Yarın hepimiz yurttaşlık görevimizi getirmek için sandık başına gideceğiz. Bu seçim için yapılan propaganda süreci belki kısa oldu. Ancak çağımız dijital ve iletişim çağıdır. Gazeteler, televizyonlar kitle iletişim araçlarının yanısıra zaman zaman yanlış kullanılsa da, sosyal medya var. Yani, günümüzde herkes derdini, vermek istediği mesajı oturduğu yerden verebilir. Bir sıkıntı yok. Sonuçta, tüm partiler ve adaylar kendilerini seçmene, yani bizlere tanıttılar. Onların seslerini duyduk.
Çok kısa bir süre önce 11 ilimizde meydana gelen depremde binlerce insanımızı kaybettik. Ekonomimizde etkilendi. Ayrıca, dünya çapındaki ekonomik krizin yaratığı olumsuz atmosfer, kırılgan olan Türkiye ekonomisini daha kötü etkiledi. Bu şartlarda seçime gidiyoruz. Birde insanlarımız son yıllarda birbirini öteledi. Bölgemizde savaş yürütmeye çalışan emperyalistlerin elbette Türkiye üzerinde emelleri var. Mustafa Kemal Atatürk, önderliğinde kurulan bu Cumhuriyet coğrafyada tek modern devlettir. İşleri sömürmek olan Atlantik ve batılılar Lozan’ı bir türlü kabul etmediler. Sevr’i yırttık. Yeni sevrleri de yırtarız.

KİMLER ÖNE ÇIKTI
Eskişehir’de bile 44 binin üstünde yeni seçman var. Bu seçmen ne yapacak? Seçim kampanyalarında hep birlikte gençlerin ve kadınların ön planda olduklarını gördük. 35 yaş altı seçmen sayısı on milyonlarla ifade ediliyor. Neredeyse toplam seçmenin yarısı kadar ediyor. Eskişehir’de 44 bin olduğunu saptadık. Tüm ülkede ilk kez oy kullanacak seçmenin 6.5 milyon civarında olduğu görülüyor.
Kadınlar ve gençler, sonucu belirleyecekler. Seçim kampanyası süresince en çok da onlar çalıştı. Tarafında oldukları partinin kazanması için vargüçleri ile çaba sarfettiler. Kadınların ve gençlerin kimin tarafında olduğu, kime güç verdikleri seçimden sonra sayısal verilerde görülecek. Gençler arasında en büyük sorun işsizliktir. Hepsi ekonomik durumlardan şikâyet ediyorlar. Yarın endişesi taşıyorlar. Hâlbuki gençlerin hayal kurup, geleceği belirlemeleri gerekiyor. Yalan ve yanlışlıkla dolu sosyal medya özellikle gençleri çok etkiliyor. Arama motarlarına ve sosyal medyaya göre olaylar değerlendiriliyor. Ben öyle olmadığını söyleyerek, sosyal medyadaki pek çok yalana itiraz ettim.
Seçim kampanyası döneminde en çok tartışma ekonominin çevresinde gelişti. Çünkü hayat gerçekten pahalılandı. Klasik sistemler dışında, gerçekçi bir çözüm bulmak gerekiyor.

ÇÖZÜM YERİ NERESİ?
Atatürk daha Cumhuriyeti yani devleti kurmadan, TBMM’yi açtı. TBMM o zor şartlarda yedi düvele Sevr’i ilan eden batılılar ile savaştı. Modern bir Cumhuriyet kurdu. Cumhuriyetimiz dünyanın saygın devletleri arasında yerini aldı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin yani Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu devletin dünyanın on ekonomisi olmak içinde çabası, mücadelesi var. Yarın aklımıza ve gönlümüze yatan partiye oy verelim. Yurttaşlık görevimizi yerine getirelim. TBMM dışında çözümler aramayalım. Çözümün TBMM de olduğunu bilelim. Olumsuz siyasetçileri, olumlu çizgiye getirelim. Hiçbir seçim Türkiye içöin son değildir. Bu yönde yapılan propagandalara itibar etmeyelim. Gidelim oyumuzu gönül rahatlığı ile kullanalım. Motorlarımızı maviliklere sürelim. Her şeyin bir gün önceden daha güzel olacağına inanalım.

İŞTE İKİ ÖRNEK
Yılların politikacı Abdülkadir Adar, bu seçimlerde hiçbir zaman değiştirmediği partisi CHP’den milletvekili adayı oldu. Eşi Esma Adar, eşinin seçim kampanyasına bizzat destek verdi. Afişini yapıştırdı. Çarşı da pazarda broşürünü dağıttı. İYİ Parti il başkanı Emine Edizgil partisi ve adayları için günlerde kapı kapı dolaştı. Önceki akşam kendisi ile Balkan Göçmenleri derneğinin lokalinde karşılaştık. Sabahın erken saatlerinden bu yana aç susuz çalışan Emine Hanım
Macırlar tarfından kendisine ikram edilen kırma ve dizmanın tadına bakabildi. Yorgunluk attı. Bir yandan da benle sohbet etti.