında hiçbir hırsın bulunmasına müsaade etmedik ve o sebeple de zaman zaman, ağır eleştirilere maruz kaldık. Pek çok bedel ödedik. Bugünden sonra da milletimizin taleplerini dinleyeceğiz."
Elbette gün geçtikçe İYİ Partililerin değerlendirmeleri giderek sertleşecektir diye düşünüyoruz. Zira özellikle sosyal medyada Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik olarak İYİ Partililerin olumsuz eleştirilerinin giderek arttığı dikkatlerimizden kaçmıyor.
Örneğin Dr. Ömer Faruk Çubuk (İYİ Partili) sosyal medya hesabından oldukça ilginç bir değerlendirme yapmış. Ki bizim sizlere aktarmayı düşündüğümüz bazı rakamlar onun paylaşımında var:
"Dün Kemal Kılıçdaroğlu'nu izlerken Erdoğan etkisi yarattı bende, halkımız teveccüh etti bana 25 Milyon oy verdi dedi. Hayır efendim sana vermedi.
Mecbur bırakıldık, Erdoğan düşmanlığı aldı o kadar oyu, ayrıca bir başarı da yok. Bugüne kadar destek verdik tamam bugün Z raporu alma zamanı.
?2018
?Muharrem İnce %30,66
?Selahattin Demirtaş %8,34
?Meral Akşener %7,33
?Temel Karamollaoğlu %0,89
⚠️Toplam %47,24
?2023
?21 Partinin desteklediği
?Kemal Kılıçdaroğlu %47.9
Meral Akşener'in başarısıyla 11 Büyükşehir belediyesi alınmış ve bunların gücünüde kullanamamışsın.
Ekonomik kriz, pandemi, depremle mücadele başarısızlığı, mülteci, adalet, başarısız dış politika, gibi sorunlar olmuşken oyunu 0.8 arttırmış.
Üstüne üstelik, Cumhurbaşkanlığı ,Parlemento çoğunluğu kaybedildiği gibi AKP Artığı partilere haraç verdiği vekillerle 2018'den daha güçsüz bir konumda mecliste CHP, buda yetmediği gibi, İYİ Partiyi %17 18'lerden %10'a çektin.
Sokakta bir espri vardır, Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyipin sağ koludur diye inanmaya başladım gerçekten çok kötü bir strateji izledin oyunu kuramadın, ve sen kaybetmedin, 85 millyon kaybetti! Hiç erken seçim hayali kurmayın, dün gece RTE'nin konuşmasını dinledim hiç öyle bir izlenim almadım hatta memleket alev alsa 5 sene seçim yok !
İstifa'da bir hizmettir. Derhal İstifa
BAY KEMAL!"

İYİ PARTİLİLER İLE KILIÇDAROĞLU TARAFTARLARI ARASINDA İPLER GERİLİYOR
Dr. Ömer Faruk Çubuk'un paylaşımının altına kendisiyle aynı görüşteki birçok partilinin ifadeleri döşenmiş adeta. Örneğin birisi de şöyle demiş:
"Adamcağız 'ben adayım' dememiş ki. Beraber olduğu liderler 'siz aday olmalısınız' demişler.
Babala TV'de aynen böyle söylüyor Bay Kemal.
'Ben Kemal ben geliyorum' cümlesini hiç kurmamış aslında.
Meğer biz bir hayal dünyasında yaşıyor muşuz."
Gördüğünüz gibi İYİ Parti cenahında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na artık net olarak sert eleştiriler geliyor. Tabi bu arada Kılıçdaroğlu yanlıları da bu paylaşımlara sert tepki veriyorlar.
Örneğin Halk TV'de Kadri Gürsel de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i suçluyor seçim sonucuna yönelik olarak:
"Kılıçdaroğlu'nun kazanamamasında Meral Akşener'in büyük hatası var. Kazanacak aday söylemi çok yanlıştı."
Görüldüğü üzere İYİ Parti ile CHP arasındaki ipler geriliyor. Meral Akşener'in ve İYİ Partili yöneticilerin haklı olduğu ortaya çıktı. Eğer Meral Akşener, Kılıçdaroğlu'nun yanına Cumhurbaşkanı yardımcılığı için Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu'nu önermemiş olsaydı Kılıçdaroğlu çok daha az oy alacaktı ve Akşener'in aslında ne kadar haklı olduğu çok daha iyi anlaşılacaktı. Akşener ittirildiği masaya tekrar dönmek zorunda kalırken bile ortaya attığı formülle Kılıçdaroğlu'nun çok daha ağır bir mağlubiyet tatmasının önüne geçmişti.

İYİ PARTİ CHP'YE BİRÇOK BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ VERDİ, SEÇİMLERDE ÇOK BÜYÜK BÖLÜMÜ OYUNU KILIÇDAROĞLU'NA VERDİ
İYİ Parti bugüne kadar, ittifak ruhuna oldukça bağlı bir çalışmada bulundu. Sonuçlara bakıldığında net olarak görülüyor ki İYİ Partililerin çok büyük bölümü Kemal Kılıçdaroğlu'na oy vermiş her şeye rağmen.
Ancak Meral Akşener'e yapılanlar ve seçim sonucunun Akşener'i haklı çıkarması, CHP'nin Kılıçdaroğlu ile devam etmesi durumunda iki partinin arasındaki soğuk rüzgarların daha sert esmesine neden olabileceğini düşünmemize neden oluyor. Zira Akşener masadan Kılıçdaroğlu ile birlikte diğer siyasi partilerin genel başkanlarının ittifakı ile ittirilmişti. Onlarla CHP ittifakı sürdürmek isterse İYİ Parti kendi yolunu çizebilir. Bu konuda kimsenin İYİ Parti'ye laf söyleme hakkı da yok. Çünkü Kılıçdaroğlu'nun zorlamaları ve yanlış stratejileri nedeniyle Meclis'te çoğunlukta Cumhur İttifakında kaldı yine. Her iki kulvarda da seçim kaybedildi.
Evet, seçimi bize göre Kılıçdaroğlu'nun adaylığında ısrar edilmesi ve aday olduktan sonra da yanlış stratejiler izlemesi kaybettirdi. Elbette Kılıçdaroğlu ile devam edip etmemek CHP'nin iç işi. Ancak hepimiz de biliyoruz ki Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlığından olursa buna en çok Erdoğan üzülecektir!